30 Haziran 2021 Çarşamba

MİZAH DÜNYASININ SESİ, SOLUĞU VE DİJİTAL BELLEĞİ; "MİZAHHABER" 15 YAŞINDA!..



MİZAHHABER bloğu, 1 Temmuz 2007 tarihinde, mizah yazarı-karikatürcü ve mizah tarihçisi Cihan Demirci tarafından kurulup, internet üzerinde yayına başladığında başlığının altındaki ibaresinde "Mizah dünyasının özgür, bağımsız ve muhalif sesi" yazıyordu.
 
Mizah dünyasından haberler vermek, basında, dergilerde, gazetelerde yer alan karikatürleri yayınlamak, mizahçılarla-karikatürcülerle ilgili haberler yapmak, mizah tarihine ve yitirdiğimiz mizahçılara sahip çıkmak, mizah dünyası üzerine kütüphane kıvamında bir başvuru aracı olmak gibi dertleri olan MİZAHHABER kısa sürede mizahsever bir kitlenin ilgi alanına girdi. Pek çok karikatürcü ve mizahçı dönem dönem Mizahhaber'e katkıda bulundular. 

Bir kaç yıl içinde zenginleşen içeriğiyle pek çok araştırmacının, tez çalışması yapan akademisyenin faydalandığı bir kaynak haline gelen Mizahhaber sadece mizahseverlerin, mizah tutkunlarının ya da araştırmacılarının değil mizah hırsızlarının da ilgi alanına girdi. Ne yazık ki Mizahhaber'i başlığına, logosuna kadar kopyalayanlar, haberlerini, görsellerini çalıp, kendi haberi, görseli gibi kullananlar oldu, bunlar sahte isimlerle bloğumuzu zaman zaman kopyaladılar, emeklerimizi çaldılar!.. Bir dönem sürekli bunlarla mücadele ettik!.. 

An geldi Mizahhaber erişime engellendi yani kapatıldı, bunu öğrendiğimiz tarih: 6 Ekim 2016 idi... İşin tuhafı Mizahhaber o tarihlerde zaten yayınına ara vermiş bir haldeydi. 15 Temmuz 2016 sonrası oluşan hava nedeniyle 24 Temmuz 2016'da yayınımıza ara vermiştik. Böyle bir anda bile erişime engelli bloglar, siteler arasında yer aldık!.. 6 Ekim 2016 tarihinde erişime engelli hale gelen Mizahhaber, 20 ay boyunca yayın yapamadı ve 5 Haziran 2018 tarihinde yeniden geri döndü!.. Mizahhaber yaşanan olağanüstü dönemin yarattığı baskılar nedeniyle yayınına dönem dönem ara vermeyi sürdürdü ama çeşitli zorluklar içinde geçen 14 yıl 1 Temmuz 2021'de geride kaldı ve MİZAHHABER bloğu "Mizah Dünyasının Gözü, Kulağı ve Sesiyiz" ibaresiyle yayınına 15. yılında da zorluklarla da olsa mizahın verdiği dayanma gücüyle devam ediyor.


MİZAHHABER, bloğunun dışında ilk kez Facebook'ta bir grup olarak karşınıza çıktığında da sizlerden ciddi bir ilgi gördü ancak an geldi, bir eleştiri sanatı olan mizahtan rahatsız olanların yarattığı ağır baskı ve zulüm ortamı ve yoğun saldırılar bu grubun da yayınını dondurmasına yol açtı. Mizahhaber'in bloğunun dışında şu anda sadece Facebook'ta bir sayfası vardır ama saptadığımız kadar Facebook'ta ismimizi kullanan 4 tane sahte Mizahhaber sayfası daha bulunmaktadır!!! Her şeyin sahtesinin var olduğu, yalana-dolana ve sahteciliğe burnuna kadar batmış bir ülkede bu tür emek hırsızı sahte Mizahhaber'ler de sürekli artmaktadır!.. Mizah yayıncılığının tarihindeki en kötü dönemlerinden ikincisini yaşadığı ve Mizah yayıncılığının 152. yılında olduğumuz bir süreçte hiç olmazsa Mizahhaber'lerin sahtelerine itibar etmeyelim... 

