26 Şubat 2024 Pazartesi

ÇAĞDAŞ KARİKATÜRÜMÜZÜN KURUCU VE ÖNCÜ USTALARINDAN CEMAL NADİR GÜLER HAYATA VEDA EDELİ 77 YIL OLDU!..

ÇAĞDAŞ KARİKATÜRÜMÜZÜN KURUCU VE ÖNCÜ USTALARINDAN CEMAL NADİR GÜLER'İ 77. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE BİR KEZ DAHA SEVGİYLE ANIYORUZ...


Çağdaş karikatürün ülkemizdeki en önemli kurucularından birini, bir öncü ustayı, Cemal Nadir Güler’i bundan tam 77 yıl önce, 27 Şubat 1947’de yitirmiştik... Büyük ustayı, bundan 22 yıl önce, 2002 yılında "Cemal Nadir 100 Yaşında" adlı kapsamlı kitabı hazırlayan Cihan Demirci'nin yazısıyla MİZAHHABER'de bir kez daha sevgiyle anıyoruz...
"CEMAL NADİR HÂLÂ YAŞIYOR!"



CİHAN DEMİRCİ


Çağdaş Türk karikatürünün en önemli kilometre taşlarından biri hatta birincisi olan büyük usta Cemal Nadir Güler’i bundan tam 77 yıl önce 27 Şubat 1947’de üstelik henüz 45 yaşındayken yitirmiştik. Cemal Nadir de tıpkı Nazım Hikmet gibi 1902 doğumludur. Çökme aşamasındaki sancılı bir Osmanlı İmparatorluğu dönemi. Tam çocukluk yıllarına girdiğinde yani 1914’te 1. Dünya Savaşı patlar. Derken 1. Dünya Savaşı ardından Kurtuluş savaşı yıllarına ve kurulma sancıları çeken bir cumhuriyete denk gelen ilk gençlik yılları. Ardından, gençlikten olgunlaşmaya doğru geçtiği bir dönemde bu kez 2. Dünya Savaşı yaşanır ve 2. Dünya savaşının o sıkıntılı yokluk, karne günleri içinde bulur bu kez kendini. Sonuçta savaşın bitiminden 2 yıl sonra da yaşamını yitirir! Yani 45 yıllık kısa ömrüne 2 dünya, bir kurtuluş savaşıyla, bir cumhuriyetin kuruluş dönemi denk düşer. Bir insan ömrüne iki dünya, bir kurtuluş savaşı düşmesi ve o ömrün sadece 45 yıl olması bile başlı başına müthiş bir durumdur.

Bundan 22 yıl önce, 2002 yılında 100. doğum yılı anısına, “Cemal Nadir 100 Yaşında” adlı oldukça kapsamlı bir kitap hazırlamıştım büyük usta için. Cemal Nadir'e yakışacak kapsamdaki bu kitabı Cemal Nadir Güler ustanın 100. yaşı anısına Karikatürcüler Derneği yayınlamıştı. 

O dönem Karikatürcüler Derneği'nin genel sekreteriydim ve dernek olarak bir yıl boyunca süren etkinliklerle anmıştık Cemal Nadir ustayı.

Bu etkinliklerden birinde Ferit Öngören şu ilginç saptamayı yapmıştı: “Bunca çok şeyi, çok az bir zamana sığdıran Cemal Nadir’in yaşamı o kadar kısa sürmüş ki, en kısa ay olan Şubat’ın bile 28’ini çıkartamayıp 27’sinde göçüp gitmiş ne yazık ki!..”

Gerçek bir öncüydü

Cemal Nadir Güler her şeyden önce, “öncü” bir sanatçıdır. Yokluk ve çile içinde geçen kısacık hayatında pek çok ilklere öncülük etmiştir. Ülkemizdeki “ilk yerli bant-karikatür tiplemesi” olan “Amcabey” tipi bu özelliğiyle de karikatür sanatımızda ayrı bir önem taşır. Amcabey’in dışında; Akla Kara, Dalkavuk, Dede ile Torun, Yeni Zengin, Salomon, İyimserle Kötümser gibi daha pek çok tip yaratmıştır. 

Sadece 19 yıllık bir profesyonel çizerlik yaşamı olabilen Cemal Nadir, kendisinden önce tipik bir salon sanatı halinde seyreden, halka uzak duran karikatürü, salondan çıkararak halkın ayağına getiren, geniş kitlelere karikatürü sevdiren ilk büyük ustadır. Pek çok karikatür albümü yayınlanan Cemal Nadir, karikatür üzerine pek çok konferans da vermiştir. 

