
İ. Bülent Çelik'in 11 Haziran 2008'de Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...

İ. Bülent Çelik'in 11 Haziran 2008'de Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...
Zafer Temoçin'in 11 Haziran 2008 Çarşamba günü Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...
Yarışmada birinciliği kazanan Mehmet Kahraman'ın karikatürü...
Latif Demirci'nin 10 Haziran 2008 tarihinde Hürriyet'te yayınlanan karikatürü...
İ. Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü, son günlerin 3 kazazedesini biraraya getirmiş. Birincisi malum, zaten sürekli kazayla geçiyor hayatı. İkincisinin ne olduğunu Cumartesi gecesi yaşanan Portekiz faciasında bir kez daha gördük. "Senato" öneren üçüncü kişiye yani Toptan beyefendiye diyeceğimiz ise şu: "Sn.Toptan, Meclisin içler acısı hali ortadayken, bu ülkeye asıl yakışacak yer, senato değil, SENATORYUM'dur. Heybeliada'dakini yeniden açında sayenizde Senatoryumluk olan vatandaşlar biraz olsun soluk alsın!.. (Malumunuz AKP Türkiyesinde 500 kuruşluk EKMEK bile 850 kuruş oldu ama ne halktan ne medyadan, kimseden TIK bile çıkmadı EKMEĞİNE BİLE SAHİP ÇIKMAYAN ŞU REZİL ÜLKEDE!..)
Ercan Akyol (Milliyet)
-------------------------------------------
Tuzla tersanelerinde üretim de
ölüm de hız kesmiyor.
Musa Kart (Cumhuriyet)

Emre Yılmaz arkadaşımız, 7 Haziran 2000 tarihinde, 68 yaşında yitirdiğimiz, dün MİZAHHABER'de andığımız "Az çizgiyle çok şey söyleyen" karikatür ustası FERRUH DOĞAN'ı 2 ayrı portresiyle selamlıyor...
Bu arada Emre Yılmaz'ın kişisel blogu da yayında. Göz atmak için adres: http://yilmazemre.blogspot.com/

İ.Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...
FERRUH DOĞAN (1932-2000)

Onun bazı karikatürleri hiçbir zaman unutulmayacak... Örneğin; bir üniversite öğrencisi polis tarafından coplanırken; “İmdaaat!.. Polis yok mu?” diye bağırır... Bu karikatürün esprisi daha sonraları pek çok çizer tarafından sıkça tekrarlanan bir klasiğe dönüşmüştür aslında...Polisi gördüğünde polisten yardım isteyecek bir psikolojiye sahip bir ulusun evlatları olarak bugün de mizah dergilerinin herhangi bir sayısında bu espriye rahatlıkla rastlayabilirsiniz...
Bir başka karikatüründe, dinbaz bir işverenin başının üstüne astığı o tabela nasıl unutulur; “ABD’nin dediği olur!...” Bu yobaz kesim bugün de din sömürücülüğünü allah adına yapıp sonra da hiç utanmadan ilk fırsatta o her zaman küfrettiği ABD’ye, ABD vatandaşı olmak için koşmuyor mu?..
Sakallı, cüppeli bir yobaz bir başka Ferruh Doğan karikatüründe arkasındaki gerici ordusuna komut verir ve bağırır; “GERİCİLER, İLERİİİİ!..”
Bu karikatür de Sivas katliamından yıllarca önce çizilmiştir ama o karikatüre 2 Temmuz 1993 sonrasındaki her bakışımda sanki “Gericiler ileriii” diye koşan o gerici güruhunun Madımak Oteline koştuğu hissine kapılır giderim...
Ferruh ağabey geriye; “Asrileşen Köy”, “Çizgili Dünya”, “Sergi” , “Politika” , “Bir Çizgide”, “Paramani” ve son olarak da “Tutanak” gibi 7 ayrı kitap bıraktı ama onun geriye bıraktığı en önemli miras belki de; karikatür sanatını hakkıyla yapma mirasıydı... Ferruh ağabey geriye; karikatürün hak ettiği çizgi yalınlığını, az çizgiyle çok şeyler anlatmanın sihrini, dopdolu ama mütevazı insan olma duruşunu ve giderek yok olmakta olan toplumsal duyarlılığı bıraktı...
İlk karikatürü 1945’te daha 13 yaşındayken “Şaka” dergisinde yayınlanan Ferruh Doğan usta aslında bu mesleği hiç şakaya getirmedi ve bütün kalıcı mizahçılar gibi mizahı hep “ciddiye” aldı!.. Ferruh Doğan son karikatür albümü “Tutanak”ı 1996’da yayınlamıştı...O kitapta birbirinden hoş “kimlik arayışı” karikatürleri vardır... Bunlardan birinde bir adam aşırı ciddi bir edayla “Kim, kimdir?” ansiklopedisinin sayfalarını incelemektedir ve karikatürün altında da; “Kimlik arayışı” yazar... Evet, karikatürcülerin kimlik arayışı son çizer kalana dek sanırım hep sürecek... Karikatürcüye de yakışan budur... Zaten bir insan ömrü; “Ben kimim?” sorusuna cevap aramakla geçmiyor mu?..
“Politika” adlı kitabındaki bir karikatürde de cezaevinin parmaklıklarından kafasını uzatan bir mahkum aşağıdaki şişman kapitaliste sorar; “Siz dışarda kaç kişisiniz?”
Şimdi bu soruyu ben de şu şekilde soruyorum... Ey, mesleğinin hakkını fazlasıyla veren, yaşamını hep adam gibi adam olarak sürdüren karikatürcüler, mizahçılar siz acaba dışarda kaç kişi kaldınız?..
Ferruh ağabey gibi sözü ve çizgiyi tutumlu kullanan bir insana belki bu kadar çok söz oldu ama biliyorum ki o bir yerlerden az çizgiyle bu işi dengeler gene... Az çizgiyle çok ömür yaşayanların bir gün artacağı bir ülkenin özlemiyle...
Cihan Demirci (Ağustos 2000/Karikatür Dergisi)
-------------------------------------------------------
FERRUH DOĞAN'I ÇİZDİLER...
Aşağıdaki Ferruh Doğan portreleri, 7 Haziran 2000'de ölümü sonrasında KARİKATÜR dergisinin Ağustos 2000'de yayınlanan "Feruh Doğan Özel Sayısı"ndan alınmıştır.
NECMİ RIZA AYÇA