Mizahın abuklaşmış bir hayat karşısında epeyce geride kaldığı, ciddi bir baskı altında yaşadığı, sesinin fazlasıyla kısıldığı günümüzde işini ciddiye alan Mizahhaber, zaman zaman aksamalar yaşasa da mizah tarihine yönelik bir kaynak işlevi görmeye 15. yılında da devam edecek. 

Evet çok tatsız günlerdeyiz, yoğun sansür, dertler-sorunlar-sıkıntılar-baskılar yetmiyormuş gibi bir de başımıza bir virüs belası çıktı ve onun derdi-tasası içinde hayatın normal düzeninin dışında seyrettiğimiz günlere düştük. Toplum yapımız son 20 yılda çok ciddi bir değişim gösterdi, hoşgörünün tamamen yok olduğu, liyakatın ortadan kalktığı, çağdışı, ağır bir "Cahiliye" döneminin en dibine düşen bu zavallı coğrafya, içine düştüğü bu perişan hal nedeniyle mizahtan da, gülmekten de, mizahın gücüyle eleştirmekten de iyice uzaklaştı, uzaklaştırıldı... 

Oysa bu işlere adım attığımız 70'li yıllarda bu topraklarda mizah altın bir dönem yaşıyordu, 12 Eylül darbesinin sonrasında da mizah hayatın içindeydi, ta ki 90'lı yılların ortalarına dek, ancak hem hayatın muhafazakârlaşması, radikal islamcı hızının artması adım adım doruklara çıktıkça hayatlarımızdan mizahı uzaklaştırıp ağır dramların içinde boğulduk. Bu anlamda televizyon kanalları topluma kötü politikacılardan bile daha derin zararlar verdi, birbirinden kötü, sakız gibi uzatılmış, kirli sakallı, siyak takım elbiseli mafyavari tiplemelerin cirit attığı karanlık diziler, hamasi tarihi ucubeler ekranları kapladı, mizah ve komedi hem ekranlardan, hem de basılı yayıncılıktan adeta kovuldu ve kadim dostumuz mizah yaşamını sürdürebilmek için kendini tamamen internete, dijital ortama ve sosyal medyaya atmak zorunda kaldı... 

MİZAHHABER, mizahın benzersiz gücüyle, tüm güçlükler, zorluklara, baskılara inat 15. YAŞINDA size mizah dolusu sevgilerini yolluyor ve "İyi ki mizah var, sayesinde soluk alıyoruz" diyor... 

Sevgili takipçiler, mizah okurları; daha güzel günlere ulaşmak için nitelikli ve organik bir mizaha sahip çıkın, unutmayın ki mizah sizin soluk aldığınız bir organınızdır, onu tek başına, yapayalnız bırakmayın, o halde nice nice yaşlara MİZAHHABER!..


MİZAHHABER blog adresi: https://mizahhaber.blogspot.com/
MİZAHHABER FACEBOOK adresi: facebook.com/mizahhaber



28 Haziran 2021 Pazartesi

UĞURTAN SAYINER'İN ARDINDAN BU KEZ DE "OLACAK O KADAR"DAN ALİ DEMİREL HAYATA VEDA ETTİ!..


MİZAHHABER - Levent Kırca'nın Oya Başar'la birlikte başrolleri paylaştığı unutulmaz parodi programı "Olacak O Kadar Televizyonu"nun önemli renklerinden biri olan ve bir süredir Marmaris’te yaşayan 77 yaşındaki tiyatro ve sinema oyuncusu Ali Demirel, tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti. Edinilen bilgiye göre, dün öğle saatlerinde Marmaris’te yaşadığı evde fenalaşan sinema ve tiyatro sanatçısı Ali Demirel, ambulansla özel bir hastaneye kaldırıldı.

