11 Haziran 2008 Çarşamba

İ. BÜLENT ÇELİK ÇİZİYOR

İ. Bülent Çelik'in 11 Haziran 2008'de Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...

MISIRI PATLAMIŞ
MISIR YAPAN
CEP TELEFONU
İNSANI
NE YAPMAZ?..

Son günlerde gene "cep" telefonlarının zararları üzerine pek çok şey söylendi, yazıldı, çizildi... Bizim halkımız "Bize bişey olmaz" kafasına sahip olduğu için bu söylenenleri gene bir tarafıyla dinledi o ayrı... Oğuzhan Kayan arkadaşımızın yolladığı maildeki adrese bir girin de, aynı anda çalan 3-4 cep telefonunun mısırı nasıl patlamış mısır yaptığını izleyin. Mısır işine girmiş Cumhurbaşkanı ve bilumum bakan çocukları belki bundan sonra bu yöntemle patlamış mısır üretirler, belli mi olur... Onlara yakışan bir üretim olur bu... Rusların yemediği zararlı tarım ilacı taşıyan domateslerin fiyatını indirip iç piyasaya kakalayan, kendi vatandaşını kanser etmek için ona bir güzel yediren zihniyet, cep telefonunu da pek çok yiyeceğin üretiminde pekala kullanabilir, MİZAHHABER olarak bizden söylemesi!..

Mısırdan, patlamış mısır yapabilen cep telefonlarının marifetini izlemek için adres şöyle:



ZAFER TEMOÇİN ÇİZİYOR

Zafer Temoçin'in 11 Haziran 2008 Çarşamba günü Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...



MEHMET SELÇUK ÇİZİYOR

KÜTÜPHANELER KONULU
KARİKATÜR YARIŞMASI
SONUÇLANDI
Yarışmada birinciliği kazanan Mehmet Kahraman'ın karikatürü...


İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürlüğü tarafından düzenlenen karikatür yarışmalarının ikincisi olan KİTAP/KÜTÜPHANELER konulu karikatür yarışması sonuçlandı.Son katılım tarihi 6 Haziran 2008 olan yarışmaya 374 eser katıldı. Ali Mazak (İBB Kütüphaneler ve Müzeler Müdürü), Erdoğan Bozok, Raşit Yakalı, İbrahim Tapa, Akdağ Saydut'tan oluşan seçiciler kurulu 10 Haziran 2008 tarihinde toplanarak yaptığı değerlendirmeler sonucunda ödül alan karikatürcüleri aşağıdaki şekilde belirledi.

Birinci : Mehmet Kahraman, İkinci: Menekşe Çam, Üçüncü: Mahmut Akgün.
Başarı ödülü kazanan karikatürcüler ise şöyle: Sinan Arık, Muammer Olcay, Saadet Selamet, Aşkın Ayrancıoğlu, Muammer Bilen.

(Haber: Akdağ Saydut)


10 Haziran 2008 Salı

LATİF DEMİRCİ ÇİZİYOR

Latif Demirci'nin 10 Haziran 2008 tarihinde Hürriyet'te yayınlanan karikatürü...

İ. BÜLENT ÇELİK ÇİZİYOR
İ. Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü, son günlerin 3 kazazedesini biraraya getirmiş. Birincisi malum, zaten sürekli kazayla geçiyor hayatı. İkincisinin ne olduğunu Cumartesi gecesi yaşanan Portekiz faciasında bir kez daha gördük. "Senato" öneren üçüncü kişiye yani Toptan beyefendiye diyeceğimiz ise şu: "Sn.Toptan, Meclisin içler acısı hali ortadayken, bu ülkeye asıl yakışacak yer, senato değil, SENATORYUM'dur. Heybeliada'dakini yeniden açında sayenizde Senatoryumluk olan vatandaşlar biraz olsun soluk alsın!.. (Malumunuz AKP Türkiyesinde 500 kuruşluk EKMEK bile 850 kuruş oldu ama ne halktan ne medyadan, kimseden TIK bile çıkmadı EKMEĞİNE BİLE SAHİP ÇIKMAYAN ŞU REZİL ÜLKEDE!..)
TUZLA TERSANELERİNDE
HAYAT TUZLUYA
PATLAMAYA DEVAM EDİYOR!

