22 Haziran 2018 Cuma

MİZAHHABER'DEN KARŞILAŞTIRMALI MİTİNG TABLOSU!..

MİZAHHABER'İN GERÇEK DİPNOTU:   Muharrem İnce'nin İzmir Mitinginde gerçekte 3 MİLYON varken, kendini imha eden Boşbakan Binali'nin İzmir'deki miting amaçlı sohbet toplantısında 300 KİŞİ var mıydı, tam emin değiliz!.. 


MİZAHHABER'İN 24 HAZİRAN SEÇİM ANKETİ...

Önüne gelen yandaş yalakanın şirket kurup anketçiliğe soyunduğu ve zırt-pırt seçim anketi yaptığı "Yeni Türkiye"de bizim başımız kel mi dedik ve MİZAHHABER olarak, 22 Haziran 2018 itibarıyla, seçimden 2 gün öncesinde size SEÇİM TAHMİN ANKETİMİZİ SUNALIM istedik!.. 

(İşin özeti: CB seçimi 2. tura kalacak, 2. turda da 40 vasati kibir çöpünden oluşan malum kişi bu kez kaybedip havasını alacak, meclis'te ise çoğunluk miilet ittifakına -bu ittifak'a kapının önünden el sallayan HDP de dahil- yani kısacası muhalefete geçecek!..)

#MizahhaberSeçimAnketi

NUHSAL IŞIN KARİKATÜRÜ...

NUHSAL IŞIN (22 Haziran 2018) 

MİZAHHABER TERCÜME SERVİSİ USTA'NIN ASLINDA NE DEMEK İSTEDİĞİNİ AÇIKLIYOR!..


USTA BURADA NE DEMEK İSTİYOR, MİZAHHABER TERCÜME SERVİSİ SİZE TERCÜME EDİYOR: "Beni gene seçerseniz ustalık ötesi dönemde bu su seviyesini boğulmanızı sağlayacak bir düzeye çıkartacağım!.." 

21 Haziran 2018 Perşembe

MİZAHHABER'DEN ALTYAZILI...


MİZAHHABER'DEN ALTYAZILI...

İKTİDARIN BESLEMESİ, YALANCININ MEDYASI 3 MİLYON İNSANIN İZLEDİĞİ İZMİR MİTİNGİNE "KATILIM OLMADI" DEDİ!

Utanmazlıkta, sahtekarlıkta, yalancılıkta sınır tanımayan rezil mi rezil, aşağılık bir havuz medyası... Bugüne kadar mide bulandıran sayısız yalan haber üretti. İşleri bu!.. Efendilerinin emrinde, biatla çalışan, hepimizin cebinden giden paralarla, devlet bankalarından sağlanan kredilerle alınmış bir sürü paçavra parçası ve kanalizasyondan beter tv kanalı...  Bu adi medya sayesinde geçenlerde Oxford Üniversitesinin "Yalan Haber" araştırmasında bu ülke sayelerinde birinci oldu!.. Utanmazlığın, ahlaksızlığın, şerefsizliğin medya tarihini yazan bu medya dün İzmir'de tüm zamanların en mahşeri mitinglerinden birini görmezden geldi. 3 milyon insanın izlediği Muharrem İnce'nin, ki bu sayıya miting alanına giremeyip arka cadde ve sokaklarda kalan yüzbinler dahil değil, muhteşem mitingi için "KATILIM OLMADI" diyerek haber yapan lağım kokulu kanal A Haber'in ekran görüntüsünü yanda görüyorsunuz, aşağıda da ülke tarihinde görülmemiş bir kalabalığın muhteşem görüntüsünden çeşitli kareler. 16 yıldır ülkenin içine edenler, bu canım ülkeyi her alanda bitirip, perişan edenler, yapıştıkları koltuğu terk etmemek için her türlü yalana ve çirkefliğe sarıldılar ama yağma yok, suları öylesine ısındı ki işledikleri suçlar öylesine yüzbinlerce sayfaya ulaştı ki bu kez kara bitti!.. Deniz bitti demiyoruz, çünkü denizle, uygarlıkla işi olmayan bu kesim karadan ve betondan anlar sadece, onların anlayacağı dille; KARA BİTTİ ARTIK!.. 16 yıldır kendinden olmayan herkese kin kusan, kendinden olmaya herkesi aşağılayan, hayatını karartan bir iktidar ve onun yalama medyası, YAKINDA GÖRECEKSİNİZ BAKALIM KATILIM NEYE YOKMUŞ, BİZ DE O ZAMAN KATILA KATILA GÜLECEĞİZ ARDINIZDAN!.. 