Demirel’e ileri derece zatürree teşhisi konuldu. Böbrek yetmezliği bulunan ve şeker hastası Demirel yapılan müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Demirel’in yakınları ve dostlarının İstanbul’dan geleceği ve cenazesinin Marmaris Armutalan Mezarlığında defnedileceği öğrenildi. Böylece "Bizimkiler"in unutulmaz tiplemesi "Cemil"i canlandıran Uğurtan Sayıner'in ardından özellikle "Olacak O Kadar"da canlandırdığı tiplemelerle yüzümüzü güldürmüş bir komedi oyuncusu olan Ali Demirel de hayata veda etmiş oldu, üstelik bu iki emekçi oyuncu da 1944 doğumluydu, anısına sevgiyle... 

UĞURTAN SAYINER DE VEDA ETTİ: "SEVİM KOŞMA, CEMİL YOK ARTIK!.."

MİZAHHABER - Çoğunluk onu sadece televizyonların en uzun soluklu aile komedisi olan, rahmetli Umur Bugay'ın yazdığı "Bizimkiler" dizisinde canlandırdığı "Cemil" tiplemesiyle tanıdı ve belleğine yerleştirdi. Yitirdiğimiz anda da giden Uğurtan Sayıner adlı bir tiyatro emekçisinden çok "Bizimkiler'in Biracı Cemil"i oldu!.. Oysa bu tiyatro emekçisinin son yılları büyük çilelerle ve sıkıntılarla geçti, böyle anlarda sahip çıkmayıp, yaptığı işe onca emek vermiş bir oyuncuyu, bir kaç repliğe sığan bir rolle anımsadık ve ardından gözyaşları döktük gene... Emekçi sanatçının bu ülkedeki kaderi budur. 1944 Samsun doğumlu olan Uğurtan Sayıner, İktisat Fakültesi mezunuydu, henüz 18 yaşındayken 1962'de tiyatro oyunculuğuna adım attı.

İttihat ve Terakki Tiyatrosu, TÖS Tiyatrosu, Arena Tiyatrosu, Gen-Ar Tiyatrosu, Üç Maymun Kabare ve Ercan Yazgan-Bülent Kayabaş topluluklarında oyunculuk yaptı.Sinema ve televizyon dizilerinde de rol aldı, ancak Bizimkiler dizisinde canlandırdığı "Sarhoş Cemil" karakteriyle zirveye çıktı. Bir dönem bir kafe-bar işleten sanatçı, 1999 İzmit Depremi mağdurlarından oldu ve yaşamı bu deprem sonunda baş aşağı gitmeye, çeşitli zorlukların içine düşmeye başladı. 

Son yılları epeyce çile içinde geçen yaşamı 
27 Haziran 2021'de Karşıyaka, İzmir'deki evinde son buldu... Cenazesi İzmir'de Beşikçioğlu Camii'nde kaldırılılıp Doğançay Mezarlığı'nda toprağa verildi. Artık Sevim'in koşmasına da gerek kalmadı, milyonların sadece "Cemil" olarak bildiği bir tiyatro emekçisi daha yalnızlık penceresinden veda etti bizlere, anısına sevgiyle... 


26 Haziran 2021 Cumartesi

CİDE BELEDİYESİNİN 2021 RIFAT ILGAZ ROMAN ÖDÜLÜNÜ ATAY SÖZER KAZANDI!

MİZAHHABER - Cide Belediyesinin düzenlediği 2021 Rıfat Ilgaz Roman ödülünü senarist-mizah yazarı arkadaşımız Atay Sözer "Dünyanın En Kötü Avukatı" adlı romanıyla kazandı. 