Tuzla Tersanelerinde ülkedeki tersliğe uygun bir düzen işçilerin canını almaya devam ederken, karikatürcü dostlar da bu konuya dikkat çekmek için karikatürlerini sürdürüyorlar. Aşağıda, 10 Haziran 2008 Salı günü, Cumhuriyet'te MUSA KART'ın, Milliyet'te de ERCAN AKYOL'un bu konuda çizdiği son karikatürleri görüyorsunuz...


Ercan Akyol (Milliyet)

-------------------------------------------

Tuzla tersanelerinde üretim de

ölüm de hız kesmiyor.

Musa Kart (Cumhuriyet)



9 Haziran 2008 Pazartesi

EMRE YILMAZ'IN ÇİZGİSİYLE
FERRUH DOĞAN

Emre Yılmaz arkadaşımız, 7 Haziran 2000 tarihinde, 68 yaşında yitirdiğimiz, dün MİZAHHABER'de andığımız "Az çizgiyle çok şey söyleyen" karikatür ustası FERRUH DOĞAN'ı 2 ayrı portresiyle selamlıyor...

Bu arada Emre Yılmaz'ın kişisel blogu da yayında. Göz atmak için adres: http://yilmazemre.blogspot.com/

İ.BÜLENT ÇELİK ÇİZİYOR

İ.Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...

8 Haziran 2008 Pazar

FERRUH DOĞAN
USTAYI ÖLÜMÜNÜN
8. YILINDA ANIYORUZ...

Türk karikatürünün kilometre taşlarından Ferruh Doğan ustayı, bundan 8 yıl önce, 7 Haziran 2000 tarihinde, 68 yaşında yitirmiştik. Ustayı, Cihan Demirci'nin ardından yazdığı "AZ ÇİZGİYLE ÇOK ÖMÜR" başlıklı yazı ve Ferruh Doğan portreleriyle sevgiyle anıyoruz...

FERRUH DOĞAN (1932-2000)

AZ ÇİZGİYLE ÇOK ÖMÜR:

FERRUH DOĞAN


Bizler gibi karikatüre Gırgır’la başlayan bir kuşak şimdilerde dahi “Az çizgiyle çok söz” söylemeyi pek fazla beceremedi sanıyorum... Son yıllarda hem Gırgır ekolünü, hem de bırakın Gırgır ekolünü mizah dergisi ekolünü bile terkettiğini düşündüğüm Leman dergisinde de vaziyet hala aynı... Bu belki de bu tarz dergilerin dışındaki bir dünyayı farkedemeyen bir kuşağın tükenene dek sürecek bir maraton koşusu... Bu kuşağın içinden yetişen bir çizer-yazar olarak karikatürü çok lafa boğmak da belki bizim kuşağın yarattığı bir tarz olarak geriye kalacak, avuntusu içinde miyim bilinmez ama bir gerçek var ki ülkemiz karikatürünün “AZ ÇİZGİYLE ÇOK SÖZ” söylemedeki en önemli ustalarından birini, belki de bu tırnak içi tanımıyla en önemlisini yitirmiştik 2000 yılının 7 Haziran’ınında...

Ferruh ağabey kendi kuşağı çizerler içersinde bile bir başka duruşa sahipti... Çizgiyi onun kadar ekonomik kullanan pek fazla çıkmadı 50 kuşağı arasından...Bence en önemli yanlarının başında toplumsal duyarlılığı, çok okuyan, çok takip eden, çok araştıran bir yapıya sahip olması gelirdi ki, bu açıkcası günümüzde pek az çizerde bulunan bir özellik haline geldi!.. Ferruh ağabeyle yaptığınız ayaküstü ve kısacık bir sohbette bile bu saydıklarımı hemen hissederdiniz...

