24 Ağustos 2026 Pazartesi

14 YIL OLMUŞ, ÖZGÜN BİR ÇİZER HAYATA VEDA EDELİ: "CAFER ZORLU!"


Onu yitireli 14 koca yıl geçmiş aradan... Hani "özgün" sözcüğünün hiçbir zorluk çekmeden anında üzerine oturduğu özel isimler vardır... O benzeri pek fazla olmayan çok özel çizerlerdendi. Karikatürümüzün en özgün ustalarından biriydi o; Cafer Zorlu...

Soyadı gibi "Zorlu" bir hayatın içinden geldi, tıpkı yakın çalışma arkadaşı Zeki Beyner gibi... Şüphesiz Zeki Beyner onun da ötesinde, sokaklardan gelme çok daha zorlu bir hayat yaşamıştır. Ama bu ikili yıllarca da birlikte çalıştılar... CAFER ZORLU... O zorlu hayatın içinden gelip karikatüre öylesine sımsıkı tutundu ki, veda edene dek hep karikatürle soluk alıp, karikatürle yaşadı.Yapmadığı iş kalmamış biri olarak 30 yaşından sonra karikatürle var oldu hayatta. İlk karikatürü 1957'de Dolmuş'ta yayınlandığında 31 yaşındaydı. Bu çok rastlanan bir durum değildir. 

Bugün artık örneği kalmamış benzersiz bir maceranın uzun soluklu çizeri olarak, çizdi, çizdi çizdi. Pek çok dergide ve gazetede...

Kitaplarını kendi olanaklarıyla, içlerine bizzat, birinci elden aldığı reklamlar sayesinde kendi kendine bastırdı. Her karşılaşmamızda kendi olanaklarıyla bastırdığı kitapları bize heyecanla imzaladı.

Çocuksu bir aşkla sevdi karikatürü de mizahı da. Doğru olan da buydu zaten, zira en parlak dönemlerinde bile meslek dahi olamamıştı bu ülkede karikatürcülük.

Adı özellikle de "Akbaba" dergisinin çizeri olarak anıldı. Zira Cafer abi, "Akbaba" gibi bu nankör toprakların en uzun ömürlü dergisine, uzun yıllar boyu, derginin 31 Aralık 1977'deki hazin sonuna dek ömür verdi. Derginin Zeki Beyner'le birlikte demirbaşı olarak karikatür tarihimize yazıldı.

CİHAN DEMİRCİ'NİN ÇİZGİLERİYLE; CAFER ZORLU... 


CAFER ZORLU İLE MAZETE MİZAH EKİ RÖPORTAJI!..

Onunla tanışmanın, sohbetini defalarca paylaşmanın ötesinde birlikte çalışma heyecanını yaşamış, pek çok kez birlikte özel zamanların içine şahit yazılmış biri olarak özü, sözü bir abimizdi Cafer abi.

Onunla sohbet ederken de, kafa çekerken de, dertleşirken de, çok sevdiği semti Karagümrük'te buluşurken de, an gelip röportaj yaparken de karşımda hep harbi ve dobra biri vardı...

Cafer ağabeyle ilk tanışıklığım 1981 yılında, profesyonelliğe ilk kez adım attığım Ses dergisinin Atmaca mizah ekinde gerçekleşti. Onunla kısa sürede sıkı dost olduk. Dergiye yarım sayfa köşesini her getirişi bizim için bir şenlikti!.. Yüksek tonda ve hep heyecanlı bir şekilde konuşurdu, ağzına geleni rahatça söylerdi, dergideki herkes ister istemez onu dinlemek durumunda kalırdı. Cafer abi Ses dergisine geldiği anlar benim için en keyifli anlardı!..

Yanda gördüğünüz fotoğraf da onunla Mazete adlı mizah eki adına yapmıştım ve derginin 22 Nisan 1989 tarihli 29. sayısında yayınlanmıştı. Çok içten, olduğu gibi biri olması sayesinde bu dostluk 30 yılı aşkın bir süre sürdü.