21 Haziran 2018 tarihinde İzmir Gündoğdu meydanında gerçekleşen Muharrem İnce'nin şimdiden tarihe geçen muhteşem İzmir Mitingi... 





HAFTANIN UYKUSUZ KAPAĞI...


UYKUSUZ (21 Haziran 2018)

CİHAN DEMİRCİ'DEN GÜNÜN AĞLATAN LAFORİZMASI...

Cihan Demirci-Laforizmalar (Facebook Sayfası-21 Haziran 2018) 

SEFER SELVİ'DEN 3 KARİKATÜR BİRARADA...


SEFER SELVİ (21 Haziran 2018-Evrensel) 


MİZAHHABER SON DAKİKAAAA!..

MİZAHHABER SON DAKİKAAA!.. (21 Haziran 2018) 

HAFTANIN LEMAN KAPAĞI...


LEMAN (20 Haziran 2018) 

CİHAN DEMİRCİ YAZDI: “BU COŞKUYU 1977’DE, BUNDAN 41 YIL ÖNCE YAŞAMIŞTIM…”

Yıl: 1977... Henüz lise çağındaydım... Ecevit'in seçim otobüsünün arkasından koşmaya başlamıştım Aksaray'dan Saraçhane'ye koştuğumu anımsıyorum. Taksim'deydi miting... Kanlı 1 Mayıs katliamının üzerinden sadece 1 ay kadar bir zaman geçmişti sanırım. Koşarken bir ara düştüm bile... CHP'nin tarihindeki en yüksek oyu, yüzde 42'yi aldığı 1977 seçimlerinin öncesinde oldu bunlar... Neden bu denli heyecanlanmıştım... Bir kere çok çocuklukla-gençlik arasında bir yerdeydim ama asıl önemlisi "sol" söylemleri yüksek sesle söyleyen bir lideri ilk kez görmüştüm... Ne yazık ki CHP bu yükselişin hayrını pek göremedi. ülkede hızla seri cinayetler ve anarşi üretildi, yokluk, kuyruk, sıkıntı bilinçli olarak yaratıldı ve 1980 darbesine giden süreç hazırlandı. Sonrasında Baykal'la birlikte CHP çıkıp gitti hayatımdan... SHP ile idare ettik bir ara... Yüzünü 1977'nin CHP'si gibi SOLA dönmüş SHP ile umutlandık ama onu da yiyip bitirdiler...

UZUN LAFIN İNCESİ; 1977'den beri tam 41 yıl geçmiş aradan... Tam 41 yıl sonra, beni CHP'de YENİDEN heyecanlandıran bir lider çıktı ortaya... Önce parti rozetini çıkardı, sonra gömleğinin kollarını sıvadı ve yollara düştü. "Ayrımcılığın" ve "bölücülüğün" dibine vurmuş, insanları sürekli aşağılayan, kibirden patlamak üzere olan Erdoğan'ın tam tersine, birleştirici, kucaklayıcı, insani bir dille ve en önemlisi CHP ÇİZGİSİNDE EPEYDİR UNUTTUĞUMUZ BİR COŞKU VE HEYECANLA ÇIKTI KARŞIMIZA...

Adı: MUHARREM İNCE... Partisini yok etmiş Baykal'ın sonrasında da hep SAĞA çeken, giderek devlet memuru partisi haline gelmiş, insanların yıllardır sırf iktidara olan kızgınlıklarından ötürü, çaresizlikten oy verir halde olduğu, en haklı anında bile sesini yükseltmekten imtina eden, süklüm-püklüm haldeki CHP'de uzun yıllardır göremediğimiz bir coşku ve heyecandı bu... MUHARREM İNCE, günlerdir şehir şehir geziyor. Enerjisi bize de yansıyor!.. Biz de ekran başında onunla birlikte geziyoruz ülkeyi adeta. Siyasette epeydir unuttuğumuz pek çok duyguyu yeniden yaşıyoruz... Gülümsemeyi, neşelenmeyi, AKP kabusuyla geçen çöküş yılları içinde yitirdiğimiz tüm insani değerleri… Tam da yok edilmiş, bitirilmiş, yeniden ayağa kalkması gereken bir ülkenin final günlerinde oluyor tüm bunlar... Eeee ne de olsa her şeyi son dakikaya bırakan, son dakika gollerini pek seven bir ülkenin insanıyız!.. Tam maç bitiyor derken gelsin artık yıllardır beklediğimiz o altın gol!.. Ey bölücü kibir, İNCELDİĞİN YERDEN KOP!..

