29 Haziran 2026 Pazartesi

KAPKARA BİR ÜLKEDE DENİZ GÖRÜNDÜ MÜ?..



Ömrümün ilçesi Kadıköy'ü 3 yıl önce tamamen terk etme nedenlerimin en başında artık yaşayamaz hale geldiğim daire olsa da, neden listesi yaptığımda ilk 10'a gireceklerden biri de stand-up denen nane'nin Kadıköy'de birbiri ardına oluşan mekanlarda iyice ayağa düşmesi olmuştu, zira yarım yüzyıla yakın bir süredir (48 yıl!) hem mizah yazarı, hem karikatürcü, hem mizah tarihi araştırmacısı, hem de sayısı 1.250'yi aşan etkinliklerde konuşmacı olmuş komple bir mizah emekçisi olarak, bırakın para almayı, üste para vererek stand-up yapan gençlerin yerlerde gezen mizahından çok sıkılmıştım... Bu mekanlardan bir-ikisi de benim sokağımdaydı üstelik!!!!

Hayatını hem toplumsal, hem siyasal, hem de absürt mizahı bir potada eriterek sürdüren, her türlü yargı aşamalarından geçmiş bir kalem olarak derim ki; stand-up mizahındaki düzeysiz vaziyet can sıkıcı boyutlardaydı.. Zira siyasi-toplumsal mizah yapmak önce ciddi bir birikim sonra da ince bir zeka ister ama tüm bunların çöpe atıldığı sadece belden aşağı, pespaye bir cinsellik içeren, tamamı küfürden oluşan gösterilere stand-up denir hale gelmesi, yaptığı konuşmalara "CİDDEN DARP" adını vermiş beni bu türden iyice koparmıştı!..

Yayın dünyasında yaşanan bir durumun stand-up dünyasını da sarması söz konusuydu zira!.. Neydi o?... Yayınevine parasını ödeyerek kitap bastıran aslında başka mesleklere sahip para sahibi yazarların ülkedeki gerçek emekçi yazarların sayısını aşar hale gelmesi ve giderek tüm yayınevlerinin bu tatlı işe soyunması nasıl ülkedeki gerçek yazarlığı bitirir hale geldiyse, üste para vererek, arkadaş çevresine stand-up yaptığını zannedenlerin mizaha verdiği zarar da aynen o düzeyde ilerliyor bu ülkede!!!!

İşte tam da böyle bir dönemde, DENİZ GÖKTAŞ adlı, henüz 32 yaşındaki genç arkadaşımızın adını duyduk!.. (Ki benim yaşımın tam yarısı bu!!!!) Deniz'in Harbiye Açıkhava'daki gösterisinin tamamını Youtube'a yüklemesi üzerine, oturup izledik ve yüzümüzde birden güller dikenleriyle birlikte açtı!..

Çünkü 1996 doğumlu olan, şimdilerde geride bıraktığım ilçem Kadıköy'de yaşayan bu genç arkadaşımızın kuşağından bu tarz içi dolu, siyasi-toplumsal, derinlikli eleştiriler taşıyan bir mizahı görmek, izlemek, şu garip ömrünü mizaha adamış, bu adanmışlıkla gün gelmiş damlara çıkmış "Damdaki Mizahçı"lığa, yani sözünü hiç kimseden esirgemeyen bir kalem ve ses olarak gözlerim de hafiften nemlendi doğrusu...

Zira Kadıköy'de tam da içinde olup, zor kaçtığım o dandik stand-up gösterilerinin düzeyi yerlerde gezerken, zaman zaman küfür de ederek, yaşadığı ülkenin gerçeklerine bakmayı deneyen, ayakları ayaküstü değil epeyce yere basan bir genç görmek, an gelmiş siteleri-sayfaları kapatılmış, an gelmiş Vatan Emniyetlerden geçmiş, an gelmiş mahkeme yüzü görmüş, beraat etse de yasaklarla yaşayan, an gelmiş okullara sokulmamış, an gelmiş etkinlikleri iptal edilmiş, mizaha ve mizahçılara yürekten sahip çıktığı "DAMDAKİ MİZAHÇI" Youtube kanalında bir yıldır Sosyal medya damı üstünden ÇIĞLIK attığım halde "1000 ABONE" yüzünü bile görememiş biri olarak, ömrümü verdiğim alanda böylesi yürekli bir genç görmek insana, yaptığımız iş tamamen de boşa gitmemiş inancı veriyor!..

