
Zafer Temoçin'in 7 Temmuz 2008 tarihinde Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...

Zafer Temoçin'in 7 Temmuz 2008 tarihinde Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...

Musa Kart'ın 7 Temmuz 2008 tarihinde Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü.
AZİZ NESİN (1915-1995)
Bugün 6 Temmuz 2008 Pazar... Bundan 13 yıl önce 5 Temmuz'u 6 Temmuz'a bağlayan gece yarısı onu Çeşme'de yitirmiştik... Sabahtan beri gazetelere göz atıp duruyoruz... Belki de biz göremedik... Ama karşımıza onun ölüm yıldönümüyle ilgili tek satır çıkmadı ülkenin artık sürekli yaşadığı manyak bir gündem nedeniyle... Yaşadıklarımıza yıllarca "TAM AZİZ NESİN'LİK BİR HİKAYE" dedik durduk ama bugünlerde yaşadığımız abuklukların Aziz Nesin gibi bir büyük ustanın hayal gücünden bile öteye paranoyak bir yol aldığı acı bir gerçek... Mizah edebiyatımızın bu özgün çınarı, aslında 80 yaşında "DİMDİK" bir duruşla aramızdan, yapacağının FAZLASINI yaparak ayrılarak bir yerde kendini kurtardı belki de... Çünkü onun gittiği 1995'lerden beri bu ülke mizahı da çok gerilere attı... Zaten kendini "GERİYE" ve "GERİCİYE" atıp teslim etti mizahın artık bir halta yaramadığı bu şizofrenik ülke... Şimdilerde kafayı hepten sıyırmakla uğraşan, her geçen gün daha sıyrık bir görüntü çizen bu ülke, belki de bu nedenle AZİZ NESİN ustasını da unuttu epeydir... Ölüm yıldönümlerinde bile bizim gibi, onun açtığı yoldan hala inatla yürüyen mizah çılgınlarının dışında pek kimse kalmadı adını anımsayan...
80'li yıllardan bir Aziz Nesin'li anı... Tarih: 19 Ocak 1984...Aziz Nesin'in Güldürü Üretim Merkezi yazar kadrosuna katılması nedeniyle Pera Palas'ta Aziz Nesin onuruna verilen kokteylde Aziz Nesin usta, Güldürü Üretim Merkezi kadrosundan 5 mizahçıyla... En soldan sağa; Sunder Erdoğan- Kemal Can- Aziz Nesin- Cihan Demirci- Veysel Öktem ve Aydın Gündüz... (Cihan Demirci ARŞİVİ)
Aziz Nesin'i anımsadığı anda UTANMASI gerekecek aslında çoktandır utanmasını bile yitirmişlerin iktidarını yaşayan bu ülke... Bu ülkenin kokuşmuş düzeni onu hapislere attı, süründürdü, çile çektirdi ve nihayetinde 2 Temmuz 1993'te yobaz zihniyet onu Sivas'ta yakmaya bile çalıştı... O zihniyet bugün çok daha güçlü, çok derin kökler salmış vaziyette, hukukun da epeydir işlemediği, asla ve asla "laik" bir toplum olamamış bu akla ziyan coğrafyaya... O zihniyet aslında bugün ülkeyi teslim almış durumda.
Her türlü baskıya-zulme üretmenin gücüyle direndi büyük usta. Müthiş bir tempoyla yazdı, üretti, üretti... Kitapları geniş halk kitlelerine, müthiş satışlara ulaştı... Mizahın, gülmecenin "muhalif" yüzünün ne olduğunun dersini verdi Türk toplumuna...
Hep dimdik durdu. Hep dimdik konuştu. Eğilmedi. Bükülmedi. Her daim daha inançlı oldu dinci takımından...İkiyüzlüler toplumuna "Mizahçı"nın duruşunun nasıl olması gerektiğini gösterdi... Geride yüzleri aşmış kitap ve sapasağlam bir Nesin Vakfı bıraktı... O şimdi kendi vakfında yatıyor, üzerinde çocukları yetişiyor, bu herkese nasip olmaz... Onun geride bıraktığı mizahçı takımı bugün kendi içinde birbiriyle didişmekle meşgul... Birkaç mizah dergisinin, birkaç yürekli karikatürcünün ve bir kaç internet sitesinin çabası dışında muhalif mizahın en kötü dönemi yaşanıyor 2008 yılının Dinci Faşizme batmış Türkiyesinde...
Bir Aziz Nesin'li fotoğraf daha... Tarih:17 Haziran 1995... Aziz Nesin'in ölümünden kısa bir süre önce onunla İzmit'te bir söyleşi ve imza gününe katılan Cihan Demirci, bu etkinliğin öncesinde, o gün 41 derece ateşle orada oturmakta olan Aziz Nesin ustasıyla İzmit'in Keltepe'sinde... Fotoğraftaki diğer iki kişi ise; Aziz Nesin'in yanında, son dönemde en yakınındaki isim olan Ayben hanım ile o dönemin Saraybahçe belediye başkan yardımcısı... (Cihan Demirci ARŞİVİ)
Yapacağını fazlasıyla yapmış olmanın iç huzurunu yaşayan bir büyük usta, bir dünya mizahçısı 13. ölüm yıldönümü olan bugünde, yukarlardan iç geçirerek bakıyor olmalı şizofrenik ülkesine... Yukarlardan baktığı, uğruna müthiş bir kalem mücadelesi verdiği o ülke, aradan geçen onca yıldan sonra hala aptallık ötesinde yol alıyor hem de şimdilerde "duble" yol alıyor...
MİZAHI ADAM YERİNE KOYMAYAN EDEBİYATÇI TAKIMINA MİZAHIN EDEBİYATTAKİ GÜCÜNÜ GÖSTERMİŞ, HER DAİM AKLIMIZA SESLENMİŞ, MİZAHIMIZIN BÜYÜK USTASI AZİZ NESİN'İ 13. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ...

