28 Şubat 2021 Pazar

EDEBİYATIMIZIN BÜYÜK USTASI YAŞAR KEMAL'İ 6. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE ÇİZGİ PORTRELERİYLE ANIYORUZ...

O edebiyatımızın, düşün hayatımızın büyük ustasıydı, Çukurova'dan dünyaya yayılan gür bir sesti, gümbür gümbür ses verdi ömrü boyunca, insan olmanın yürek sahibi olmaktan geçtiğini gösterdi, an geldi; "İnsan evrende gövdesi kadar değil, yüreği kadar yer kaplar" dedi... An geldi; "O güzel insanlar, o güzel beyaz atlara binip gittiler, demirin tuncuna, insanın piçine kaldık" dedi... O YAŞAR KEMAL'di... Büyük ustayı ölümünün 6. yılında MİZAHHABER'de ardından çizilmiş çizgi portre örnekleriyle bir kez daha sevgi ve özlemle anıyoruz, anısına yürekten sevgiyle... (C.D.)   

#YaşarKemal #YaşarKemalÇizgiPortreleri 


ÇİZGİ: CAN BAYTAK

ÇİZGİ: ŞAHİN KARAKOÇ

ÇİZGİ: CUMHUR GAZİOĞLU


ÇİZGİ: OLEG DERGACHOV


ÇİZGİ: ALİNUR UĞURPAKKAN

ÇİZGİ: OMAR ZEVALLOS VELARDE (PERU)

ÇİZGİ: MURAT ÖZMENEK 

ÇİZGİ: ŞEVKET YALAZ

 

ÇİZGİ: CEMALETTİN GÜZELOĞLU

ÇİZGİ: KEMAL BULUŞ


ÇİZGİ: ERCAN AKYOL


ÇİZGİ: ELENA OSPİNA

ÇİZGİ: HAYATİ BOYACIOĞLU



ÇİZGİ: KEMAL BULUŞ


ÇİZGİ: BÜLENT C. KARAKÖSE



ÇİZGİ: KADİR DOĞRUER



ÇİZGİ: MAHMUT TİBET



ÇİZGİ: MEHMET ALİ GÜNEŞ
ÇİZGİ: KÖKSAL ÇİFTÇİ 


ÇİZGİ: MUSTAFA KOCABAŞ


ÇİZGİ: CİHAN DEMİRCİ


ÇİZGİ: NECMİ OĞUZER


ÇİZGİ: ÖMER MUZ



ÇİZGİ: SAMEER MALEK ALİ (İRAN)


ÇİZGİ: CARLOS LATUFF


ÇİZGİ; BÜLENT C. KARAKÖSE


ÇİZGİ: MEHMET ALİ GÜNEŞ


ÇİZGİ: CİHAN DEMİRCİ


ÇİZGİ: NECMİ OĞUZER


ÇİZGİ: SELİM TANRISEVEN


27 Şubat 2021 Cumartesi

İBRAHİM ERSARAÇ AĞABEYLE GÜNCEL BİR TELE-SOHBET...

Karikatürümüzün çınarlarından sevgili İbrahim Ersaraç ağabeyin çok eski bir karikatürü, Şubat ayı başlarında oluşan Ay'la ilgili gündem nedeniyle Halk TV'de anımsanınca, bu karikatürün 1950'den kalma olduğu haberi çıkmıştı. 

Ben de MİZAHHABER'de bu karikatürü paylaşmıştım ama yılında bir hata yapıldığını düşünüyordum... 

Çünkü seçmenine gökteki Ay'ı gösterirken arka cebinden oy'unu çalan politikacı karikatürü insanlığın Ay'a ayak bastığı 1969 sonrasına ait olmalıydı. 

Bir kaç ayda bir telefonla arayıp sohbet ettiğim sevgili İbrahim Ersaraç ağabeyi bugün hem hatırını sormak hem de özellikle hem bu karikatürün tarihi için aradım... 



Tam da tahmin ettiğim gibi çıktı ve ilk söylenen 1950 tarihinin yanlış tarih olduğunu söyledi sevgili İbrahim Ersaraç usta ve şöyle açıkladı:  

"Evet sevgili Cihan, bir yanlışlık olmuş, sonradan fark ettim, bu karikatürü ben 1950'de değil 1970'lerin başlarında çizmiştim. 50'lerde zaten daha 20'li yaşların başındaydım ve bir kaç yıl olmuştu henüz karikatürcülüğümde. 

Yani bu karikatür 50 yılı devirmiş bir karikatür, yazıldığı gibi 70 yıllık değil... Sorduğun iyi oldu. Böylece bu yanlışı da düzeltmiş olalım..."



Bu bilginin ardından İbrahim Ersaraç ağabeye, onu 27 Şubat'ta aramamın bir nedeni daha olduğunu söyledim... Neydi bu neden?..  

Bu neden, 27 Şubat tarihinin çağdaş karikatürümüzün kurucularının başında yer alan, öncü usta Cemal Nadir Güler'in 74. ölüm yıldönümünü olmasıydı... Cemal Nadir Güler 27 Şubat 1947'de yitirmişti yaşamını... 