Musa Kart'ın 8 Haziran 2008 Pazar günü Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...

Sefer Selvi'nin 7 Haziran 2008 tarihinde Evrensel'de yayınlanan karikatürü...

Ercan Akyol'un 7 Haziran 2008 tarihinde Milliyet'te yayınlanan karikatürü...
Sefer Selvi'nin 6 Haziran 2008'de Evrensel'de yayınlanan karikatürü...
---------------------------------------------------------

6 Haziran 2008 tarihinde yayınlanan Penguen Mizah Dergisinin kapağı...

Ercan Akyol'un 5 Haziran 2008 tarihinde Milliyet'te yayınlanan karikatürü...
İZMİRLİ karikatürcü ve mizahçılar Ege bölgesindeki etkinliklerine dolu dizgin devam ediyorlar. Mustafa Yıldız arkadaşımızın yolladığı haberi birlikte okuyalım:

AYDIN DOĞAN YARIŞMASINDA İKİNCİLİĞİ KAZANAN ARNAVUT ÇİZER AGİM SULAJ'IN KARİKATÜRÜNÜN BENZERİ DE GENE AYNI YARIŞMANIN 10. YILINDAN ÇIKTI...


Üstte sağda Nizamettin Mollasalihoğlu'nun 1992'deki aynı yarışmada albüme giren karikatürü. alttaki ise Arnavut çizer Agim Sulaj'ın karikatürü...
25. Aydın Doğan Karikatür Yarışmasının sonuçlarının açıklanmasının ardından Trabzonlu çizer Nizamettin Mollasalihoğlu'nun bir maili ulaştı elimize...Şöyle diyor mailinde: "25. Aydın Doğan Karikatür Yarışmasında Ödül alan (imzası gözükmüyor) karikatür ile 1992 yılında çizdiğim ve Simavi karikatür yarışması albümünün 309. sayfasında yer alan karikatürüm arasındaki benzerlik oldukça ilginç. Çizimsel olarak aradaki tek fark gökyüzünün yırtılmış olması.Yıllar önce, özellikle yurtiçi karikatür yarışmalarına katılmama kararı almakta ne kadar haklı olduğum ortaya çıkmıştır."
Bu yılki yarışmada üçüncü olan Avusturyalı çizer Gerhard Gepp'in karikatürü...
BAŞARI ÖDÜLLERİ KAZANANLAR:
Seçiciler Kurulu’nun 500’er dolar "Başarı Ödülü"ne değer görülen 12 eser, sanatçıları ve ülkeleri şöyle: Dorhshid Ghodratipour (İran), Friederike Gros (Almanya), Mihai Ignat (Romanya), Pawel Kuczynski (Polonya), Myung-Lae Nam (Güney Kore) (İki başarı ödülü), Dusan Petricic (Sırbistan), Robert Rousso (Fransa), Agim Sulaj (Arnavutluk), Muhammet Şengöz (Türkiye), Ross Thomson (İngiltere) ve Kürşat Zaman (Türkiye).
Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nın bu yılki Seçiciler Kurulu’nun başkanlığını Arjantinli karikatürist Marlene Pohle’nin yaptığı 11 kişilik jüride Baha Boukhari (Filistin), Etıenne Delessert (İsviçre), Latif Demirci, Selçuk Demirel, Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, Tan Oral (Türkiye), Athanassios Efthimiadis (Yunanistan), Michel Kichka (İsrail), Martın Rowson (İngiltere) ve Kim Yongmin (Güney Kore) görev yaptı. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’na katılan ve ödül alan karikatürler, 10 Hazirana kadar sergilenecek. Yarışmada derece alan sanatçıların ödülleri Ekim ayında İstanbul’da yapılacak törenle verilecek. MİZAHHABER olarak, bu yarışmanın yıllar önce yapılan isim değiştirme yanlışına tekrar işaret ediyor, Türk karikatürüne, Türk yayıncılığına, Türk sinemasına çok önemli öncülükleri geçmiş SEDAT SİMAVİ'nin adına olan sevgimizi buradan bir kez daha tekrarlıyoruz.