Mizah duygusu, hazır cevaplığı ve en önemlisi birleştirici tavrı yüksek bir siyasetçi. 40 yıllık mizahçıyım, yanlış yapan babam olsa fark etmedi, o yüzden ilerde yanlış yaptığında "eleştirmek" gene bizim işimizdir ama şu anda tam 41 YIL SONRA bana o eski HEYECAN GELDİ!.. Sadece 45 günlük bir sürede müthiş bir rüzgar yakalandı. Umarım bu kez boşa gitmesin, ilk turda yüzde 50 ile kazanmak, hile-hurdanın doruğa çıkacağını bildiğimiz için çok zor ama ikinci tur her türlü hile-hurdaya rağmen kapıda gözüküyor.

16 yıldır herkesin aldattığı, herkesin kandırdığı, lakin yalan söylemekten yorgun düşmüş bir kibir ustası hata üstüne hata yapıyor. Şüphesiz seçimle ve sandıkla gitmesini bilmeyen, kindar, dinbaz, rant hırsından gözü dönmüş cani bir iktidar var karşımızda. Halkının kendisine oy vermeyen kesimini 16 yıldır durmaksızın aşağılayan, bölen, ayrıştıran, yok sayan, küçümseyen, son çıkmaz sokağına girmiş, eli kanlı, soyguncu ve bozguncu bir iktidar!.. Ülkenin tüm kaynaklarını çarçur etmiş, şirketlerini yok etmiş, satmadığı yer kalmamış, her sektörü bitirmiş, beceriksiz ama daha da kötüsü içi kötülükle dolu, öfke kusan bir iktidar!..

İkinci tur olduğunda Cumhurbaşkanımız şimdiden bellidir. Yeter ki dik duralım, yeter ki oylarımıza haksızlık anında sokağa dökülmesini bilerek sonuna dek sahip çıkalım. Oylarımızı çaldıklarında en yüksek tondan bağırmasını bilelim. İçinizdeki korku duvarını yıkın artık!.. Başka türlü bir kurtuluş yok!.. Son 16 yılını en "KABA" ve hoyrat şekilde geçiren bir ülke "İNCE"liklere susamış haliyle yeniden nefes alacağı günleri bekliyor... YA TAMAM, YA TAMAM!..

Cihan Demirci - MİZAHHABER


20 Haziran 2018 Çarşamba

19 Haziran 2018 Salı

İSMAİL DOĞAN KARİKATÜRÜ...


İSMAİL DOĞAN (Facebook Sayfası-19 Haziran 2018) 

MİZAHHABER'İN NOTU:  TARİHİN KENDİ KENDİNİ YOK EDEN İLK VE SON BAŞBAKANI BİNALİ'Yİ UĞURLUYORUZ!.. 😜😛😝😍

İSHAK ÖZTÜRK'TEN KARİKATÜR VE FOTO-ŞAKA...


FOTO-ŞAKA!


İSHAK ÖZTÜRK (Facebook Sayfasından alınmıştır...) 



18 Haziran 2018 Pazartesi

17 Haziran 2018 Pazar

CİHAN DEMİRCİ'NİN 8 HAZİRAN'DA MİZAHHABER'DE YAYINLANMIŞ KARİKATÜRÜNDEKİ SÖZLER, MUHARREM İNCE'NİN MİTİNGLERİNDE GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ!..


Muharrem İnce, soldaki sözlerini 17 Haziran Pazar günü Tunceli'deki mitinginde de tekrarladı. Cihan Demirci'nin sağ tarafta gördüğünüz karikatürü böylece gerçek hale geldi!.. (MİZAHHABER) 

KUZUCUKLARI OLARAK ONU SEVGİYLE, NEŞEYLE ANIYORUZ: "ADİLE TEYZEMİZ 88 YAŞINDA!.. "

Babamla aynı yıl doğmuş... İşin ilginç yanı 11 Aralık'ta öldü, babamın öldüğü günde 11 Aralıktı ama babam ondan 24 yıl fazla yaşadı... 17 Haziran 1930 tarihinde İstanbul'da doğmuş Adile Naşit... Gerçek adı. "Adela" idi. Oyunlarında ve sinema filmlerinde canlandırdığı saf, iyi yürekli “anne" tiplemesi ve kendine has kahkahası ile Türk Sinemasının unutulmaz isimleri arasına yerleşen Adile Naşit, 11 Aralık 1987 yılında, doğduğu şehir olan İstanbul’daki evinde bağırsak kanseri sonucu hayata gözlerini yummuştu. 