Onunla gerçek anlamda dostluğumuz 1983 yılında başlamıştı... Güldürü Üretim Merkezi’nde çalışırken yaptığımız “Pazartesi Toplantıları”na bir pazartesi günü de Ferruh Doğan katılmıştı... Ferruh ağabeyle ilk kez o toplantıda tanışmış ve söyleşi sonrasında elimde heyecanla tuttuğum “Politika” isimli kitabını ona imzalatmıştım... Çizgiyi de, sözü de ekonomik kullanmayan bir Gırgır öğrencisi olduğum için o gün Ferruh Doğan’ın yanına biraz ürkek yaklaşmıştım açıkçası... Ama kurduğum diyalog sonrasında bu ürkeklikten eser kalmamıştı... Ferruh ağabeyle daha sonraları pek çok kez ayaküstü muhabbetlerimiz oldu... Bu muhabbetlerde yaptıklarımı ciddi olarak izleyen, bana yaptıklarımla ilgili mesleki sorular soran kısacası mesleğine müthiş saygısı olan bir ustayı görmekten hep gurur ve onur duydum...


Onun bazı karikatürleri hiçbir zaman unutulmayacak... Örneğin; bir üniversite öğrencisi polis tarafından coplanırken; “İmdaaat!.. Polis yok mu?” diye bağırır... Bu karikatürün esprisi daha sonraları pek çok çizer tarafından sıkça tekrarlanan bir klasiğe dönüşmüştür aslında...Polisi gördüğünde polisten yardım isteyecek bir psikolojiye sahip bir ulusun evlatları olarak bugün de mizah dergilerinin herhangi bir sayısında bu espriye rahatlıkla rastlayabilirsiniz...

Bir başka karikatüründe, dinbaz bir işverenin başının üstüne astığı o tabela nasıl unutulur; “ABD’nin dediği olur!...” Bu yobaz kesim bugün de din sömürücülüğünü allah adına yapıp sonra da hiç utanmadan ilk fırsatta o her zaman küfrettiği ABD’ye, ABD vatandaşı olmak için koşmuyor mu?..

Sakallı, cüppeli bir yobaz bir başka Ferruh Doğan karikatüründe arkasındaki gerici ordusuna komut verir ve bağırır; “GERİCİLER, İLERİİİİ!..”

Bu karikatür de Sivas katliamından yıllarca önce çizilmiştir ama o karikatüre 2 Temmuz 1993 sonrasındaki her bakışımda sanki “Gericiler ileriii” diye koşan o gerici güruhunun Madımak Oteline koştuğu hissine kapılır giderim...

Ferruh ağabey geriye; “Asrileşen Köy”, “Çizgili Dünya”, “Sergi” , “Politika” , “Bir Çizgide”, “Paramani” ve son olarak da “Tutanak” gibi 7 ayrı kitap bıraktı ama onun geriye bıraktığı en önemli miras belki de; karikatür sanatını hakkıyla yapma mirasıydı... Ferruh ağabey geriye; karikatürün hak ettiği çizgi yalınlığını, az çizgiyle çok şeyler anlatmanın sihrini, dopdolu ama mütevazı insan olma duruşunu ve giderek yok olmakta olan toplumsal duyarlılığı bıraktı...

İlk karikatürü 1945’te daha 13 yaşındayken “Şaka” dergisinde yayınlanan Ferruh Doğan usta aslında bu mesleği hiç şakaya getirmedi ve bütün kalıcı mizahçılar gibi mizahı hep “ciddiye” aldı!.. Ferruh Doğan son karikatür albümü “Tutanak”ı 1996’da yayınlamıştı...O kitapta birbirinden hoş “kimlik arayışı” karikatürleri vardır... Bunlardan birinde bir adam aşırı ciddi bir edayla “Kim, kimdir?” ansiklopedisinin sayfalarını incelemektedir ve karikatürün altında da; “Kimlik arayışı” yazar... Evet, karikatürcülerin kimlik arayışı son çizer kalana dek sanırım hep sürecek... Karikatürcüye de yakışan budur... Zaten bir insan ömrü; “Ben kimim?” sorusuna cevap aramakla geçmiyor mu?..

“Politika” adlı kitabındaki bir karikatürde de cezaevinin parmaklıklarından kafasını uzatan bir mahkum aşağıdaki şişman kapitaliste sorar; “Siz dışarda kaç kişisiniz?”

Şimdi bu soruyu ben de şu şekilde soruyorum... Ey, mesleğinin hakkını fazlasıyla veren, yaşamını hep adam gibi adam olarak sürdüren karikatürcüler, mizahçılar siz acaba dışarda kaç kişi kaldınız?..