Mizahhaber'in de yayın danışmanlığını yapan Cihan Demirci'den çocuklar için hazırlanmış ama içindeki çocuğu yitirmemiş büyüklerin de okuyabileceği bir şiir kitabı: "ŞİİR GÖZLÜ ÇOCUK"... İkarus Çocuk Yayınları'ndan çıkan 80 sayfalık kitapta, mizahçının 73 ayrı çizimle süslediği 73 şiiri yer alıyor. İlk kitabını 1985'te yayınlayan, son yıllarda kitaplarında çocuklara yönelik bir mizaha da ağırlık veren, çizerliğinin 30., yazarlığının ise 28. yılındaki Cihan Demirci, ince ve vurucu bir mizahla süslediği, parıltılı bir zeka taşıyan bu çocukça şiirlerde, bizi hem hınzırca gülümsetiyor, hem de çocuksu bir hüzünle derinden sarsıyor… Kapak desenini Hicabi Demirci'nin yaptığı kitaptan "KALECİ" adlı şiiri sunuyoruz sizlere...




En umutsuz anlarımızda şiirleriyle bize umut veren, kendisine hak ettiği değeri vermeyen bu topraklarda yatmadığı için uzaklarda daha da huzurlu olduğuna inandığımız Türk şiirinin büyük ustası Nazım Hikmet'i ölümünün 45. yılında sevgiyle anıyoruz...Bıraktığın dizeler ve mücadele gücü için teşekkürler usta...

Dış işlerinden çok Din İşleri Bakanlığı yapan Babacan'ın her tarafı sorunlu sözleriyle ilgili karikatürler sürüyor. Haslet Soyöz'ün 3 Haziran 2008 tarihinde Milliyet'te yayınlanan karikatürü bunlardan biri...

Musa Kart'ın 3 Haziran 2008 tarihinde Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü... Musa Kart'ın bu kene karikatürünü izlerken dün bir TV kanalında gördüğümüz görüntü takıldı gözümüze. Kenelere aldırmadan mangal yapmaya devam eden piknikçi vatandaşlara mikrofonu uzatmışlar. Keneleri umursamayan bir kadıncağız orada şöyle dedi: "Biz Arguvanlıyız. Bizi kene ısırmaz!.." Muhabirin şaşkın bakışlarına aldırmadan şuna benzer bir şekilde devam etti: "Bizim kanımız o kadar temiz ki, kene bizi ısırırsa kendisi zarar görür" Siz gelin bu kafadaki vatandaşların hayatta daha ne kadar kazık yiyeceğini hesaplayın, biz hesap yapmaktan yorulduk zira!!!!

Ercan Akyol'un 3 Haziran 2008 tarihinde Milliyet'te yayınlanan karikatürü...

Sefer Selvi'nin 2 Haziran 2008'de Evrensel'de yayınlanan karikatürü...

İ.Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...
.jpg)
Türk karikatürünün ve çizgi romancılığının büyük ustalarından İsmail Gülgeç, geçirdiği beyin ameliyatının ardından yeniden rahatsızlanarak dün yoğun bakıma alındı... Bakırköy'deki İncirli Hastanesi'nde 20 Mayıs Salı günü 5 saatlik bir beyin tümörü ameliyatı geçiren ve evinde istirahate çekilen İsmail Gülgeç, 29 Mayıs Perşembe günü aniden rahatsızlanarak Çapa Tıp Fakültesi reanimasyon merkezinde yoğun bakıma alındı... Sevgili Gülgeç ustanın bir an önce sağlığına kavuşmasını diliyoruz...