Musa Gümüş gibi sadece mesleki yeteneğin üst düzeyde olması anlamında değil, insan kalitesi, mütevazı duruş anlamında da öylesine severdim ki, onun ani gidişinin şoku ben de hala sürüyor. Üstelik onunla yaşamını yitirdiği 1 Nisan 2025 tarihinin bir kaç gün sonrasında Alanya'da yıllar sonra yeniden başlayan Uluslararası bir karikatür yarışmasının jürisinde de birlikte olacaktık ve bu sayede epeydir birbirini yüz yüze görememiş iki dost arkadaş olarak bir araya gelecektik ama hayat izin vermedi, Zaten onsuz bir yarışma da sonrasında bize hayretmedi ne yazık ki!..
İlk kez 1981 yılında Ses-Atmaca mizah ekine Gaziantep'ten mektupla yolladığı karikatürlerle tanıyan, sonrasında 42 yılı bulan bir arkadaşlığı-dostluğu-meslektaşlığı paylaşan, bu süreçte onunla en ufak bir sorun bile yaşamayana biri olarak onu şakanın ve mizahın günü olan 1 Nisan'da yitirmek de başka bir acı yarattı ben de... Musa kardeşimi-arkadaşımı 1 Nisan'da MİZAHHABER'de özel bir yazıyla anacağım ama çok özlenecek arkadaşlar arasındaki yerini ne yazık ki aldı, ta ki biz de gidene dek, anısına yürekten sevgiyle derken sizlerle MİZAHHABER'de bu serginin açılacağı Kadıköy Karikatürevi'nin metnini aşağıda paylaşıyorum...
Cihan Demirci (MİZAHHABER)
Kadıköy Karikatürevi'nde serginin duyurusunda yer alan metin şöyle:
Musa Gümüş’ün çizgileri, yalnızca estetik bir ifade biçimi değil; düşünsel bir duruşun, dünyayı anlama ve sorgulama çabasının izlerini taşıyan bir ışık yoludur. Onun çizgileri güldürürken düşündüren, düşündürürken rahatsız eden; ancak hiçbir zaman umutsuzluğa teslim olmayan bir anlatı kurar. Yaşam, özgürlük, adalet, barış, insanlık onuru ve birlikte yaşama kültürü; çizgilerinde sessiz ama güçlü, yalın ama derin bir anlatımla izleyiciye ulaşır.
Gündelik olanın içinden evrensel sorular çıkaran Musa Gümüş, mizahın dönüştürücü gücünü ustalıkla kullanır. İzleyiciyi hem gülümseten hem de durup düşünmeye çağıran özgün bir anlatım dili kurar. Karikatürü, anlık bir tepki alanı olmaktan çıkararak insanı merkeze alan kalıcı bir sorgulama biçimine dönüştürür.
Sanat yaşamı; dergilerden kitaplara, atölyelerden uluslararası sergi salonlarına uzanan uzun ve çok katmanlı bir yolculuktur. Ancak bu yolculuk hiçbir zaman yalnızca bireysel bir başarı hikâyesi değildir. Musa Gümüş, çizgisiyle dünyaya bakmayı öğreten, genç çizerlere yol açan; bilgisini ve deneyimini paylaşmayı bir sorumluluk olarak gören bir ustadır.
Uluslararası ödüllerle onurlandırılan üretimi, onun evrensel bir dil kurduğunun önemli bir göstergesidir. Ancak Musa Gümüş’ü unutulmaz kılan, aldığı ödüllerden çok; insanı merkeze alan, barışı ve sağduyuyu savunan tutarlı ve vicdanlı duruşudur. Çelişkilerle dolu bir dünyayı, yalın ama derin bir mizahla görünür kılmıştır.
Bu sergi, Musa Gümüş’ü yalnızca anmak için değil; yerelden dünyayı aydınlatan, onun çizgiyle kurduğu etik ve entelektüel ilişkiyi yeniden düşünmek, bıraktığı düşünsel mirası anımsamak ve miras aldığımız bu çizgileri vicdana ve geleceğe taşımak için bir davettir.