Ferruh ağabey gibi sözü ve çizgiyi tutumlu kullanan bir insana belki bu kadar çok söz oldu ama biliyorum ki o bir yerlerden az çizgiyle bu işi dengeler gene... Az çizgiyle çok ömür yaşayanların bir gün artacağı bir ülkenin özlemiyle...

Cihan Demirci (Ağustos 2000/Karikatür Dergisi)

-------------------------------------------------------


FERRUH DOĞAN'I ÇİZDİLER...

Aşağıdaki Ferruh Doğan portreleri, 7 Haziran 2000'de ölümü sonrasında KARİKATÜR dergisinin Ağustos 2000'de yayınlanan "Feruh Doğan Özel Sayısı"ndan alınmıştır.

NECMİ RIZA AYÇA

TONGUÇ YAŞAR

EFLATUN NURİ


SEMİH POROY



CİHAN DEMİRCİ

NECATİ ABACI



MUSA KART ÇİZİYOR

Musa Kart'ın 8 Haziran 2008 Pazar günü Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...

YÜKSEL CAN ÇİZİYOR

RAŞİT YAKALI ÇİZİYOR

7 Haziran 2008 Cumartesi

SEFER SELVİ ÇİZİYOR
AKP’liler Anayasa Mahkemesi’nin türban kararını ‘siyasi’ buldular.

Sefer Selvi'nin 7 Haziran 2008 tarihinde Evrensel'de yayınlanan karikatürü...

ERCAN AKYOL ÇİZİYOR


Ercan Akyol'un 7 Haziran 2008 tarihinde Milliyet'te yayınlanan karikatürü...

6 Haziran 2008 Cuma

SEFER SELVİ ÇİZİYOR

Sefer Selvi'nin 6 Haziran 2008'de Evrensel'de yayınlanan karikatürü...

---------------------------------------------------------

6 Haziran 2008 tarihinde yayınlanan Penguen Mizah Dergisinin kapağı...

5 Haziran 2008 Perşembe

ERCAN AKYOL ÇİZİYOR

Ercan Akyol'un 5 Haziran 2008 tarihinde Milliyet'te yayınlanan karikatürü...

İZMİRLİ MİZAHÇILAR
NASREDDİN HOCAYI
YAŞATIYOR!


İZMİRLİ karikatürcü ve mizahçılar Ege bölgesindeki etkinliklerine dolu dizgin devam ediyorlar. Mustafa Yıldız arkadaşımızın yolladığı haberi birlikte okuyalım:

" Haziran sıcaklarının bastırdığı şu günlerde, Savaş Ünlü ve Mustafa Yıldız'ın belki ters binecekleri bir eşekleri yoktu ama,tıka basa binecekleri bir otobüs geliyordu durağa. Gidecekleri yer, hani varoş dedikleri emeği ile geçinenlerin diyarıydı. Bir zamanların üzüm bağları ile dolu, şimdilerde ise beton yığınlarının kapladığı Bozyaka semtinden geçip Eski İzmir e varıyorlardı.Tahir Merzeci İlköğretim okulunda yapacakları söyleşinin başlığı 'Nasreddin Hocayı yaşatacağız'dı. Okul bir haftayı Nasreddin Hoca etkinlikleriyle geçirmiş finalde öğrencilerle mizahcıların buluşmasını sağlamıştı. Coşkulu bir havada geçen söyleşide, pırıl pırıl çocukların birçoğunun mizah dergisi bile görmemiş olması şaşırtıcıydı. Yanımızda getirdiğimiz yüzlerce Saatkulesi ve Sivilce mizah dergini dağıttık. Kapışılan degileri tek tek imzalamak yorucu olsada, keyifde aldık hani. 50'ye yakın kitabı bulunan Savaş Ünlü de bunlardan bir kısmını okul kütüphanesine hediye etti. Kısa bir karikatür çizimi yapılan toplantı sonunda, okul müdürü Mehmet Orman gelecek yıl Karikatür Kulubü kurulacağı müjdesi vermesi öğrenciler tarafından alkışlarla karşılandı.