Feyza Hepçilingirler, Eren Aysan, Öner Yağcı, Mehmet Saydır ve Hidayet Karakuş'tan oluşan seçici kurul, koronavirüs salgını nedeniyle 25 Haziran Cuma günü online olarak yaptığı toplantı sonrasında “Dünyanın En Kötü Avukatı” romanının günümüzün ülkeyle ilgili önemli bir sorunsalını, dinsel örgütlenmenin tırmandığı yerleri, vardığı boyutu işlemesi; sağlam bir kurguyla örüntüsünde kadın sorununa değinmesi, alaysamalı bir dil kullanarak gerçekçi bir anlatımla romanlaştırması açısından 2021 Rıfat Ilgaz Ödülü'ne değer görüldüğünü açıkladı.

Ödül Töreni 9-11 Temmuz’da düzenlenecek olan Cide Rıfat Ilgaz Sarıyazma Festivali’nde yapılacak.

Mizah Edebiyatımızın büyük ustalarından Rıfat Ilgaz'ın adını taşıyan anlamlı ödül nedeniyle yıllarını mizah edebiyatına veren sevgili Atay Sözer'i kutluyor ve başarılarının devamını diliyoruz...

10 Haziran 2021 Perşembe

GENÇ YAŞINDA YİTİRDİĞİMİZ ÇİZER ARKADAŞIMIZ KAAN ERTEM SON YOLCULUĞUNA UĞURLANDI!..




Leman dergisinin kendi özgü bir tarz yaratmış çizerlerinden Kaan Ertem'i 7 Haziran 2021 Pazartesi gecesi, henüz 53 yaşında yitirdik. Marmara Güzel Sanatlar mezunu olan Ertem'in ilk karikatürü henüz 15 yaşında Bulvar gazetesinde yayınlanmıştı.

Kanserden yaşamını yitiren Kaan Ertem'in cenazesi bugün (10 Haziran 2021) İstanbul Küçükyalı Mezarlığında toprağa verildi.

Herkesin sevdiği, üretken, kendine özgü ve iyiniyetli bir çizeri yitirmiş olduk, üzgünüz, ailesine, sevdiklerine, mizah ve karikatür dünyasına MİZAHHABER olarak bir kez daha başsağlığı diliyoruz.


Kaan Ertem’in eşi Eylem Ertem onun hakkında şunları söyledi: “Elimizden geleni yaptık ama olmadı. Kanser çok zorlu bir hastalıkmış. İnsan başına geldiğinde anlıyor. Uzun süredir kendisini halsiz hissettiği için 20 Mayıs gibi acilden giriş yapıldı. O zamandan beri hastanede tedavisi devam etti. Tedaviye karşılık veremedi, kanser de yayılmıştı. Sonrasında yoğun bakıma çıkardık ama kurtaramadık. 

Kaan Ertem bir melekti bence. Herkes onu çok sevdi çünkü iyi bir insandı, çevresine her zaman sevgi saçan bir insan oldu. Farkındalığı çok yüksekti. Kötü şeyleri hep gördü, mizahçı, eleştirel yanından kaynaklı bir şey. Ama bunu hiçbir zaman insanlara yansıtmadı. İçinde gözlemlerini yaşadı. Ben hiç görmedim kimseye ters bir bakışını. O kadar değerli bir insandı. Mekanı cennet olsun..."





KAAN ERTEM KİMDİR?

1968 yılında İstanbul’da doğan Kaan Ertem, küçük yaşlarından itibaren elinden kalem düşürmemesinin karşılığını 1983’de ünlü karikatürist Semih Balcıoğlu’nun eleştirisiyle beraber Bulvar Gazetesi’nde yayınlanan ilk karikatürüyle aldı.

Kaan Ertem, Limon mizah dergisinde başladığı 1988 yılına değin beş yılını kendisini karikatür çizme konusunda geliştirmeye ayırdı. Bu tarihten itibaren önce Limon, ardından da Leman ve L-Manyak dergilerinde çalışmaları yayınlandı.