İ. Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...


Sevgili Kandıralı şöyle devam ediyor yukardaki çalışmasını yolladığı mektubunda; "... MH'de çizgilerimi yayınladığınız için sonsuz teşekkürler ederim.. İnanın bunun benim gözümdeki değeri sizin düş gücünüzün ötesindedir.. Anlayabilmek icin yurt dışında yaşamak gerekir." Asıl biz teşekkür ederiz sevgili Gülek Kandıralı... İyi ki varsınız...Bu mütevazı blog şahsınızda; kendisine ilk günden bu yana katkı sağlayan, bu karanlık günlerde üretmekten yana korkusu olmayan bütün YÜREKLİ DOSTLARA bir kez daha teşekkür eder...
MİZAHHABER'in 1. yaşına bir kutlamada, Çizgi Roman Okurları Platformu ÇROP'tan geldi... Çizgi Roman tutkunlarının internetteki blog adresi olan "Çizgi Roman Okurları Platformu; "ÇİZGİ ROMAN OKURLARI OLARAK ÇİZGİ ROMANLI KUTLAMA YAPMAK İSTEDİK!NİCE SENELERE...!!!" diyerek ana sayfalarına yandaki çizgi roman karelerini koymuşlar. ÇROP ekibine çok teşekkür ediyoruz. Onlar sadece çizgi romana değil mizah ve karikatür dünyasına da yer veriyorlar. Ancak çalışma bu boyda konduğu için sizlere bundan büyük iletemedik. ÇROP'çuların blog adresini bir kez daha verelim: http://cizgiromanokurlariplatformu.blogspot.com
- Ergenekon treni geçti geçecek diyorlar bir türlü geçmedi gitti be kardeş...- Ergenekon operasyonunun başlangıcı sayılan, Ümraniye'de ele geçirilen bombalar meğerse çoktan imha edilmiş... Bunlar öyle acemi ki allah bilir beklediğimiz treni de havaya uçurmuştur bilader!..

İ. Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...



Latif Demirci'nin 3 Temmuz 2008 tarihinde Hürriyet'te yayınlanan karikatürü iddianamesi ya da senaryosu 1 yılı aşkın bir süredir hala hazır olmayan Ergenekon soruşturmasının giderek ilkel bir "Saklambaç" oyununa dönüşmesini hicvediyor...