57 yıllık kısacık hayatına 80’in üzerinde sinema filmi sığdıran Naşit, çeşitli tiyatro oyunu ve dizilerde de rol aldı.



SAHNE İLE 14 YAŞINDA TANIŞTI

Babası Ünlü komedyen Komik-i Şehir Naşit’in ölümünün ardından okulunu bırakan Adile Naşit, 14 yaşında İstanbul Şehir Tiyatroları, Çocuk Tiyatrosu’na girdi. Muammer Karaca’nın tiyatrosunda çalıştıktan sonra, 1948-1951 yılları arasında komedyen Aziz Basmacı ve Vahi Öz ile birlikte kurdukları toplulukta tiyatro kariyerini sürdüren Naşit, 1954’te geri döndüğü Muammer Karaca tiyatrosunda 1960’a kadar çalıştı. 1961’de eşi Ziya Keskiner ve ağabeyi Selim Naşit Özcan ile birlikte kurdukları “Naşit Tiyatrosu"nun dağılmasının ardından 1963’te girdiği "Gazanfer Özcan - Gönül Ülkü" tiyatrosunda, 1975’e kadar aralıksız olarak görev aldı. Bu arada çok değerli bir başka oyuncu olan ağabeyi Selim Naşit'i de sevgiyle anmayı unutmayalım...

“HAFİZE ANA" İLE DORUĞA ULAŞTI 



Naşit, beyaz perdeyle ise 1947 yılında Seyfi Havaeri’nin yönettiği “Yara" filmiyle tanıştı. 1976’da “İşte Hayat" adlı filmdeki rolüyle Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde “En İyi Kadın Oyuncu" ödülünü kazanan Naşit’in doruğa çıktığı rol, Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz eseri “Hababam Sınıfı"nda canlandırdığı “Hafize Ana" karakteri oldu. 1978’de Uluslararası Sanat Gösterileri’nin tiyatro ve müzikallerinde rol almaya başlayan Naşit, Ertem Eğilmez ve Kartal Tibet’in çektiği güldürü filmlerinde sıkça rol aldı.


ÇOCUKLARIN “MASALCI TEYZE"Sİ OLDU

Naşit, kariyerinin son dönemlerinde ise TRT’de yayınlanan “Uykudan Önce" programını nedeniyle “Masalcı Teyze" olarak anıldı. Naşit, 1980 yılında TRT Ankara Televizyonu prodüktörlerinden İlhan Şengün’ün yapımcısı olduğu, “Uykudan Önce" isimli çocuk programında, masal ve öyküler anlattığı çocuklar tarafından büyük ilgi gördü. Duymuş olmalısınız. Geçtiğimiz günlerde kindar nesil üyelerinden biri sevgili Adile teyzemize bile kinini kustu. Onun anlattığı masallar ve attığı kahkahalar bu tipin kabusuymuş meğerse!..

Yüzümüzü güldüren ender sanatçılardan biri olan Sevgili ADİLE NAŞİT'i, 88. yaşgününde MİZAHHABER olarak bir kez daha sevgi ve özlemle anıyoruz...


Cihan Demirci - MİZAHHABER 



GEÇMİŞ ZAMAN OLUR Kİ, MİZAHHABER DEĞER...

ŞİMDİ SİZLERLE, FIRT DERGİSİNDEN ADİLE NAŞİT'Lİ İKİ KARİKATÜR PAYLAŞIYORUZ... 


Cihan Demirci'nin, FIRT dergisinin 8 Ocak 1981 tarihli, 252. sayısında "Hariçten Gazel Okuyanlar" sayfasında yayınlanmış Adile Naşit'li karikatürü... 



Altan Erbulak ustanın FIRT dergisinin 272. sayısındaki arka kapağı... 

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...


Erdoğan, HDP'nin baraj altında kalması için özel çalışma planlamaları yönünde AKP'lilere talimat verdiği konuşma ortaya çıktı. Konuşmada Erdoğan 'Markaja almak diyoruz ya, markaja alacaksınız' diyor.


SEFER SELVİ (17 Haziran 2018-Evrensel) 



"BABA"NIN ÖLÜM YILDÖNÜMÜNE DENK GELEN "BABALAR GÜNÜ"NDE BİR "BABA" YAZISI...

