Ancak işin gerçeği, öylesine baskın bir karakteri olan, işinin öylesine erbabı bir ağabeye sahipti ki sanki onun gölgesinde kaldı gibi yaşamı boyu, bu açıdan Tekin Aral ağabeyin yaşamı başarılara rağmen bana hep hüzünlü bir hayat öyküsü gibi gelir...
Aral kardeşler babalarını çok erken kaybetmişlerdi. 1941 yılında İstanbul’da doğan Tekin Aral ilk ve orta öğrenimini "babasız" çocukların okulu olan Darüşşafaka Lisesinde yapmıştı. Oğuz Aral yaşamı boyunca onun hem ağabeyi hem de babası gibiydi. İlk karikatürü 1956’da “Dolmuş” dergisinde yayınlanan Tekin Aral daha sonra; Tef, Karikatür, Vatan, Yeni Tanin, Yeni Sabah, Akşam’da çalıştı. Çizgi film çalışmalarında bulundu.
Fırt, Gırgır'ın küçük boyutlusu, renklisi ve yavrusuydu adeta... Gırgır'ın 450 binleri zorladığı dönemlerde Fırt dergisi de en çok satan ikinci dergi olarak 250 binlerde tirajları görmüştü. Fırt dergisinde başladığı “Salacak Hikayeleri”yle okur kitlesini genişleten Tekin Aral, uzun yıllar Fırt dergisini yönettikten sonra Fırt dergisinin 1989 yılında elinden alınmasından sonra (Gırgır'ın Oğuz Aral'ın elinden alındığı dönemde Fırt da onun elinden alınmıştı.) Fırfır adlı başka bir dergi çıkartmıştı.
Tekin Aral da son yıllarında tıpkı abisi Oğuz Aral gibi nerdeyse tamamen yazarlığa yönelmişti ve 1995’ten itibaren Hürriyet gazetesinde çok keyifli televizyon yazıları yazıyordu.
Tekin abi, Güldürü Üretim Merkezi'nin kapandığını haber almış. Beni, Galip Tekin'e telefon ettirerek, Galip'in aracılığıyla Fırt dergisinde çalışmaya çağırmıştı. 1988'de dışarı gideceğim günlerin öncesine dek 3 yıla yakın bir süre onunla çalıştım.
Aradan 40 yılı bulan bir zaman geçmiş olmasına inanmak çok zor. Pek çok anı kaldı geriye. 19 Nisan 1999’da henüz 58 yaşındayken, aramızdan aniden ayrılan sevgili Tekin ağabey, o yakışıklı ve her an janti haliyle gözümün önünde.
İçten, samimi, dobra bir insan olan Ayşe aynı zamanda resim de yapıyordu, babasını köşesindeki her fırsatta yaşatmaya çalıştı ancak o da "kalp pili" ile yaşıyordu...
Ne yazık ki o da daha henüz 46 yaşındayken, 8 yıl kadar önce 20 Haziran 2017'de yaşamını yitirdi. Babası gibi erkenden gitti... Tekin ağabeyi andığımız bu günde sevgili Ayşe'yi de anmış olalım...
Şimdi gözlerim Alayköşkü Caddesindeki o müthiş binada geçen günlere gidiyor. Tekin ağabeyin o unutulmaz odasına... Onun "Muammeeeeeer" diye bağırışı hala kulaklarımda...
Şimdilerde sıradan bir yayınevi olan, korunmayan, saklanmayan, harcanan, içinde Gırgır'ı, Fırt'ı, Günaydın'ı ve daha onlarca gazete ve dergiyi barındırmış anı yüklü o müthiş bina Cağaloğlu'nda Alayköşkü Caddesinde bir yayınevi binası olarak kulllanılıyor ve öylece duruyor...
Sevgili Tekin Aral'ı 26. ölüm yıldönümünde bir kez daha sevgiyle ve özlemle anıyorum...
CİHAN DEMİRCİ - MİZAHHABER



























.jpg)

