Zafer Temoçin'in 3 Temmuz 2008'de Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...
Ankara'daki Karikatür Vakfı Galerisinde 26 Haziran'da açılan Muhammet Şengöz ve Yuriy Kosobukin karikatür sergileri 26 Temmuz'a dek açık kalacak... Ayrıca Karikatür Vakfı Nezih Danyal yönetimindeki "KARİKATÜR KURSLARI" da Cumartesi günleri 14.00-17.00 arasında Karikatür Vakfında sürüyor... Tel: 0312-229 84 83 Adres: Kumrular Caddesi No:26/A Kızılay-ANKARA... Bu arada geçtiğimiz günlerde annesini yitiren sevgili Nezih Danyal'a başsağlığı DİLİYORUZ...

Uykusuz mizah dergisinden yollanan, yukardaki kapakla birlikte MİZAHHABER'e ulaşan mailde şöyle yazıyor: "Uykusuz dergisi bu haftaki kapağını toz duman arasında gümbürtüye giden elektrik zammına ayırdı."
Hangi zam karambole gitmedi ki arkadaşlar? Türk insanının en önemli besin aracı müthiş bir zamla daha geçen ay 500 kuruştan 850 kuruşa çıktı, KİMİN GIKI ÇIKTI BU ÜLKEDE?.. AKP iktidarı dünyanın en acemi senaristleri tarafından yazıldığı görülen en kötü dizi film olan "Er-KENE-Kon" senaryosuyla insanların kafalarını her geçen gün daha da allak-bullak ederken bu arada zamları da en acımasız şekilde geçirdikçe geçiriyor!.. Hukuku sadece kendisi için isteyen, muhalefetin "m"sini bile ortada bırakmayan bu baskıcı, bu FAŞİST iktidara karşı, gün bütün mizahçıların, mizah dergilerinin, mizah sitelerinin MUHALİF MİZAH YAPMA GÜNÜDÜR!..


2 TEMMUZ 1993
Bir otelin önünde gördüm sizi
Kapkaraydı, ateşten başka ışık görmemiş yüzleriniz
Ağzınızdan yüzlerce yıllık salyalar akıyordu
Ellerinizde belediyeden size armağan kaldırım taşları
Parça parça ettiniz önce bütün camları
Ve onlarca asker, yitik yüzlerle sizi seyrediyordu
Azdıkça azıp, kudurdukça kudurdunuz
Bağnazlığın, yobazlığın doruklarındaydınız
Kustuğunuz kinden alev aldı insanlık
Benzin dökerek ateşe verdiniz
Mağara devrinden kalma çığlıklarınızla
Yaktınız, yıktınız, yok ettiniz
Bir otel dolusu aydınlık insanı
Kan bürümüştü dinbaz gözlerinizi
Yaktıkça, yok ettikçe alkışlara boğuldunuz
Çevrenizi saran katliam kardeşlerinizce
Ve onlarca asker, yitik yüzlerle sizi seyrediyordu
Sadece askerler mi?
Koskoca bir ülke seyretti sizi o gün
O gün, bugündür bu ülke
Sizi o gün seyredenlerin ülkesi değildir
Cihan DEMİRCİ
(2003'te yazılan bu şiir, üç ayda bir çıkan Forum-Edebiyat dergisinin Temmuz ayında çıkan sayısında da yayınlandı...)


***
Neo-Liboş küresel sermaye düzeninde darbeleri artık "PAŞA"lardan beklemeyin!.. İMZA: KASIMPAŞA KIYILARI TERSANE...
***
"İKİNCİ CUMHURİYET" dediler adlarına... Ama takke gibi düştü birden "İKİNCİ"nin ilk harfi ve kaldı geriye: "KİNCİ CUMHURİYET"
***
Geriye dönüşüm safhaları:
1923 Cumhuriyeti...
İkinci Cumhuriyet...
Kinci Cumhuriyet...
FİNALDE: Dinci Cumhuriyet...
***
Pikniğe gider gibi yapılan mitinglerle kurtulmamıştır hiçbir ülke... Üstelik artık pikniğe bile gidemiyorsun, zira her yanın KENE!..
***
1923 Cumhuriyetine yapışan tezgahın adı:
ERKENEKON
***
Kendi dilinde bir ezan bile dinleyemeyen bir halkın kendi CENAZE NAMAZINI kılma saatidir!..
***
Hayat dediğin futbol maçı değil hiçbir zaman laik olamamış halkım...Son dakikalarda kurtaramayacak seni nöbetçi golcü Semih... Zira o da büyük olasılıkla son dakikada namazda olacak!..
***
Sen yandın... Ben yandım... Sonuçta karanlık daha da arttı... Çünkü onlar sürüler halinde hep yan çizdiler!..