Heyecanını hissettiğim genç yürek Deniz arkadaşımızın önünde uzun bir yol var, ne yazık ki onun kuşağı bizim gibi 2002 öncesindeki çok daha güzel olan günleri göremedi!.. Deniz, bu kara düzen oluşmaya başladığında henüz 6 yaşındaydı zira!.. Bu yüzden çok kolay gibi gözüken işleri aslında çok daha zor!. Az buçuk aklını, az buçuk mizah duygusunu yitirmiş, hiçbir sorununu çözemeyip onu daha da büyütmüş, çok bunalmış, çok boş vermiş ve akla ziyan hale gelmiş bir ülkede olduğu için, ince zekayı önemsemeden; her ota, her boka gülen bir seyircinin de gazına gelmemesini, toplumsal gerçeklerle dolu bir mizahtan ve ince zekadan kopmamasını, dama çıkmış mizahçı bir ağabeyi olarak dilerim, yolun açık olsun Deniz kardeşim!..

Cihan Demirci (29 Haziran 2026-Foça)

27 Haziran 2026 Cumartesi

BİR İSTANBUL BEYEFENDİSİ; MİMAR ÇİZER GÜNGÖR KABAKÇIOĞLU'NU VEDASININ 15. YILINDA SEVGİYLE ANIYORUZ...


MİZAHHABER - Bir güzel insanı, bir duyarlı çizeri, bir müthiş portreciyi, gerçek bir İstanbul beyefendisini, karikatürist ve mimar sevgili GÜNGÖR KABAKÇIOĞLU (1933-27 Haziran 2011) ağabeyimizi 15. ölüm yıldönümünde sevgiyle anıyoruz... 

(Cihan Demirci ve Güngör Kabakçığlu-Karikatür ve Mizah Müzesi-Saraçhane)

Güngör ağabey sadece grafik ustası bir çizer değil, çok da usta bir mimardı, grafik çizgisiyle karikatürümüze bambaşka bir tat getirmiştir ve bir başka özel yanı da; ben de dahil pek çok çizerimizin portresini çizip bu portreleri kitap yapmıştır... 

Onun gibi pek çok nitelikli ve mütevazı ustayı uzun yıllardır yitire yitire çok yoksullaştığımız bir dönemde Güngör ağabey gibi, zamanında Karikatürcüler Derneği adına yaptığımız her etkinliğe koşa koşa gelen, en önde oturup çocuksu bir heyecanla izleyen, bize desteğini her daim gösteren, insan ve meslek sevgisiyle dolu, incelikli ağabeyler nasıl aranmaz?.. 

Sevgili Güngör Kabakçıoğlu ağabeyimizin anısına yürekten sevgi ve saygıyla... 

CİHAN DEMİRCİ (MİZAHHABER)


GÜNGÖR KABAKÇIOĞLU'NDAN ANILAR... 












26 Haziran 2026 Cuma

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...

Öğretmenler ve öğrenciler, şiddet dolu bir eğitim ve öğretim yılını
geride bırakarak tatile çıktı.
 

KARİKATÜR: SEFER SELVİ (EVRENSEL GAZETESİ)



25 Haziran 2026 Perşembe

MİZAHHABER DE ORADAYDI!..

SEÇİLMİŞ GENEL BAŞKAN ÖZGÜR ÖZEL VE SAÇILMIŞ BAŞKAN BUTLAN KEMAL CENAZEDE TOKALAŞTILAR!!!!!!

7 Haziran 2026 Pazar

KARİKATÜRÜMÜZÜN 7 HAZİRAN'DA YİTİRDİĞİMİZ İKİ BÜYÜK USTASINI; FERRUH DOĞAN VE FERİT ÖNGÖREN'İ SEVGİYLE ANIYORUZ...

Karikatürümüzün iki büyük ustası; Ferruh Doğan ve Ferit Öngören'i, 10 yıl arayla 7 Haziran tarihinde yitirmiştik... İkisi de 1932 doğumlu çizerlerdi. 1932 doğumlu Ferruh Doğan, 2000 yılının 7 Haziran'ın da veda etmişti yaşama. 

Ferruh Doğan için yıllar önce yazdığım yazının başlığında "Az çizgiyle çok söz söylemenin ustası" tanımlamasını kullanmıştım Ferruh ağabey için. Gerçekten de çizgi sadeleştirme ustası olan Ferruh Doğan, az çizgiyle çok şeyler söyleyen, yalın çizgilerin büyük ustasıydı karikatürümüzde. Onu 7 Haziran 2000 tarihinde yitirdik. Aramızdan ayrılalı 23 yıl geride kaldı bugün...