1995 yılında Marmara Üniversitesi Resim-İş Bölümü’nden mezun oldu ve İstanbul Teknik Üniversite’deki yüksek lisans eğitimini tamamlamadan buradan ayrılarak eğitimine nokta koydu. Ertem, çizdiği karikatür ve çizgi roman öykülerinde ağırlıklı olarak şehir hayatı içinde sıkışıp kalmış insanların yaşantılarını ve yaşama bakışlarını konu edindi.

Yarattığı pek çok karakter ve başlıkta toplumun hemen her kesimden insan tipleri yer aldı. 1992 yılında Limon’da hazırlamaya başladığı Öğreten Adam ve Oğlu, kendi tecrübelerine dayanarak hayatın detaylarını oğluna ısrarla öğretmeye çalışan bir baba ve onu pek umursamayan oğlu karakterize edildi.

1994’den itibaren çizdiği Erkut Abi ve ilk kez i 1996 yılında yayına giren Zıçan Adam tiplerinde ise, yapılan bireysel ve toplumsal hataları cezalandırma içgüdüsü öne çıkartıldı. Ertem’in bir diğer başarılı bant karakteri ise Leman’da uzun yıllardır çizdiği Erdener Abi oldu.


Marjinal bir karakterizasyonla sunduğu bu karakterin yanı sıra, L-Manyak dergisi için yarattığı "Ezik Şarkıcı Altuğ" adlı birer sayfalık maceralar yaşayan bir başka tipleme izledi. Ayrıca Ocak 1996 tarihli ilk sayısından itibaren yaklaşık bir yıl boyunca L-Manyak dergisinde 2001 Feza Fatihleri başlıklı devamlı öyküsü olan mizahi bir bilimkurgu çizgiroman| hazırladı. Kaan Ertem'in yayınlanmış üç karikatür albümü bulunuyor: 1995’de Dengeli Beslenme, 1997’de Öğreten Adam ve Oğlu ile 2001’de basılan Erdener Abi...


6 Haziran 2021 Pazar

ERCAN AKYOL KARİKATÜRÜ...


 ERCAN AKYOL (Facebook Sayfası-5 Haziran 2021)

#ErcanAkyol 

30 Mayıs 2021 Pazar

HÜSEYİN ASLAN'IN ÇİZGİSİYLE 6. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE "BEDRİ KORAMAN" USTAMIZ...


 ÇİZGİ: HÜSEYİN ASLAN

BEDRİ KORAMAN USTAMIZIN ANISINA SEVGİYLE...

(1928-30 MAYIS 2015)

CİHAN DEMİRCİ YAZDI: "BEDRİ KORAMAN USTAMIZI 6. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE SEVGİ VE ÖZLEMLE ANIYORUZ..."

 

BEDRİ KORAMAN...
Onun 6 yıl önceki vedasıyla karikatürümüzdeki altın bir dönem adeta sona ermişti. Gazete karikatürcülüğü anlamında Bedri Koraman ve Ali Ulvi Ersoy gerçekten de çığır açmış çizerlerdir. İkisinin çizgi tatları, renkleri farklıdır ve ikisi de bu ülkede gazete karikatürcülüğünün yerine oturmasında önemli işler gerçekleştirmiştir. 

Bedri Koraman usta, 2004 yılında yaşadığı sağlık sorunları sonrasında yaşamını sürdürdüğü Bodrumda hastanede yoğun bakımda kalmış ama müthiş yaşama direnciyle yaşama tutunmayı başarmıştı. Zira yakından tanıma şansı bulduğum Bedri ağabey müthiş derecede hayat dolu bir adamdı. Neşeliydi, coşkuluydu, bulunduğu ortama hayat katan tiplerdendi. Yoğun bakımdan çıkmayı başarmıştı Bedri Koraman usta ama ne yazık ki 2005 yılının Mayıs ayında bu kez evinde düşerek ciddi bir kaza geçirmiş ve gene tedavi altına alınmıştı. 1928 doğumlu, 87 yaşındaki karikatürümüzün en duayen çizeri Bedri Koraman, 30 Mayıs 2015 Cumartesi günü akşam saatlerinde Bodrum'daki evinde yaşamını yitirmişti.