İzmirli çizerlerin' NASREDDİN HOCA 800 yaşında' sergileri devam ediyor. Bartın Belediyesi etkinliklerinde 5- 15 Haziran, Isparta da ise 15-25 Haziranda sergiler açılacak. 5-10 Temmuzda Akşehir Nasreddin Hoca şenliklerine İzmirli çizerlerde davet edildi. Çandarlı, Ödemiş, Foça, Aliağa, Selçuk ve Kuşadası festivallerinde de sergiler devam edecek. Kitap fuarında ilki gerçeleştirilen sergiye 35 izmirli çizer yer almış, Kartanesi çocuk tiyatrosu da oyunlarıyla renk katmıştı..."

4 Haziran 2008 Çarşamba

25. ULUSLARARASI
AYDIN DOĞAN
KARİKATÜR YARIŞMASINDA
BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ
ALANYALI ÇİZER
AHMET ÖZTÜRKLEVENT'İN
OLDU!..


Bu yıl 25. kez düzenlenen, ilk 12 yıl "Sedat Simavi" adıyla yapılan, son 13 yıldır ise "Aydın Doğan" adını taşıyan yarışmada ikinciliği kazanan Arnavut kökenli çizer Agim Sulaj'ın karikatürünün benzeri de anında çıktı. Üstelik bu benzer karikatür 1992 yılında "Simavi" adıyla düzenlenen gene aynı yarışmadan... 10. yıldaki yarışmanın yarışma albümünde de yer alan karikatür Nizamettin Mollasalihoğlu'na ait...Benzer karikatür sorunu böylece Aydın Doğan'a da ilk günden damgasını vurdu...


Ahmet Öztürklevent'in birinciliği kazanan karikatürü...


Aydın Doğan Vakfı tarafından bu yıl 25. düzenlenen "Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması"nda Türk sanatçı Ahmet Öztürklevent’in eseri birinci seçildi. Yarışmaya, bu yıl 79 ülkeden 971 sanatçı 2 bin 665 karikatürle katıldı. Antalya’daki bir otelde toplanan Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Jürisinde bu yıl jüri başkanlığını Arjantinli çizer Marlene Pohle yaptı. Yarışmada ön elemenin ardından sadece 37 ülkeden 161 sanatçının 189 karikatürünü değerlendirildi. Yani yarışmaya katılan 2 bin 665 karikatürden jürinin önüne sadece 189 karikatür geldi. Seçiciler Kurulu, Türk sanatçı Ahmet Öztürklevent’in eserini birinci seçti. Yarışmada ikinciliği Arnavutluk’tan Agim Sulaj ve üçüncülüğü de Avusturyalı Gerhard Gepp kazandı.

AYDIN DOĞAN YARIŞMASINDA İKİNCİLİĞİ KAZANAN ARNAVUT ÇİZER AGİM SULAJ'IN KARİKATÜRÜNÜN BENZERİ DE GENE AYNI YARIŞMANIN 10. YILINDAN ÇIKTI...



Üstte sağda Nizamettin Mollasalihoğlu'nun 1992'deki aynı yarışmada albüme giren karikatürü. alttaki ise Arnavut çizer Agim Sulaj'ın karikatürü...

25. Aydın Doğan Karikatür Yarışmasının sonuçlarının açıklanmasının ardından Trabzonlu çizer Nizamettin Mollasalihoğlu'nun bir maili ulaştı elimize...Şöyle diyor mailinde: "25. Aydın Doğan Karikatür Yarışmasında Ödül alan (imzası gözükmüyor) karikatür ile 1992 yılında çizdiğim ve Simavi karikatür yarışması albümünün 309. sayfasında yer alan karikatürüm arasındaki benzerlik oldukça ilginç. Çizimsel olarak aradaki tek fark gökyüzünün yırtılmış olması.Yıllar önce, özellikle yurtiçi karikatür yarışmalarına katılmama kararı almakta ne kadar haklı olduğum ortaya çıkmıştır."



Bu yılki yarışmada üçüncü olan Avusturyalı çizer Gerhard Gepp'in karikatürü...



BAŞARI ÖDÜLLERİ KAZANANLAR:

Seçiciler Kurulu’nun 500’er dolar "Başarı Ödülü"ne değer görülen 12 eser, sanatçıları ve ülkeleri şöyle: Dorhshid Ghodratipour (İran), Friederike Gros (Almanya), Mihai Ignat (Romanya), Pawel Kuczynski (Polonya), Myung-Lae Nam (Güney Kore) (İki başarı ödülü), Dusan Petricic (Sırbistan), Robert Rousso (Fransa), Agim Sulaj (Arnavutluk), Muhammet Şengöz (Türkiye), Ross Thomson (İngiltere) ve Kürşat Zaman (Türkiye).

Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nın bu yılki Seçiciler Kurulu’nun başkanlığını Arjantinli karikatürist Marlene Pohle’nin yaptığı 11 kişilik jüride Baha Boukhari (Filistin), Etıenne Delessert (İsviçre), Latif Demirci, Selçuk Demirel, Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, Tan Oral (Türkiye), Athanassios Efthimiadis (Yunanistan), Michel Kichka (İsrail), Martın Rowson (İngiltere) ve Kim Yongmin (Güney Kore) görev yaptı. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’na katılan ve ödül alan karikatürler, 10 Hazirana kadar sergilenecek. Yarışmada derece alan sanatçıların ödülleri Ekim ayında İstanbul’da yapılacak törenle verilecek. MİZAHHABER olarak, bu yarışmanın yıllar önce yapılan isim değiştirme yanlışına tekrar işaret ediyor, Türk karikatürüne, Türk yayıncılığına, Türk sinemasına çok önemli öncülükleri geçmiş SEDAT SİMAVİ'nin adına olan sevgimizi buradan bir kez daha tekrarlıyoruz.


CİHAN DEMİRCİ'DEN
ÇOCUKÇA MİZAHİ
ŞİİRLER KİTABI:
"ŞİİR GÖZLÜ ÇOCUK"


Mizah yazarı ve karikatürcü Cihan Demirci'nin 33. kitabı "Şiir Gözlü Çocuk" İkarus Yayınlarından çıktı.


Mizahhaber'in de yayın danışmanlığını yapan Cihan Demirci'den çocuklar için hazırlanmış ama içindeki çocuğu yitirmemiş büyüklerin de okuyabileceği bir şiir kitabı: "ŞİİR GÖZLÜ ÇOCUK"... İkarus Çocuk Yayınları'ndan çıkan 80 sayfalık kitapta, mizahçının 73 ayrı çizimle süslediği 73 şiiri yer alıyor. İlk kitabını 1985'te yayınlayan, son yıllarda kitaplarında çocuklara yönelik bir mizaha da ağırlık veren, çizerliğinin 30., yazarlığının ise 28. yılındaki Cihan Demirci, ince ve vurucu bir mizahla süslediği, parıltılı bir zeka taşıyan bu çocukça şiirlerde, bizi hem hınzırca gülümsetiyor, hem de çocuksu bir hüzünle derinden sarsıyor… Kapak desenini Hicabi Demirci'nin yaptığı kitaptan "KALECİ" adlı şiiri sunuyoruz sizlere...

KALECİ

Bir futbol maçında
Fark ettim ki ben
En çok kalecileri seviyorum
En çok kalecilere üzülüyorum aslında
Çünkü biliyorum ki
Kale direğinden
Başka kimse yok
Onların arkasında

-------------------------------------------------------------


NEZİH DANYAL’IN
‘GLOBANATOLIZATION’
KARİKATÜR SERGİSİ
KAHİRE'DE AÇILIYOR


Nezih Danyal’ın ‘Globanatolization’ karikatür sergisi Mısır’ın başkenti Kahire’de El-Hanager Arts Center’da 8 Haziran Pazar günü saat 19.00 da açılıyor. Danyal’ın Anadolu kültür simgelerini kullanarak çizdiği doksan karikatürden oluşan ‘Globanatolization’ karikatür sergisi 20 Haziran tarihine kadar karikatürseverler tarafından izlenebilecek. Kahire Büyükelçiliği, El-Hanager Arts Center’ın katkılarıyla düzenlenen. ‘Globanatolization’ sergisi daha önce, başta Berlin, Roterdam, Paris, Tahran, Hirosaki (Japonya), Osieck (Hırvatistan), Varşova, Legnica (Polonya), Lefkoşa olmak üzere çeşitli kentlerde sergilendi. Karikatürist Nezih Danyal sergilenin açılışında bulunacak, izleyicilerle söyleşi yapacak ve kitaplarını imzalayacak.