Bu dirençli abideyi, 86 yaşındayken, 24 Ağustos 2012 tarihinde yitirdik. Artık ne onun dönemine benzer bir dönem var buralarda, ne de o denli bir karikatür ve mizah ortamı. "İyi ki seni tanımışım, iyi ki dostluğunu paylaşmışım" dediğiniz kendine özgü, kimselere benzemez, size hayatın aslında ne olduğunu öğreten ustalardan biri olarak sevgili Cafer Zorlu ağabeyimi 14. ölüm yıldönümünde bir kez daha sevgiyle anıyorum, annadın mıııı?.. (Onun cümle sonu sözüyle! :)

Cihan Demirci - MİZAHHABER



CAFER ZORLU'NUN "ZORLU" ÖZGEÇMİŞİ...

1926 yılında İnegöl'de doğdu. Annesinin ölümünden sonra 1939 yılında İstanbul'a geldi. Terzi, berber, kahveci, tornacı çıraklığı, garsonluk bulaşıkçılık gibi çeşitli işlerde çalışarak hayatını kazandı. Kahvelerde karakalem resim ve portreler yaptı. Ama aklında hep karikatürcü olmak vardı. Ancak hayatın zorlukları içinde çalışmak zorunda kaldığı işler karikatür konusundaki hayalinin gerçekleşmesini hep erteletti. Mahmutpaşa'da açtığı hırdavatçı dükkanının kapanmasından sonra karikatüre başlama olanağını buldu. Çizdiği eskizleri Altan Erbulak'a göstererek karikatür çizgilerinin gelişmesini sağladı. İlk eseri 1957'de Dolmuş dergisinde yayınlandı. Bu yıllarda Taş Karikatür dergisinde karikatür çizmeye başladı. Bunu Akbaba dergisi Tercüman, Hürriyet, Milliyet gazetelerindeki spor konulu karikatürleri izledi… Spor Karikatürleri ile T.Gazeteciler Derneği ve Türkiye Spor Yazarları Derneği ödüllerini yıllarca üst üste kazandı. Emekli olduktan sonra meslek hayatı içinde çizmiş olduğu seçilmiş karikatürleri dört ayrı kitapta topladı.

Akbaba dergisindeki patronu Yusuf Ziya Ortaç Cafer Zorlu'yu Bizim Yokuş adlı yapıtında şöyle anlatır:  "(…) Cafer sandalyeleri yataklaştırmada son derece ustadır. Ayaklarını uzatır, diz kapaklarını hafifçe büker, masayı dayanak yapar ve arkaya doğru yaslanır . Arkadaşların odasında, dört bacağı sarsak ne kadar sandalye varsa – ki hepsi öyledir sanırım- Cafer'e karyolalık etmektedir. E herifin adı Zorlu, zora sandalye mı dayanır? …Apartmanı yıkmadığı için teşekkür! (…) Rüyasında bile karikatür çiziyordu galiba. Karikatür onun için iş değil şehvetti!."


CAFER AĞABEYİN EVİNDE ÖZEL BİR BULUŞMA ALDIĞI BİR ÖDÜLÜ ONA VERME VE EN ÖZEL YEMEĞİ OLAN "KURUFASÜLYE YEME GÜNÜ... 

MAHMUT KARATOPRAK, CAFER ZORLU CİHAN DEMİRCİ VE ZEKİ BEYNER...
(26 MAYIS 2000-BASIN SİTESİ)


CAFER ZORLU USTADAN BİR KAÇ KARİKATÜR...












CAFER ZORLU'DAN AKBABA DERGİSİ 
KAPAK ÖRNEKLERİ














(AKBABA dergi kapakları Cihan Demirci Özel Arşivinden alınmıştır.)



CİHAN DEMİRCİ VE CAFER ZORLU...

(22 Ocak 2008 tarihinde Saraçhane'deki Karikatür ve Mizah Müzesinde Cihan Demirci'nin gerçekleştirdiği "Zeki Beyner Söyleşisi"nin ardından...)




15 Ağustos 2026 Cumartesi

CİHAN DEMİRCİ, MİZAHHABER'DE YAZDI: "MÜNİR ÖZKUL USTA 101 YAŞINDA!.."