Bu konferanslar ülkemizde daha önce benzerleri pek görülmüş şeyler değildir. Bu konferansların çoğunun halkevlerinde gerçekleşmesi nedeniyle söyleşilere halkın katılımı da çok fazla olmuştur. Karikatür üzerine yaptığı konuşmalarda kalabalıktan izdiham yaşanmıştır.


Cemal Nadir gazetelerdeki “günlük” karikatürün de öncülüğünü yapmıştır. Gazetelerimizde düzenli “günlük” karikatür kullanılması onun çabalarıyla başlamış ve ilk kez onun çabalarıyla “gazete karikatürcülüğü” denilen alan ciddi bir oluşum sürecine girmiştir. Bu anlamda da "öncü" bir yanı vardır.
Cemal Nadir, bu yönüyle de ülkemizde karikatürü halkla bütünleştiren, halkın yaşamına karikatürü sokan “ilk çizer” olmuştur. Genç çizerlere ilgi gösteren, onların karikatürlerini yayınlayan, onlara fırsat veren ilk usta da gene o’dur.

Cemal Nadir’in genç çizerlere olan ilgisini ve karikatürü halkla bütünleştirmesi durumunu yıllar sonra ardından gelecek olan Oğuz Aral ustamız, ondan aldığı ışıkla devam ettirmiştir bu topraklarda.


Cemal Nadir Güler usta, 15 yıl çalıştığı Akşam gazetesini (1928-1943 arası) bıraktıktan sonra ömrünün son dört yılını Cumhuriyet gazetesinde (1943-1947) çizerlik yaparak noktalayan Cemal Nadir daha önce de belirttiğim gibi zor şartlar içersinde yaşamıştı. 

Bu şartlar öylesine zordu ki, bu büyük usta, Bursa’dan İstanbul’a ilk gelişinde yaşadığı yoğun maddi sıkıntılar yüzünden ilk çocuğunu kucağında yitirmişti. 

1943’te Cumhuriyet gazetesine geçme nedenini o vakit arkadaşı Avni İnsel’e bakın nasıl açıklıyor: “Dar yakalı elbiseler giydiğim halde iki yakamı bir türlü bir araya getiremiyorum. Şu yokuş Yunus Nadi gibi birkaç babacan patrona daha sahip olsa Babıali gazetecilerin Darülacezesi olmaktan kurtulur!”

Büyük ustayı ölümünün 77. yılında bir kez daha sevgiyle anıyor ve diyorum ki: “45’inde ölmüş olsa da Cemal Nadir Güler, bugün 122 yaşında yaşıyor ve hala bizimle!.”

(Cihan Demirci-MİZAHHABER-27 Şubat 2024)



CEMAL NADİR'DEN KARİKATÜR ÖRNEKLERİ...


























Cihan Demirci'nin çizgisiyle
CEMAL NADİR GÜLER...




Cemal Nadir'in ölümü ardından AKBABA KAPAĞI...




Döneminin diğer büyük ustası RAMİZ'in çizgisiyle CEMAL NADİR GÜLER...



Sururi'nin çizgisiyle CEMAL NADİR GÜLER...


25 Şubat 2024 Pazar

BÜYÜK USTA SABAHATTİN ALİ 117 YAŞINDA!..



Sabahattin Ali, 25 Şubat 1907 tarihinde doğmuş... Sadece 41 yıl yaşayabilmiş, 1948'de karanlık bir cinayete kurban gitmiş, bir büyük yazar, bir büyük şair ve bir büyük mücadele aydını... Sabahattin Ali'nin bu ülkede "siyasi mizah"ımıza da çok önemli katkısı olmuştur. Siyasi Mizah tarihimizin bugüne dek en çok dava ve hapis cezası yüzü görmüş, en muhalif mizah yayını olan MARKOPAŞA'yı çıkaran 3 kişiden biridir o... MARKOPAŞA, mizah yayıncılığımızın en cesur, en yürekli mizah yayını olarak tarihteki yerini almıştır!. 