"BABA"NIN ÖLÜM YILDÖNÜMÜ BU YIL "BABALAR GÜNÜ"NE DENK GELDİ... EPEYDİR "BABAYI ALMIŞ" BİR TOPLUMUN EVLADI OLARAK BUNDAN 3 YIL ÖNCE, 17 HAZİRAN 2015'TE SİYASETİN "BABASI" DEMİREL GİTTİĞİNDE ARDINDAN FACEBOOK'TA YAZDIĞIM YAZIYI MİZAHHABER'DE SİZLERLE PAYLAŞIYORUM... (C.D.)

"ŞAPKA" VE "BABA" KENDİNİ KURTARDI AMA "UZUN" BİR SÜRECİN SONUNDA "BABA"YI ALAN GENE BİZİZ!..
Gözümü dünyaya açtıktan birkaç yıl sonrasında, ilkokul çağlarımla birlikte bu ülkede hep o oldu. Fikret Kızılok'un o güzelim şarkısında da dediği gibi "Süleyman hep Başbakan" dı bizim buralarda... 12 Eylül darbesiyle ara vermek zorunda kaldığı siyasete şapkasını alarak yeniden geri döndü, Dün dündü, bugün bugündü. 80'lerin sonları, 90'lar derken, toplamda 7 kez Başbakan, bir kez Cumhurbaşkanı olmuş, 10 yıl 5 ay Başbakan, 7 yıl Cumhurbaşkanlığı yapmış bu ülkede Süleyman Demirel'in bu gece yarısı 91 yaşında şapkasını da alıp bu kez tamamen gidişini öğrendik..Hani hiç ölmeyeceğini düşündüğünüz insanlar vardır, Demirel de bu toplum için onlardan biri gibiydi sanki... Ama o da gitmişti işte sonunda... Va mı bunun başka izah tarzı?..
Şöyle bir düşündüm, 37 yılı geride bırakan yazar-çizerlik serüvenimde, özellikle 70'lerin sonlarında, 80'lerde, 90'larda hep eleştirdiğim bir politikacı olmasına rağmen, kendisinden an gelip "teşekkür" mektubu bile aldığım tek siyasetçi olduğunu anımsadım. 1993 yılında "Kutsal Kelime Avcısı" adlı "Geyik Muhabbetleri Dizisi"nin 3. kitabını Bilgi Yayınevinden yayınlamıştım. Kitap diğer "Geyik Muhabbetleri" kitaplarım gibi ciddi bir ilgi görmüştü. Benden habersiz bu kitabı o dönem Cumhurbaşkanı olan Demirel'e de yollamıştı yayınevi.
Günün birinde kapımız çaldı. Kapıyı açan ve siyasi mizahla uğraşmamdan pek de memnun olmayan babam, postacının verdiği büyük sarı zarfı benden önce eline alıp, zarftaki; "Cumhurbaşkanlığı anteti"ni görünce bana; "Hah işte uğraştın uğraştın sonunda dava zarfı geldi, sana o kadar dedim Cihan" diyerek beni hepten tedirgin etmişti. Meraklı postacı arkadaşın da aşırı ilgisi altında zarfı açmış ve içinden çıkan Demirel'in kitabım için yolladığı teşekkür mektubunu okumuştum ama bir yandan da zarfın içinden düşmesi gereken mahkeme celbini arıyordu gözlerim. Babam, annem, postacı ve ben gerçekten şaşırmıştık. Çünkü dava celbi yerine Demirel'den bana gelen sadece bir "teşekkür" mektubuydu. Oysa o kitapta da onun siyasi düzenini eleştiren pek çok espri vardı. Ama Demirel espriden anlayan, espri yapabilen ve karikatürcülere pek de dava açmadan, en ağır karikatürlerine bile hoşgörü gösterebilen, renkli bir siyasetçiydi.
Tabii uzun ömrüne baktığımızda karşımıza "iki" ayrı "Demirel" çıkıyor... Bir tanesi 1965'lerde Adalet Partisinin başına geçtikten kısa süre sonra "Başbakanlık" serüveni başlayan ve ülkenin en karışık ve en karambol yıllarında ülkeyi geren bir Demirel... Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Arslan'ın idamına "evet" eli kalkmış bir Demirel, 70'li yıllardaki Milliyetçi Cephe hükümetleriyle ülkenin anasını ağlatmış ve ilerde RTE'lerin ortaya çıkması için gereken zemine ciddi katkılar sağlamış bir Demirel, "Bana sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz" gibi söylemleriyle ne denli tam "sağcı" olduğunu bize gösteren bir Demirel... Tüm bunların ardından, yaşadığı darbeler sonrasında 90'lı yıllarda daha farklı, daha olgun ve daha sakin bir portre çizen bir başka Demirel...
Sol görüşlü bir mizahçı olarak, hiçbir zaman oy vermediğim Demirel'i elime geçen her fırsatta yazılarımla ve çizgilerimle pek çok kez eleştirdim ama 90'lı yılların ikinci yarısıyla birlikte sağın-solun birbirine karıştığı, bugünlere gelmemizi sağlayan o berbat ortamda, Ecevit'in ondan daha sağcı olduğu günlere de şahit oldum. Demirel şüphesiz pek çok yanlış yapmış, çok uzun süre hayatlarımızı esir almış, an gelmiş bizi bezdirmiş siyasetçilerin başında gelir ama şu son 13 yıllık süreçte RTE gibi bir acımasızlığı en ağır şekilde yaşamış, basından atılmış, hala işsiz bir halde, sadece çocuk kitaplarıyla yaşamaya çabalayan biri olarak Demirel'i ben, bana pek çok duyguyu bir arada yaşatan, tek renkten oluşmayan bir lider olarak anımsayacağım...
Çok fazla olsa da yanlışlarıyla ama ömrünün son yıllarında yanlışlarından biraz olsun ders çıkarmasını bilmiş az sayıdaki doğrularıyla da... Sonuçta "Şapka" bu kez tamamen gitmiştir, "Baba" derseniz eh zaten ülke olarak çoktandır "Baba"yı aldığımız ve aslında usta olamamış bir "Usta(!)" acısı içinde kıvrandığımız için BABA, bu akla ziyan açık hava tımarhanesinden ansızın KENDİSİNİ bir güzel KURTARMIŞTIR!.. DÜN, BUGÜNDÜR BİNAENALEYH KALANLAR DÜŞÜNSÜN!..
(Cihan Demirci-17 Haziran 2015)