CİHAN DEMİRCİ
"SİVAS" İÇİN ÇİZDİ


2 Temmuz.. Türkiye'nin gözleri önünde.. 
Tarih 1 Temmuz 2007 idi... Mizaha ve mizahçıya pek de iyi gelmeyen, pek çok mizahçıyı yitirdiğimiz, Sivas vahşetini yaşadığımız Temmuz ayına yeni adım atmıştık... Mizahçının medyada daha da yalnız bırakıldığı, mizahın daha da geri düştüğü, mizahçının giderek kendi sorunlarına bile sahip çıkmadığı bir dönemin içindeydik... İnternette eksikliğini hissettiğimiz bir blogu 1 TEMMUZ 2007 tarihinde yayına soktuk... İlk 3 ayımızda Erdem Taner arkadaşımızın özellikle de teknik desteğiyle inandığımız yolda yürümeye başladık. MİZAHHABER, 1. yılın sonunda pek çok çizerin ve mizahçının desteğiyle, bizzat karikatür ve haber yolladığı sağlam bir çizgide yürüyüşüne devam ediyor.
Yayına başladığımız ilk gün Posta gazetesinde işten atılan Erdal Alay arkadaşımızın özel haberini iletmiştik size. Bu haberi 3 Temmuz 2007'de Emre Ulaş arkadaşımızın Radikal gazetesinde işten çıkarılması haberi izledi. Bunlar Mizahhaber gibi mütevazı bir blogun özel haberleriydi. Amacımız mizah dünyasından medyanın yüz vermediği ve vermeyeceği haberleri yapmak, bunları hem mizahçılarla hem de mizahseverlerle paylaşmaktı. Mizahçının bu anlamda sesini duyuracağı bağımsız ve özgür bir haber platformu yaratmaktı. Karikatür yarışmaları üzerine bugüne dek yapılmamış düzeydeki yazışmalar ve pek çok çizer görüşü de buna dair bir örnektir sadece... Bir yıl boyunca bu iki haber gibi pek çok özel haberi sizlere sunduk. Bu özel haberleri bize bizzat yaşayanlar kendileri ilettiler. Derken gazetelerden seçtiğimiz günlük-güncel karikatürleri yayına soktuk. Bu karikatürlerin çizerleri arkadaşlarımız bir süre sonra özel işler çizerek MİZAHHABER'e katkı sağlamaya başladılar...
Mizaha sahip çıkmak dışında hiçbir maddi beklentisi olmayan Mizahhaber, bir yıl boyunca gün sektirmeden sizlere haber, yorum ve karikatür iletti. Sadece Ekim 2007'de yaşadığımız bir teknik bir suistimal nedeniyle yayınımıza bir ara yaşadık. MİZAHHABER, birinci yılın sonunda sadece mizahçıların, karikatürcülerin değil özellikle de bu blogu düzenli takip eden mizahseverlerin ilgisiyle ayakta duruyor.
Kendi zihniyetinden olmayanları yok etmek üzerine dinci ve faşist bir düzen kuran ve ülkeyi 6 yıldır adeta dümdüz eden AKP iktidarına karşı MİZAHIN MUHALİF BİR GÜÇ olduğunun altını çizen ve ilerici çizgisinden sapmadan yayınını sürdüren MİZAHHABER, internet aleminin bir başka yüzünü de gösterdi hepimize... Son dönemde mizahı muhafazakarlığa-gericiliğe sahip çıkmak zanneden, mizahı iktidar şakşakçılığıyla karıştıran tutucu bir zihniyet her yeri olduğu gibi interneti de elegeçirme yolunda. Bu anlamda adına kadar taklit edilen Mizahhaber, iş "ilerici" çizgisine gelince nedense pek "taklit" edilemiyor. Sivas katliamının tarihinden bir gün önce yayına girmemiz bu anlamda bir tesadüf değildir. Temmuz ayı bu ülkenin yangın ayıdır. Bu ülkeyi yüzyıllar öncesinin dinbaz karanlığına boğmak isteyen YOBAZ ZİHNİYETİNE karşı bizim panzehirimiz MİZAHIN AYDINLIK VE İLERİCİ YÜZÜDÜR... Bu yüzü son zamanlarda Salih Memecan bayraktarlığında "İKTİDAR YALAKALAĞI"na çevirmek isteyenlerin bulunduğu kapla MİZAHHABER'i karıştırmayınız. Kimin neyi ve neden haber yaptığına dikkat edin...