Ferruh ağabey kendi kuşağı çizerler içersinde bile bir başka duruşa sahipti... Çizgiyi onun kadar ekonomik kullanan pek fazla çıkmadı 50 kuşağı arasından...Bence en önemli yanlarının başında toplumsal duyarlılığı, çok okuyan, çok takip eden, çok araştıran bir yapıya sahip olması gelirdi ki, bu açıkcası günümüzde pek az çizerde bulunan bir özellik haline geldi!.. Ferruh ağabeyle yaptığınız ayaküstü ve kısacık bir sohbette bile bu saydıklarımı hemen hissederdiniz...

Onunla gerçek anlamda dostluğumuz 1983 yılında başlamıştı... Güldürü Üretim Merkezi’nde çalışırken yaptığımız “Pazartesi Toplantıları”na bir pazartesi günü de Ferruh Doğan katılmıştı... 

Ferruh ağabeyle ilk kez o toplantıda tanışmış ve söyleşi sonrasında elimde heyecanla tuttuğum “Politika” isimli kitabını ona imzalatmıştım... Çizgiyi de, sözü de ekonomik kullanmayan bir Gırgır öğrencisi olduğum için o gün Ferruh Doğan’ın yanına biraz ürkek yaklaşmıştım açıkçası... Ama kurduğum diyalog sonrasında bu ürkeklikten eser kalmamıştı... Ferruh ağabeyle daha sonraları pek çok kez ayaküstü muhabbetlerimiz oldu... Bu muhabbetlerde yaptıklarımı ciddi olarak izleyen, bana yaptıklarımla ilgili mesleki sorular soran kısacası mesleğine müthiş saygısı olan bir ustayı görmekten hep gurur ve onur duydum...

Gene bir 7 Haziran'da, bundan 16 yıl önce, 7 Haziran 2010'da dünyaya veda eden Ferit Öngören de özgün çizgisinin ötesinde benim karikatür ve mizah tarihi anlamında bilgi ve deneyimlerinden en fazla yararlandığım ağabeydi. Türk karikatürü ve mizahı üzerine notlar almış, kafa yormuş, kitap yazmış olan Ferit Öngören, bu alanda var olan "objektif" bakış eksikliğini de benim açımdan epeyce azaltmış bir ustadır.

Yandaki 17 Şubat 2007 tarihli fotoğrafta Cihan Demirci ile Ferit Öngören Karikatürcüler Derneğindeki bir toplantıda görülüyor. Karikatür tarihine hep yanlı bakıp, sevdiği ve yakınlık duyduğu karikatürcüleri öne çıkarıp, uzak durduklarını, sevmediklerini yok sayan, karikatüre hep çıkar açısından bakan bir başka hakim anlayışın karşısında Ferit Öngören'in o yapmacıksız, yalın ve geniş açılı bakışı ve anlayışı karikatür ve mizah tarihimize sağlıklı bakışın da ipuçlarını verir bize. 

Ferruh Doğan ağabey de, Ferit Öngören ağabey de yakından tanıyıp, sohbetlerini paylaşma olanağı bulduğum ustalardandı, aynı yıl doğmuş bu iki önemli usta, 10 yıl arayla bu kez de aynı gün veda ettiler dünyaya, ikisini de bir kez daha sevgi ve özlemle anıyorum...

Cihan Demirci - MİZAHHABER

FERRUH DOĞAN'DAN ÇİZGİLER... 


SEMİH POROY'UN ÇİZGİSİYLE FERRUH DOĞAN

CİHAN DEMİRCİ'NİN ÇİZGİSİYLE FERRUH DOĞAN

NECATİ ABACI'NIN ÇİZGİSİYLE FERRUH DOĞAN




FERRUH DOĞAN'I TANIYALIM... 