 Tiyatromuzun, sinemamızın büyük iz bırakmış, komediyi de, dramı da aynı başarıyla oynamış, altyapısı sağlam müthiş oyuncularından biri: MÜNİR ÖZKUL... Duruşuyla, konuşmasıyla seyircide büyük etki yaratan o Eski güzelim Türkiye'nin ışık saçan yüzlerinden, nefeslerinden, renklerinden... Meddah ve Ortaoyunu geleneğine sahip çıkmış ama çok geniş bir yelpazede oyunculuk yapmış has bir Bakırköylü olan Münir Özkul, 15 Ağustos 1925 tarihinde dünyaya geldi ve bugün 15 Ağustos 2026... BÜYÜK USTA MÜNİR ÖZKUL 101 YAŞINDA!..


Henüz 14 yaşındayken 1939'da sanat yaşamına henüz lise öğrencisiyken Bakırköy Halkevinde adım atıp, tiyatroya başlayan Münir Özkul, İstanbul Erkek Lisesi mezunu. 1948'de Ses Tiyatrosunda sahnelenen "Aşk Köprüsü" oyunuyla profesyonel oyunculuğa adım atan Münir Özkul İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde ve Edebiyat Fakültesi'nin Sanat Tarihi bölümlerinde bir süre okumuş, tüm iyi oyuncuların çoğu gibi okulu bırakarak kendini sanatına vermiş!..

Ardından tiyatromuzun temel taşı isimlerinden Muhsin Ertuğrul yönetimindeki Küçük Sahne'ye geçen Münir Özkul usta, Daha sonra İstanbul Şehir Tiyatrolarında (1958-59), Ankara Devlet Tiyatrosu'nda (1959-60) ve İstanbul Aksaray'daki Bulvar Tiyatrosu'nda arkadaşlarıyla kurduğu kendi topluluğunda (1960-62) çalıştı.1968 yılında Sadık Şendil'in "Kanlı Nigar" oyunundaki rolüyle İlhan İskender Armağanı'nı kazandı. Münir Özkul'un bu başarısı üzerine İsmail Dümbüllü, Kel Hasan Efendi'den devraldığı 50 yıllık simgesel kavuğu Münir Özkul'a verdi. Münir Özkul da bu kavuğu 1989'da Ferhan Şensoy'a devretmişti...

Münir Özkul, 1969'da Haldun Taner ile birlikte Bizim Tiyatro'yu kurdu. Aynı yıl Bizim Tiyatro tarafından sahnelenen Taner'in "Sersem Kocanın Kurnaz Karısı" adlı oyununda Tomas Fasülyeciyan tiplemesiyle hafızalara kazınan bir başarı elde etti. 1972'de Sadık Şendil’in araya girmesiyle gazino ve gece kulüplerinde şovmenlik yapmaya başladı. Adile Naşit’le de zaman zaman gazino sahnelerine birlikte çıktı ve bu ikili pek çok unutulmaz Yeşilçam filminde de birlikte oynadı.

1970'li yıllarda, kalabalık kadrolu ve genellikle Ertem Eğilmez'in yönettiği filmlerde önemli roller aldı. En bilinen rollerinden biri, âdeta onunla özdeşleşmiş olan, "HABABAM SINIFI" serisindeki Özel Çamlıca Lisesi'nin tatlı sert müdür yardımcısı "Kel Mahmut" karakteri oldu. Özkul'un kadrosunda yer aldığı bu dönemde çekilen kalabalık kadrolu aile filmlerinden bazıları, Mavi Boncuk, Bizim Aile, Aile Şerefi, Gülen Gözler, Neşeli Günler, Gırgıriyeve Görgüsüzler olarak sayılabilir.

Kariyeri boyunca 200'den fazla filmde rol alan Özkul, "Sev Kardeşim" filmindeki oyunuyla Altın Portakal Film Festivali'nde 1972 yılında "En İyi Erkek Karakter Oyuncu" ödülünü kazandı. "Bizim Aile" filminde canlandırdığı "Yaşar Usta" rolüyle de 1977 Azerbaycan Film Festivali'nde özel ödül kazandı. 1980'de yapılan bir jübileyle 40. sanat yılı, 1996 yılında da AKM'de gerçekleştirilen gecede 55. sanat yılı kutlandı. 1998 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Münir Özkul'a "Devlet Sanatçısı" ünvanı verildi. 1980'lerin ortalarında Ferhan Şensoy'un Ortaoyuncular topluluğuna katıldı, aralarında "İstanbul'u Satıyorum"un da yer aldığı dört oyunda rol aldıktan sonra sahnelere veda etti...