16 Haziran 2018 Cumartesi

CİHAN DEMİRCİ'DEN GÜNÜN LAFORİZMASI...

CİHAN DEMİRCİ (Laforizmalar Sayfası Facebook-16 Haziran 2018) 

#CihanDemircidenLaforizmalar

KEMAL GÖKHAN'DAN "KARGA KAFASI"...

KEMAL GÖKHAN (Karga Kafası)

Sakarya Sapanca'da ayakları ve kuyruğu kesilerek katledilen yavru köpeğin anısına...

MİZAHHABER'İN NOTU:  Sapanca'da katledilen yavru köpeğe "Zavallı" demeyi bırakın, asıl "zavallı" olan "İnsan" kılığında aranızda gezenlerdir. Sayısız kez dedik: "Doğmak yetmez insan olmaya!"... Bunların üremesine yol açanlar da, bunları sadece seyirci gibi izleyip, sadece sosyal medyada ağlayıp-sızlayıp, hayatın içinde hiçbir şey yapmayanlar GERÇEK ZAVALLIDIR ASLINDA!..


15 Haziran 2018 Cuma

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...


SEFER SELVİ (15 Haziran 2018-Evrensel) 

CİHAN DEMİRCİ YAZDI: "KUTLAYABİLENE İYİ BAYRAMLAR..."

Bayram mı dediniz?... Yitirdiğim eski bir dost gibidir benim için bayram günleri... Bayramlar benim için epeyce 70'lerde kaldı... Eh biraz da 80'lerde, 90'ların sonrasında ise tamamen hikaye... Bayram kutlamak için önce insana yakışır bir ülke sonra da anne-baba-çoluk-çocuk vb. yani AİLE olacak... Kutlayabilene iyi bayramlar elbette... Ama ben bayramları kutlamaktan çok yitirdiğim eski bir dostu anar gibi anarım... 

70'leri anlattığım, Nisan ayı sonlarına doğru yayınlanmış kitabım "70'lerde Çocuk Olmak"ta da 70'lerdeki bayramları keyifle anlattığım bir bölüm vardır. 70'lerin yani çocukluğumun o "Eski" ama bugünkü "Yeni Türkiye"den bir kaç yüzyıl daha yeni günlerinin, o benzersiz güzelim bayramlarının anısına bir kez daha sevgiyle... (C.D.)