Başta da dediğim gibi, bu ülkede gazete karikatürcülüğünü zamanında zirveye taşıyan, onun değerini arttıran, çizginin bu büyük ustasını yitirdiğimiz an, basında da bir dönemin sonu gibiydi adeta!.. Bedri ağabey de, ülkenin içine düştüğü "çizilemez" hale gelen bir dönemde bu ülkenin pek çok değerli çizeri gibi son yıllarında ne yazık ki çizecek gazete bulamıyor ve bundan sıkça şikayet ediyordu. Bu açıdan da karikatürün 50 kuşağıyla soluk bulduğu o parlak ve renkli bir dönemden kalan son perde de adeta kapandı.

Zaten son 20 yıldır içine düştüğümüz kabus sürecindeki bu ülke mizahtan da, karikatürden de çok uzaklaştı... Mizahın ve karikatürün ne olduğu bile unutuldu neredeyse... Toplumdaki mizah duygusu bilinçli bir şekilde adım adım bitirildi... Siyasi, toplumsal bir mizahı bırakın absürt bir mizah bile yapılamaz oldu!.. Mizahın olmadığı yerde gerginlik ve baskı vardır, zulüm vardır... Son 20 yılda bu coğrafyada hoşgörüsüzlük, ayrımcılık ve zulüm tavan yaptı!.. Bedri ağabeyin gidişi çok şeyin bitişi aslında... Üzüntümüz bu anlamda büyük. Onu hep o hayat dolu, coşkulu, neşeli, çizdiği o muhteşem güzel kadınlar gibi güzelliklere düşkün, çapkın haliyle anımsayacağız. 

Bizlere geride çok renkli anılar bıraktı. Vedasının 6. yılında bir kez daha ruhu şad olsun... Anısına sevgi ve özlemle...

CİHAN DEMİRCİ-MİZAHHABER (30 Mayıs 2021)



BEDRİ KORAMAN'IN ÖZGEÇMİŞİ 

(1928-30 MAYIS 2015)

Bedri Koraman 1928'de Samsun'un Bafra ilçesinde doğdu. 1945'te öğrenim için geldiği İstanbul'da bir süre İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi'nde Cemal Tollu atölyesinde eğitim gördü. 1945'ten başlayarak illüstrasyon ressamı ve karikatürcü olarak Babıali'ye girdi. Karikatür çizmeye 1947'de Çocuk Âlemi dergisinde başladı. 41 Buçuk, Tef, Taş, Karikatür gibi mizah dergilerinde çizdi. 

1951'de Deve, daha sonra Gölge adlı mizah dergilerini çıkardı. 1954'te Milliyet gazetesinde çalışmaya başladı. 

Özellikle 1960'lı yıllarda aynı gazetede yayımlanan ve Cicican adıyla sinemaya da aktarılan "Cici Can" adlı çizgi romanı geniş ilgi topladı. 

Ayrıca Cemkurt ve Tekir Hafiye adlı resimli romanları çizdi. Kurucuları arasında yer aldığı Kare Ajans'ta canlandırma filmleri yaptı. 

1970'lerde Abdi İpekçi'nin isteğiyle, Milliyet'in birinci sayfasında, gazetenin o günkü en önemli haberini tamamlayan ve resim yanı ağır basan renkli karikatürler çizmeye başladı; bu çalışmaları büyük ilgi gördü. 18 Kasım 1978'de uğradığı bir silahlı saldırıdan yara almadan kurtuldu. 1982'de Güneş gazetesine geçtiyse de 1985'te Milliyet'e döndü. Günlük karikatürleri dışında gazetenin hafta sonu ekleri için özel karikatür-öykü sayfaları hazırladı. Yıllarca çalıştığı Milliyet gazetesinden ayrıldıktan sonra, Sabah gazetesinin Pazar ekinde, "Çizgi Dünyası" başlığı altında tam sayfa karikatürler çizdi.