Evet o mizahçı değildi, şair ve yazardı ama 1946-1947 yılları arası Aziz Nesin ve Rıfat Ilgaz’la birlikte; Markopaşa, Malum Paşa, Merhum Paşa, Öküz Paşa gibi adı sürekli değişmek zorunda kalan siyasal mizah dergilerini çıkardı. Bu dergilerdeki dördüncü isim de çizer Mim Uykusuz'du.... Ancak, bu gazeteler dönemin tek parti iktidarının baskılarıyla karşılaştı, dergilerin isimlerindeki “Paşa” ifadesiyle Milli Şef İsmet Paşa ile alay edildiği iddiası ile kapatıldı sürekli davalar açıldı… 


Sol tarafta, 80'li yıllarda tanıma fırsatı bulduğum, büyük bir portre ve çizgi ustası olan gazete ressamı Faruk Geç ustanın çizgisiyle harika bir Sabahattin Ali portresi görüyorsunuz...


1932'de, henüz 25 yaşındayken Konya ve Sinop Cezaevlerinde yatan SABAHATTİN ALİ, 1948 yılında da Paşakapısı cezaevinde üç ay daha yattı… Çıktıktan sonra zor günler geçirdi, işsiz kalıp, yaz  acak yer bulamadı. Baskılardan uzaklaşmak için yurt dışına gitmeye karar verdi ancak kendisine pasaport bile verilmedi. 

Yasal yollardan yurt dışına çıkma olanağı bulamayınca da Bulgaristan’a kaçmaya karar verdi ama o kaçıracak olan Ali Ertekin adlı Ordudan atılmış olan bir astsubay tarafından öldürüldü,, cesedi 4 Nisan 1948'de bulundu. Ali Ertekin sadece 4 yıl ceza aldı ama afla çok kısa süre sonra çıktı. AMA BU CİNAYET DE PEK ÇOK SİYASİ CİNAYET GİBİ HEP KARANLIK KALDI, AİLESİ ASLINDA EMNİYETTE İŞKENCE GÖREREK ÖLDÜĞÜNÜ İDDİA ETTİ… 

SABAHATTİN ALİ'nin pek çok şiiri şarkı olarak bestelendi, öyküleri ve romanları tiyatroya ve sinemaya uyarlandı. Çağdaş Türk öykücülüğünün seyrini değiştiren kalemlerden biri oldu. Daha üreteceği pek çok şey varken, yaşadığı baskı ortamından kurtulma mücadelesi sırasında, çok erken bir yaşta, karanlık bir cinayetle dünyaya veda eden büyük usta Sabahattin Ali'nin 117. YAŞINA SELAM OLSUN... 


(Bu metin: Cihan Demirci'nin "Siyasi Mizahın 600 Yılı Aşan Engelli Koşusu" adlı belgesel sunumundan alınmıştır... )





Sabahattin Ali öldürüldükten aylar sonraki dönemin Tan gazetesi 
(12 Ocak 1948)


SABAHATTİN ALİ (25 ŞUBAT 1907-2 NİSAN 1948)



24 Şubat 2024 Cumartesi

ERCAN AKYOL KARİKATÜRÜ...



 KARİKATÜR: ERCAN AKYOL 

(Ercan Akyol'un Facebook Sayfasından alınmıştır.)

#ErcanAkyol 

23 Şubat 2024 Cuma

PORTRE USTASI BURSALI ÇİZER TAYFUR ŞAPOLYO'YU YİTİRDİK!..




Uzun yıllar Bursa'da gazetelerde grafikerlik yapan, çizerlik yapan Bursalı portre ustası, çizer-ressam Tayfur Şapolyo kalp krizi geçirerek yaşamını yitirdi. Tayfur Şapolyo'nun adı Bursalı çizerlikle özdeş hale gelmişti. Bir dönem 5 dakikada 5 liraya portre resim çizimi yaparak Türkiye'de adından söz ettirmişti. Tayfur Şapolyo son olarak Bursa'da yayınlanan "Yeni Marmara" gazetesinin birinci sayfasına karikatür çiziyordu. Zamanında karikatürcülüğe Gırgır mizah dergisinin "Çiçeği Burnunda Çizerler"inden biri olarak başlamış bir kuşağın karikatürcüsüydü. 

Emekçi çizer-ressam Tayfur Şapolyo'nun ruhu şad olsun, ailesine, karikatür ve mizah dünyasına başsağlığı dileriz... (MİZAHHABER)  




Tayfur Şapolyo'dan karakalem portre çalışması... 