Ömrünün son yıllarında, çok uzun süre çeşitli hastalıklarla mücadele etmek durumunda kalan Münir Özkul usta, giderek insan çürümesi yaşayan bu ülkede sık sık "öldü" haberleriyle adı anılır oldu!.. Sevgili kızı Güner Özkul bu süreçte babasının hasta olduğunu ama ölmediğini kanıtlamak için uğraştı!..

Ve 5 Ocak 2018 tarihinde hayata 92 yaşında veda etti... Tiyatroda ve sinemada canlandırdığı tiplemelerde hep sıcak, içten ve yürekten bir oyunculuk sergileyen Münir Özkul çok sevildi, hayatı boyunca mütevazı bir tavırla yaşayan bu büyük ustayı 100. yaşında MİZAHHABER'de yürekten bir sevgiyle anıyorum, anısına, emeklerine sevgiyle...

14 Ağustos 2026 Cuma

70. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE; BERTOLT BRECHT'İN BİZİ TARİF ETTİĞİ ÖZLÜ SÖZÜ!..

BERTOLT BRECHT... Alman şair, oyun yazarı, yönetmen ve Epik Tiyatronun kurucusu, kuramcı, öncü bir kültür-sanat insanı... Brecht'in mizah üzerine söylediği bu çok önemli tespitini, 1 Temmuz 2007'de MİZAHHABER internet üzerinde yayına başladığından beri 19 yıldır ana sayfamızın sağ üst köşesinde öylece durur!..

Büyük usta Brecht bu sözü adeta bizim akla ziyan ülkemiz için söylemiş gibidir!.. 70. ölüm yıldönümünde Bertolt Brecht ustaya o olanaksız yerden yani Yeni Türkiye'den en tırtıngen sevgilerimle... (Cihan Demirci-MİZAHHABER)

BERTOLT BRECHT (1898-14 AĞUSTOS 1956)





13 Ağustos 2026 Perşembe

EFSANE MİZAH DERGİSİ GIRGIR 54 YAŞINDA!..

GIRGIR öyle bir dergidir ki, çıkışı bir dergi gibi olmadığı ve üzerinde uzun süre çıkış tarihi yer almadığı için, çıkış tarihi yıllarca hep yanlış yazılmıştır.

Ömrünü mizah tarihine adayan Cihan Demirci, uzun yıllar önce Gırgır'ın bu çıkış tarihi sorununu çözmek için oturdu, tarih görülen ilk sayıdan geriye doğru gelerek derginin 1. sayısının doğru tarihinin: 13 Ağustos 1972 olduğunu ortaya çıkardı!..

Aman ne kadar önemli bir iş filan değil bu ama, bizi yetiştirmiş lakin ne yazık ki finali iyi olmadığı için epeyce de karambole gitmiş bir dergiye ve o dergiyi var eden ustamız Oğuz Aral'a olan saygı ve sevgidir bunun tek nedeni!.. (CİHAN DEMİRCİ-MİZAHHABER)


SEVGİLİ MİZAHHABER OKURLARI; CİHAN DEMİRCİ'NİN "DAMDAKİ MİZAHÇI" YOUTUBE KANALINDA YER ALAN, 4 YIL ÖNCEKİ "GIRGIR 50 YAŞINDA" VİDEOSUNDA GIRGIR'IN ÇIKIŞ SERÜVENİNİ İZLEMEK İÇİN LİNK ADRESİ:


26 Temmuz 2026 Pazar

CİHAN DEMİRCİ MİZAHHABER'DE YAZDI: "OĞUZ ABİ'SİZ KALIŞIMIZIN 22. YILINDA BİZİ YETİŞTİREN BENZERSİZ USTAMIZI SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ..."


OĞUZ ARAL... 22 yıl geçti gidişinin ardından... O bizim tarama ucumuz, çini mürekkebimiz, şöhler kağıdımız, abimiz, babamız, dostumuz, sırdaşımız, arkadaşımızdı... Ona kızanın bile an geldiğinde saygı duyduğu benzersiz bir insandı... Titiz bir çizgi adamıydı...

Kendisi babasını çocuk yaştayken yitirmiş, kardeşi Tekin'e ve sonrasında yetiştirdiği yüzlerce karikatürcüye "babalık" yapmış olduğunu pek çok kişi bilmez bile...