Yassıada Yargılamalarını izleyip karikatüre dökerek muhabir-karikatürcü tipinin ilk örneklerinden biri oldu. 1970'lerde parti kurultaylarını, seçim gezilerini izleyip gazetede bantlar halinde yayımlayarak bu çalışmalarını sürdürdü. 

Siyasi karikatürlerinin bir kısmını içeren Siyaset Arenası adlı bir kitabı olan Bedri Koraman, İtalya Marostica, Yugoslavya Üsküp’te ve Saraybosna’da özel ödüller kazandı. Türkiye Spor Yazarları Derneği’nin Spor karikatürleri Yarışması’nda birincilik ve ikincilik ödülleri aldı, ayrıca ortak sergi ve albümlere katıldı. 

1986'da merkezi Brezilya'da bulunan Internacional dos Jornalistas adlı basın kuruluşuna onur üyesi seçildi. 1999-2000 ve 2001 yıllarında olmak üzere 3 dönem Karikatürcüler Derneği Genel Başkanlığı yaptı.



MİZAHHABER ARŞİVİNDEKİ BEDRİ KORAMAN KARİKATÜRLERİNDEN ÖRNEKLER...
















































CİHAN DEMİRCİ'NİN BEDRİ KORAMAN'LI ANILARINDAN FOTOĞRAFLAR...


19 HAZİRAN 1999... KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİNİN SULTANAHMET'TEKİ, MERKEZİNDEYİZ... SOLDAN SAĞA; MISTIK (MUSTAFA EREMEKTAR), TONGUÇ YAŞAR, İBRAHİM ERSARAÇ, BEDRİ KORAMAN VE CİHAN DEMİRCİ...





2003 yılı Mayıs ayında Bedri Koraman ağabeyle birlikte Uluslararası Akdeniz Karikatür Yarışmasının jüri toplantısı gittiğimiz Alanya'da...Soldan sağa; İbrahim Tapa, Bedri Koraman, Nüvit Özkan, Mahmut Karatoprak, Cihan Demirci, Deniz Som ve Oleg Dergachov....



2003 yılı Mayıs ayında Bedri Koraman ağabeyle birlikte Uluslararası Akdeniz Karikatür Yarışmasının jüri toplantısı sonrası yemeğinde Alanya'da... Soldan sağa; Fatih Taşpınar, Cihan Demirci, Bedri Koraman...


2003 yılı Mayıs ayında Bedri Koraman ağabeyle birlikte Uluslararası Akdeniz Karikatür Yarışmasının jüri toplantısı için gittiğimiz Alanya'da... Soldan sağa; Deniz Som, Bedri Koraman, Mahmut Karatoprak, İbrahim Tapa, Cihan Demirci ve Oleg Dergachov...




HÜRRİYET GAZETESİ, 1 0CAK 2003 TARİHİNDE "MİZAHIN DEVLERİ" ADI ALTINDA BİR YILBAŞI MİZAH EKİ VERMİŞTİ. HÜRRİYET BU EKTE YER ALMASI İÇİN SEÇTİĞİ 32 MİZAHÇIYI, 23 ARALIK 2002 TARİHİNDE GAZETEYE DAVET ETMİŞTİ. YUKARDA GÖRDÜĞÜNÜZ, BEDRİ KORAMAN'IN DA YER ALDIĞI MİZAH EKİNİN KAPAK FOTOĞRAFI 23 ARALIK 2002 TARİHİNDE HÜRRİYET GAZETESİNİN STÜDYOSUNDA GAZETENİN FOTOĞRAFÇISI SEBATİ KARAKURT TARAFINDAN ÇEKİLDİ...