Tayfur Şapolyo'nun 2009 yılında MİZAHHABER'de yayınlanmış bir seçim karikatürü... 

22 Şubat 2024 Perşembe

20 Şubat 2024 Salı

İSHAK ÖZTÜRK KARİKATÜRÜ...

"VATANDAŞ İNTİHARIN EŞİĞİNDE!.."


 
KARİKATÜR: İSHAK ÖZTÜRK 
(Facebook Sayfasından alınmıştır...) 

11 Şubat 2024 Pazar

SPOR KARİKATÜRCÜSÜ MESUT YAVUZ'U YİTİRDİK!..


MİZAHHABER - Spor basınında, özellikle de Milliyet'ye uzun yıllar çizdiği karikatürlerle spor karikatürcülüğüne katkı sağlayan Mesut Yavuz'u yitirdik. 

Mesut Yavuz'un vefatını, üyesi olduğu Spor Yazarları Derneği Başkanı Oğuz Tongsir duyurdu.

Tongsir, şu ifadeleri kullandı: "40 yıllık dostumuz, spor karikatürsti, TSYD üyesi MESUT YAVUZ'u kaybettik. Üzüntümüz sonsuz. Allah rahmet eylesin."

Tongsir, daha sonraki paylaşımında da Mesut Yavuz'la ilgili cenaze bilgilerini şöyle paylaştı:


"Spor Karikatüristi TSYD uyesi MESUT YAVUZ'un cenazesi yarın (12 Subat Pazartesi) Levent camiinde kılinacak ögle namazından sonra Zincirlikuyu mezarlığında toprağa verilecektir. Allah rahmet eylesin. Camiamızın başı sağolsun."



Mesut Yavuz çizgisiyle 1977 yılının A MİLLİ TAKIM KADROSU... 


MİZAHHABER adına Cihan Demirci, Mesut Yavuz'la ilgili şu satırları ekledi: 

"Ülkemizde spor karikatürünün büyük ustası olan Altan Erbulak ağabeyimizin erken yaşta vefatının ardından bu anlamda bir kulvar açmış olan Milliyet gazetesinde, akrabası olan büyük usta Bedri Koraman'ın da büyük destekleriyle Mesut Yavuz'u karikatürcü olarak gördük. Yandaki fotoğrafta; Mesut Yavuz, Karikatürcüler Derneği başkanı Metin Peker ve Bedri Koraman derneğin bir gecesinde görülüyor. Milliyet'te çalıştığım dönemde zaman zaman Bedri ağabeyin odasına gittiğimiz anda, Mesut Yavuz çıkardı bazen karşımıza. Bedri ağabeyi de andırırdı biraz. Mesut Yavuz ustası saydığı Bedri Koraman'ın Milliyet'teki çizgilerine de yardımcı olurdu, onun asistanlığını yapardı adeta. Bizde spor karikatürüne emek veren azdır. Daha öncesine dönecek olursak; 1982'lerde Güneş gazetesi çıktığında spor sayfasına kısa sürede olsa ben de spor, spor deyince de tabii ki ağırlıklı futbol karikatürü çizmiştim. Hatta Gırgır-Fırt kökenli Necdet Şen arkadaşımız da o dönem Güneş'te spor sayfasında çizerdi. Bedri ağabey o zaman da Güneş'in baş karikatürcüsüydü ve yanında bu alanda pişmeye başlayan akrabası çizer, sevgili Mesut Yavuz vardı ve ilk kez orada tanıştık Mesut Yavuz'la. Spor karikatürü gibi az sayıda insanın emek verdiği bir alanda karikatürler çizdi, portre çizerliği de yaptı, çok sevdiği, özendiği, büyük usta sevgili Bedri ağabeyle buluştu, ruhu şad olsun..."


Mesut Yavuz'un çizgisiyle FENERBAHÇE... (Milliyet Gazetesi Takım Posteri)


Mesut Yavuz'un çizgisiyle GALATASARAY... (Milliyet Gazetesi Takım Posteri)


Mesut Yavuz'un çizgisiyle BEŞİKTAŞ... (Milliyet Gazetesi Takım Posteri)





MESUT YAVUZ'UN ÇİZGİSİYLE FENERBAHÇE KALECİSİ RÜŞTÜ RENÇBER...


MİZAHHABER HABERLERİNİ 
KAYNAK GÖSTERMEDEN KULLANMAYINIZ...