OĞUZ ARAL... Kolektif dergi çalışmasının bu topraklardaki gerçek öncüsü oldu... Uykusuz gecelerin adamıydı... Gereksiz taramalardan uzak durmamız için yıllarını ortaya koymuş ama bu anlamda çok da başarılı olamamış bir gerçek ustaydı...

Haşin ve ürkütücü bir görüntü altında pamuk gibi sımsıcak bir yürek taşırdı... Avni'nin, Utanmaz Adam'ın daha bir sürü çizgi kahramanın babasıydı... Bir pandomim ustasıydı... Bir saz ustasıydı...

OĞUZ ARAL... Son yıllarında aslında müthiş bir "mizah yazarı" olduğunu da göstererek veda etti dünyaya... Sokakta serseri olma olasılığı çok yüksek insanlardan ilk kez bu ülkede karikatürcü, mizahçı yaratmayı başarmış bir ustaydı o...

Genellikle sıradan ve kıytırık öğretmenliğe dayalı "Yetiştiricisi" pek de fazla olmayan bu coğrafyada harbiden çizer yetiştirmiş bir baba adamdı...

Ne yazık ki, böylesi bir usta gördüğümüz kadar vedasının 22. yılında gene hakkıyla anılamıyor, onca çabamıza rağmen ölüm yıldönümünde bir tek belediyeden, sivil toplum kuruluşundan ses çıkmadı gene, geçen yıl onu Foça'da özel bir söyleşiyle anmıştım ve biz gene mütevazı sayfalarımızda anmaya devam ediyoruz böylesi özel ve benzersiz bir ustayı....

BU KAPSAMLI YAZI BU KADAR DEĞİL ELBET... CİHAN DEMİRCİ'NİN GEÇEN YIL KALEME ALDIĞI BU YAZININ TAMAMINI OKUMAK İÇİN ALTTAKİ LİNK ADRESİNE TIKLAYINIZ...

CİHAN DEMİRCİ'NİN YAZISININ TAMAMI VE GÖRSELLER İÇİN MİZAHHABER LİNK ADRESİ: https://mizahhaber.blogspot.com/2024/07/cihan-demirci-yazdi-oguz-abimiz.html

Cihan Demirci'nin ustası Oğuz Aral'la 9 Mart Cumartesi 2002 tarihinde, Beyoğlu İstiklal Caddesindeki Cumhuriyet Kitap Kulübünde gerçekleştirdiği hayatının söyleşisinde...



22 Temmuz 2026 Çarşamba

22. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ÇİZGİ USTASI ARKADAŞIMIZ NECATİ ABACI'YI SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ...




Bugün 22. ölüm yıldönümünde bir kez daha sevgi ve özlemle andığım grafik ustası sevgili karikatürist arkadaşımız NECATİ ABACI ardında pek çok unutulmaz karikatür bıraktı. Bunlar asla eskimeyecek karikatürlerdir. Çünkü Necati Abacı evrensel boyutlarda dolaşan bir sanatçıydı... 

İşte bunlardan biri, cenaze günleri eksik olmayan bir ülkede, yitirdiğimiz insanların yerinin dolmadığı, özellikle 21. yüzyılla birlikte baş aşağı giden bir coğrafyada içine düştüğümüz zamanlar için anlamlı bir karikatür... 22 Temmuz 2004'te henüz 46 yaşında yitirdiğimiz çizgide grafik tadın büyük ustası Neco kardeşimizin müthiş bir karikatürü...

Tam da bu ülkeyi anlatıyor... Burası öyle bir ülkedir ki, bir önce ki cenazede arkadaşının çerçeveli resmini taşıyanın, çerçeveli resmini bir başkası taşır ardından, bu karikatürdeki çerçeve taşıyan insanlar da sürekli katlanarak artar, çünkü bu ülkede hep ölenler, öldürülenler suçlu olarak görülür.

Öldürenin yani katillerin artık yasalarla bile korunduğu, kollandığı bir ülkede, katiller ve caniler asla hesap vermezler. Bu ülkenin tarihi bu tür özellikle karanlıkta bırakılmış cinayetlerle doludur!.. Katillerin, canilerin hesap vermediği, yasaların işlemediği ama bir yandan da hep yeni Anayasa peşinde koşan halkına düşman bir ülkede de katliamlar, cinayetler asla durmaz, durmuyor, çünkü bu ülke masumlar, namuslular, iyi insanlar için bir cehennem, katiller ve caniler içinse bir cennet ne yazık ki!.. BU KARA DÜZEN SÜRDÜKÇE İNSAN OLMA YOLUNDA DAHA ÇOK KATLİAM VE CİNAYET BEKLİYOR BU AKLA ZİYAN CANİLER ÜLKESİNİ!..

İYİ Kİ SENİ TANIMIŞIM, İYİ Kİ ARKADAŞLIĞINI PAYLAŞMIŞIM, 22 KOCA YIL NASIL GEÇTİ, RUHUN ŞAD OLSUN SEVGİLİ ARKADAŞIM, KARDEŞİM, DOSTUM NECATİ ABACI... (C.D.)

#NecatiAbacı #Karikatürcü #GrafikÇizgiUstası #PortreUstası #22Temmuz2004 #Mizahhaber #CihanDemirci 


13 Temmuz 2026 Pazartesi

ÇAĞDAŞ KARİKATÜRÜN KURUCU İSİMLERİNDEN; CEMAL NADİR GÜLER 124 YAŞINDA!..




Bundan tam 24 yıl önce Karikatürcüler Derneği Genel Sekreterliği yaptığım 2002 yılında bu göreve gelmemin en önemli nedeni, bu topraklarda çağdaş karikatürün kurucu isimlerinin başında yer alan, karikatürü ilk kez geniş halk kitleleriyle buluşturan, karikatürde pek çok ilklere ve öncülüğe imzasını atan ama tüm bunları sadece 45 yıllık kısacık ömrüne sığdırmış müthiş bir usta CEMAL NADİR GÜLER'İN 100. yaşında iz bırakacak işler yapmaktı!..

Onun açtığı ama çok erken yaşta yaşamını yitirdiği için yarım kalan karikatürü halkla buluşturma vaziyeti bizleri yetiştiren Oğuz Aral usta ile doruklara çıkmıştır.


Karikatürcüler Derneği olarak "Cemal Nadir 100 Yaşında Yılı" ilan ettiğimiz 2002'de Cemal Nadir usta adına onu yeniden anımsatacak pek çok etkinliğe, sergiye, söyleşiye, panele ve finalde de, "Cemal Nadir 100 Yaşında" adlı çok özel bir kitaba imza atmıştım... İyi ki tüm bunlar olmuş, iyi ki Cemal Nadir Güler ustamızı 2002 yılı boyunca pek çok yerde anmayı başarmışız zira malumunuz 2002 yılının sonlarında bu ülkede iktidar değişti ve 24 yıldır hiç gitmeyen bir iktidarla, ülkedeki rejim bile değişti, parti devletine geçtik ve bu geçişte karikatür ve mizah çok ağır darbeler aldı, Özgürce yapılamaz hale geldi. Örneğin bugün adı "Karikatürcüler Derneği" olan bir derneğin neredeyse sadece bir yarışmayla var olduğu elindeki tüm alanları ve gücünü yitirdiği ağır bir baskı sürecindeyiz... 

1 Temmuz'da 20. yaşına giren MİZAHHABER bloğumuz mizahımızın ve karikatürümüzün kütüphanesi gibidir. Arzu edenler Cemal Nadir'le ilgili daha kapsamlı pek çok yazıya ve görsele de ulaşabilirler. 

MİZAHHABER bu anlamda uzun yıllardır pek çok araştırmacıya, tez çalışması yapana kaynak olmuştur...


Aynı özel yılda Kamil Yavuz arkadaşımız da "Cemal Nadir Caddesi" adlı kitabı yayınlamıştı... Mustafa Bilgin arkadaşımız da Cemal Nadir ustanın yaşamını anlatan animasyon destekli özel bir CD hazırlamıştı...

Bugün 13 Temmuz 2025... CEMAL NADİR GÜLER 124 YAŞINDA!... 27 Şubat 1947'de henüz 45 yaşındayken erkenden yaşamını yitiren öncü çizer Cemal Nadir Güler ustayı 124. yaşında bir kez daha sevgiyle anıyorum...

Cihan Demirci (MİZAHHABER)