NAZIM HİKMET'İ ÇİZDİLER...

Ölümünün 45. yıldönümünde MİZAHHABER'e çizer dostlardan NAZIM HİKMET çizimleri ulaştı. Lütfü Çakın, İsmail Doğan ve İsmail Kar'ın Nazım portrelerini sizlere sunuyoruz...


LÜTFÜ ÇAKIN-KUŞADASI



İSMAİL DOĞAN- BELÇİKA




İSMAİL KAR-SİDE




3 Haziran 2008 Salı

BÜYÜK ŞAİR
NAZIM HİKMET'İ
ÖLÜMÜNÜN
45. YILDÖNÜMÜNDE
SEVGİYLE ANIYORUZ...

En umutsuz anlarımızda şiirleriyle bize umut veren, kendisine hak ettiği değeri vermeyen bu topraklarda yatmadığı için uzaklarda daha da huzurlu olduğuna inandığımız Türk şiirinin büyük ustası Nazım Hikmet'i ölümünün 45. yılında sevgiyle anıyoruz...Bıraktığın dizeler ve mücadele gücü için teşekkürler usta...

HASLET SOYÖZ ÇİZİYOR

Dış işlerinden çok Din İşleri Bakanlığı yapan Babacan'ın her tarafı sorunlu sözleriyle ilgili karikatürler sürüyor. Haslet Soyöz'ün 3 Haziran 2008 tarihinde Milliyet'te yayınlanan karikatürü bunlardan biri...

MUSA KART ÇİZİYOR

Tüm yurtta; telofonlar, sms mesajları ve
yazışmalar dinlenip izleniyor.

Musa Kart'ın 3 Haziran 2008 tarihinde Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü... Musa Kart'ın bu kene karikatürünü izlerken dün bir TV kanalında gördüğümüz görüntü takıldı gözümüze. Kenelere aldırmadan mangal yapmaya devam eden piknikçi vatandaşlara mikrofonu uzatmışlar. Keneleri umursamayan bir kadıncağız orada şöyle dedi: "Biz Arguvanlıyız. Bizi kene ısırmaz!.." Muhabirin şaşkın bakışlarına aldırmadan şuna benzer bir şekilde devam etti: "Bizim kanımız o kadar temiz ki, kene bizi ısırırsa kendisi zarar görür" Siz gelin bu kafadaki vatandaşların hayatta daha ne kadar kazık yiyeceğini hesaplayın, biz hesap yapmaktan yorulduk zira!!!!

ERCAN AKYOL ÇİZİYOR

Ercan Akyol'un 3 Haziran 2008 tarihinde Milliyet'te yayınlanan karikatürü...

2 Haziran 2008 Pazartesi

SEFER SELVİ ÇİZİYOR

Resmi kayıtlara göre AKP döneminde
54 bin telefon dinlendi.

Sefer Selvi'nin 2 Haziran 2008'de Evrensel'de yayınlanan karikatürü...

GÜLEK KANDIRALI ÇİZİYOR

İ.BÜLENT ÇELİK ÇİZİYOR


İ.Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...

1 Haziran 2008 Pazar

SEFER SELVİ ÇİZİYOR
Dışişleri Bakanı Ali Babacan AP’de “Türkiye’de sadece gayrı müslim azınlıklar değil müslüman çoğunluk da baskı altında” dedi.
Sefer Selvi'nin 1 Haziran 2008 Pazar günü Evrensel gazetesinde yayınlanan karikatürü...
-----------------------------------------------------------------



İSMAİL GÜLGEÇ
YOĞUN BAKIMDA...



Türk karikatürünün ve çizgi romancılığının büyük ustalarından İsmail Gülgeç, geçirdiği beyin ameliyatının ardından yeniden rahatsızlanarak dün yoğun bakıma alındı... Bakırköy'deki İncirli Hastanesi'nde 20 Mayıs Salı günü 5 saatlik bir beyin tümörü ameliyatı geçiren ve evinde istirahate çekilen İsmail Gülgeç, 29 Mayıs Perşembe günü aniden rahatsızlanarak Çapa Tıp Fakültesi reanimasyon merkezinde yoğun bakıma alındı... Sevgili Gülgeç ustanın bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyoruz...