Ömrümün ilçesi Kadıköy'ü 3 yıl önce tamamen terk etme nedenlerimin en başında artık yaşayamaz hale geldiğim daire olsa da, neden listesi yaptığımda ilk 10'a gireceklerden biri de stand-up denen nane'nin Kadıköy'de birbiri ardına oluşan mekanlarda iyice ayağa düşmesi olmuştu, zira yarım yüzyıla yakın bir süredir (48 yıl!) hem mizah yazarı, hem karikatürcü, hem mizah tarihi araştırmacısı, hem de sayısı 1.250'yi aşan etkinliklerde konuşmacı olmuş komple bir mizah emekçisi olarak, bırakın para almayı, üste para vererek stand-up yapan gençlerin yerlerde gezen mizahından çok sıkılmıştım... Bu mekanlardan bir-ikisi de benim sokağımdaydı üstelik!!!!
Hayatını hem toplumsal, hem siyasal, hem de absürt mizahı bir potada eriterek sürdüren, her türlü yargı aşamalarından geçmiş bir kalem olarak derim ki; stand-up mizahındaki düzeysiz vaziyet can sıkıcı boyutlardaydı.. Zira siyasi-toplumsal mizah yapmak önce ciddi bir birikim sonra da ince bir zeka ister ama tüm bunların çöpe atıldığı sadece belden aşağı, pespaye bir cinsellik içeren, tamamı küfürden oluşan gösterilere stand-up denir hale gelmesi, yaptığı konuşmalara "CİDDEN DARP" adını vermiş beni bu türden iyice koparmıştı!..
Yayın dünyasında yaşanan bir durumun stand-up dünyasını da sarması söz konusuydu zira!.. Neydi o?... Yayınevine parasını ödeyerek kitap bastıran aslında başka mesleklere sahip para sahibi yazarların ülkedeki gerçek emekçi yazarların sayısını aşar hale gelmesi ve giderek tüm yayınevlerinin bu tatlı işe soyunması nasıl ülkedeki gerçek yazarlığı bitirir hale geldiyse, üste para vererek, arkadaş çevresine stand-up yaptığını zannedenlerin mizaha verdiği zarar da aynen o düzeyde ilerliyor bu ülkede!!!!
İşte tam da böyle bir dönemde, DENİZ GÖKTAŞ adlı, henüz 32 yaşındaki genç arkadaşımızın adını duyduk!.. (Ki benim yaşımın tam yarısı bu!!!!) Deniz'in Harbiye Açıkhava'daki gösterisinin tamamını Youtube'a yüklemesi üzerine, oturup izledik ve yüzümüzde birden güller dikenleriyle birlikte açtı!..
Çünkü 1996 doğumlu olan, şimdilerde geride bıraktığım ilçem Kadıköy'de yaşayan bu genç arkadaşımızın kuşağından bu tarz içi dolu, siyasi-toplumsal, derinlikli eleştiriler taşıyan bir mizahı görmek, izlemek, şu garip ömrünü mizaha adamış, bu adanmışlıkla gün gelmiş damlara çıkmış "Damdaki Mizahçı"lığa, yani sözünü hiç kimseden esirgemeyen bir kalem ve ses olarak gözlerim de hafiften nemlendi doğrusu...
Zira Kadıköy'de tam da içinde olup, zor kaçtığım o dandik stand-up gösterilerinin düzeyi yerlerde gezerken, zaman zaman küfür de ederek, yaşadığı ülkenin gerçeklerine bakmayı deneyen, ayakları ayaküstü değil epeyce yere basan bir genç görmek, an gelmiş siteleri-sayfaları kapatılmış, an gelmiş Vatan Emniyetlerden geçmiş, an gelmiş mahkeme yüzü görmüş, beraat etse de yasaklarla yaşayan, an gelmiş okullara sokulmamış, an gelmiş etkinlikleri iptal edilmiş, mizaha ve mizahçılara yürekten sahip çıktığı "DAMDAKİ MİZAHÇI" Youtube kanalında bir yıldır Sosyal medya damı üstünden ÇIĞLIK attığım halde "1000 ABONE" yüzünü bile görememiş biri olarak, ömrümü verdiğim alanda böylesi yürekli bir genç görmek insana, yaptığımız iş tamamen de boşa gitmemiş inancı veriyor!..
Heyecanını hissettiğim genç yürek Deniz arkadaşımızın önünde uzun bir yol var, ne yazık ki onun kuşağı bizim gibi 2002 öncesindeki çok daha güzel olan günleri göremedi!.. Deniz, bu kara düzen oluşmaya başladığında henüz 6 yaşındaydı zira!.. Bu yüzden çok kolay gibi gözüken işleri aslında çok daha zor!. Az buçuk aklını, az buçuk mizah duygusunu yitirmiş, hiçbir sorununu çözemeyip onu daha da büyütmüş, çok bunalmış, çok boş vermiş ve akla ziyan hale gelmiş bir ülkede olduğu için, ince zekayı önemsemeden; her ota, her boka gülen bir seyircinin de gazına gelmemesini, toplumsal gerçeklerle dolu bir mizahtan ve ince zekadan kopmamasını, dama çıkmış mizahçı bir ağabeyi olarak dilerim, yolun açık olsun Deniz kardeşim!..
Cihan Demirci (29 Haziran 2026-Foça)