1932'de İstanbul'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesindeki öğrenimini son sınıfta bıraktı.İlk karikatürü 1945 yılında Şaka dergisinde yayımlandı. Doğan Kardeş, Pazar Postası, hafta, yeditepe, 41 buçuk, Dolmuş, Kim, Tef, Taş, Taş-Karikatür, Akbaba ve Ant dergileriyle Cumhuriyet, Milliyet, Yeni İstanbul, Vatan, Akşam, Dünya ve Ulus gazetelerinde çalıştı. Özgür İnsan ve Toplum, İstanbul Ekspres gazetelirnede çizdi. Asrileşen Köy ve Çizgili Dünya isimli albümlerini yayımladı. İstanbul Gazeteciler Cemiyeti ve sendikasının gazete resmi ve karikatürü dallarında birinçilik ve ikincilik ödüllerini, İtalya’da Bordighera ve Marostica’da, Üsküp’te, Belçika’da çeşitli birincilik, üçüncülük ve jüri özel ödüllerini aldı. Sanatçının Tolentino’da (İtalya) Uluslararası Mizah Müzesi’nde bir karikatürü bulunmaktadır. Ferruh Doğan 9 Haziran 2000 tarihinde aramızdan ayrıldı.



FERİT ÖNGÖREN'DEN ÇİZGİLER...






HALİL İ. YILDIRIM'IN ÇİZGİSİYLE FERİT ÖNGÖREN



FERİT ÖNGÖREN'İ TANIYALIM

1932’de Diyarbakır’da doğan Öngören, 1958’de İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni bitirdi. Avukatlık mesleğinin yanı sıra yazar, karikatürcü ve ressam olarak eserler verdi. 1969 yılında Turhan Selçuk ve Semih Balcıoğlu ile birlikte Karikatürcüler Derneği’nin kurulmasına öncülük etti. 1966’da Lastik-İş Sendikası’nın yayın organı Lastik-İş’i çıkardı. Filiz, a, Yelken, Köprü, Ataç, Değişim, Şiir Sanatı, Yeni a gibi dergilerde yazdı. İlkçağlardan günümüze değin Anadolu şiirinin evrimini inceleyen araştırması Soyut dergisinde yayımlandı. Akbaba, Dolmuş, Tef, Gırgır gibi mizah dergiciliği tarihinde önemli yeri olan pek çok dergide eserleri yayımlanan Öngören, Vatan, Akşam, Günaydın, Gün, Sabah, Bugün, Meydan gibi gazetelerde yazdı. Karikatürcüler Derneği’ni kurduktan sonra Karikatür Müzesi’nin kurulması ve Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması’nın başlamasında da önemli katkılarda bulundu. Öngören, İstanbul'la ilgili çizgilerini "Nesneler" adlı kitabında topladı. "Cumhuriyet Dönemi Türk Mizahı ve Hicvi" adlı kitabında ise araştırmacı ve tarihçi kimliğiyle karikatür ve mizah tarihimizi anlattı...(MİZAHHABER)

2 Haziran 2026 Salı

"HAKİKİ" YAZARLAR HEP YAŞAR: "ORHAN KEMAL USTAYI 56. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ANIYORUZ...


“HAKİKİ” YAZARLAR HEP YAŞAR!.."

EDEBİYATIMIZIN BÜYÜK USTALARINDAN, HALKIN YAZARI ORHAN KEMAL USTAYI ÖLÜMÜNÜN 56. YILINDA BİR KEZ DAHA SEVGİYLE ANARKEN, ONU YAŞATANLARIN EN BAŞINDA GELEN SEVGİLİ OĞLU IŞIK ÖĞÜTÇÜ'YE DE SELAM OLSUN…

27 Mayıs 2026 Çarşamba

CİHAN DEMİRCİ KARİKATÜRÜ...


KARİKATÜR: CİHAN DEMİRCİ

 

Bundan 9 yıl önce 2017'de de çizilmiş bir karikatürümü, bugüne güncellemek hiç zor olmadı, çünkü ülke hep aynı çukurun içinde ama bugünkü çukur 9 yıl öncesinden de çok ama çok daha derin!!! Anayasa Mahkemesinin kararlarının yok sayıldığı bir ülkede yerel mahkeme kararlarıyla işi bitiren bir kara düzen!!!! Yok edilen hak-hukuk ve adalet düzeni ve zaten hile-hurda dolu olan seçimlerin de artık anlamını tamamen kaybetmesi için gerçekleşen, Çadır devletlerinde bile görülmeyecek düzeyde korkunç hareketler!!!!! Yarını çalınmış, yarını yok edilmiş bir ülke ve hiçbir şey olmamış gibi hala bayram(!) yapmaya çalışan, kendi yaşamına asla ve asla yeterince sahip çıkamamış ve yok edilmekte olan bir halk, yok edilmekte olan bir ülke!!!!! AL SANA BAYRAM!!!!!!!!!