MİZAHHABER, birinci yılını 100 bine yaklaşan bir tıklamayla tamamlıyor. (ki numaratörümüz epeyce devre dışı kalmışken) Sizlerden daha çok katkı beklediğimizi bir kez daha iletelim. Bu blog mizahı muhalif bir güç olarak gören, yolu aydınlığa bakan, komplekslerini yenmişlerin blogudur... Zaman zaman içindeki anlaşılmaz kini kusan bir -iki yeteneksiz kompleks sahibinin dışında MİZAHHABER sizlerin ilgisi ve sevgisiyle yayınını sürdürüyor. Aslında karikatürcülerin birbirleriyle mesleki sorunları tartışması ve haberleşmesi adına açılmış olan ama bu işlevden çok kompleks ve kin kusma yeri haline gelen karikatürcüler yahoo-grup'taki birbirinden seviyesiz kara çalmaları, çamur atmaları, sarhoş mavralarını görünce MİZAHHABER'i yapmış olmamıza bir kez daha sevindik... Bu anlamsız kin kusmaların, kompleks dolu yazışmaların hep dışında durduk... Bu ülke insanı birbirine zaten yeterince düşmanken yeni düşmanlara ihtiyacımız yok diyerek seviyesini yitiren, hakaret meydanı haline gelen bu grubun dışında kaldık.
Üzerimize korkunç bir karanlığın bastığı, halkın yüzde 90'nından fazlasının uyuduğu- uyutulduğu bir ülkede bizi "UYANIK" tutacak tek güç olan mizaha sımsıkı sarılmazsak yakında sesimizi tamamen kesecekler bunu unutmayalım...
Sivas Katliamının 15. yılı nedeniyle yarın yayına koyacağımız özel bölüm için çizgilerinizi, yazılarınızı bekliyoruz...mailimiz belli: mizahhaber@gmail.com
Mizahımızın özgür ve bağımsız sesi MİZAHHABER'e, 1 yıl boyunca mailleriyle, telefonlarıyla, gönderdikleri mizah malzemeleriyle canı-ı gönülden destek olan tüm dostlara çok teşekkürler...YAŞASIN BİZİ AYAKTA TUTAN MİZAHIN O BULUNMAZ MUHALİF, ÖZGÜR VE BAĞIMSIZ GÜCÜ!..
MİZAHHABER
Zafer Temoçin arkadaşımızın 1 Temmuz 2008 tarihinde Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü de tıpkı Mustafa Bilgin'in çizimi gibi son Karabük vakasıyla ilgili... 2002 yılının sonlarından beri ülkeye çöreklenen, tepemizde dinci bir faşizmle oturan AKP iktidarının Latife Tekin vakası aslında 6 yıldır pek çok yazarın başına geliyor. Zaman zaman böyle anımsıyor ama sonra unutuveriyoruz!!! Sivas'ı yaratan zihniyeti sadece 2 Temmuz'lar geldiğinde anımsamayalım arkadaşlar, bu zihniyet bugün iktidardır ve bizler bu "ÖLÜMCÜL" zihniyeti 365 gün boyunca aklımızda diri tutmalıyız... 
İ. Bülent Çelik'in Vatan gazetesinde yayınlanan karikatürü...

Musa Kart'ın 1 Temmuz 2008'de Cumhuriyet'te yayınlanan karikatürü...
Mustafa Bilgin'in 1 Temmuz 2008'de Cumhuriyet'te yayınlanan çizgi bantı...
YAŞAR FIRAT
ABDÜLKADİR DEMİRHİNDİ