Doğumunun 100. yılı nedeniyle Karikatürcüler Derneği 2002 yılını "Cemal Nadir Güler" yılı ilan etmişti. O dönemde derneğin yönetim kurulunda genel sekreter olarak görev yapıyordum ve 2002 yılı boyunca pek çok şehirde, ilçede Cemal Nadir Güler'i yeniden anımsatacak, pek çok etkinliğe, söyleşiye, panele, sergiye imza atmıştık. Bunlardan ilkini 2002'nin hemen başlarında Taksim'deki Cumhuriyet Kitap Kulübünde yaptığımızda davet ettiğim konuşmacılardan biri de içinde ciddi anlamda Cemal Nadir sevgisi olan sevgili İbrahim Ersaraç ağabeydi. O söyleşide; rahmetli Güngör Kabakçıoğlu ve Semih Poroy arkadaşım diğer iki konuşmacıydılar... İbrahim ağabey 2 Şubat 2002 tarihinde yapılan bu söyleşide Cemal Nadir'in ilk kadın karikatürcümüz sayılan Selma Emiroğlu'nu yetiştiren kişi olduğunu dile getirdikten sonra şu ilginç anısını anlatmıştı:


"... 50 kuşağı Cemal Nadir'in peşinden giderek iz sürmüştür. Ben de o yıllarda ortaokulu bitirmişim ve ona öykünüyorum. Cemal Nadir o zamanlar bir sorunu çizdi mi, o sorun bir hafta içinde hallolurdu. Cemal Nadir'in sorunları çizerek halletmesine öykünerek ben de bir karikatür çizmek istedim...  O zamanlar Bursa Mustafa Kemal Paşa'da yaşıyorum. Oradaki itfaiye aracı çok eskiydi, ancak itilerek gidiyordu. Bu konu üzerine çizdiğim karikatürle iki ay içinde Mustafa Kemal Paşa'ya yeni bir İtfaiye aracı alınmasına sebep oldum!.. Bana bu cesareti veren de Cemal Nadir olmuştur..."

Sevgili İbrahim Ersaraç ağabey, unutamadığım bu anısıyla karikatürün bundan 70 küsur yıl bile önce ne denli etkili bir sanat olduğunu anlatmış oluyordu aslında. O yıllarda henüz 20 yaşında bile olmayan Mustafa Kemal Paşa'lı genç çizer İbrahim Ersaraç'a bir şekilde ışık olmayı başarmıştı Cemal Nadir Güler usta... 

Sohbetine doyamadığım sevgil İbrahim ağabeyi fazla yormak istemedim, o bazı şeyleri artık unuttuğu söylüyor 93 yaşında ama belleği gayet güzel, yeter ki ona anımsatın, o devamını getiriyor, ona ve birlikte yaşadığı sevgili kızı Lale Karaoğlu'na sağlık dolu günler güzel diliyorum... 

CİHAN DEMİRCİ-MİZAHHABER (27 ŞUBAT 2021)


ÇAĞDAŞ KARİKATÜRÜMÜZÜN KURUCU VE ÖNCÜ USTALARINDAN CEMAL NADİR GÜLER'İ 74. ÖLÜM YILDÖNÜMÜNDE BİR KEZ DAHA SEVGİYLE ANIYORUZ...



Çağdaş karikatürün ülkemizdeki en önemli kurucularından birini, öncü ustayı, Cemal Nadir Güler’i bundan tam 74 yıl önce, 27 Şubat 1947’de yitirmiştik... Büyük ustayı, bundan 19 yıl önce, 2002 yılında "Cemal Nadir 100 Yaşında" adlı kapsamlı kitabı hazırlayan Cihan Demirci'nin yazısıyla MİZAHHABER'de bir kez daha sevgiyle anıyoruz...
"CEMAL NADİR HÂLÂ YAŞIYOR!"



CİHAN DEMİRCİ


Çağdaş Türk karikatürünün en önemli kilometre taşlarından biri hatta birincisi olan büyük usta Cemal Nadir Güler’i bundan tam 74 yıl önce 27 Şubat 1947’de üstelik henüz 45 yaşındayken yitirmiştik. Cemal Nadir de tıpkı Nazım Hikmet gibi 1902 doğumludur. Çökme aşamasındaki sancılı bir Osmanlı İmparatorluğu dönemi. Tam çocukluk yıllarına girdiğinde yani 1914’te 1. Dünya Savaşı patlar. Derken 1. Dünya Savaşı ardından Kurtuluş savaşı yıllarına ve kurulma sancıları çeken bir cumhuriyete denk gelen ilk gençlik yılları. Ardından, gençlikten olgunlaşmaya doğru geçtiği bir dönemde bu kez 2. Dünya Savaşı yaşanır ve 2. Dünya savaşının o sıkıntılı yokluk, karne günleri içinde bulur bu kez kendini. Sonuçta savaşın bitiminden 2 yıl sonra da yaşamını yitirir! Yani 45 yıllık kısa ömrüne 2 dünya, bir kurtuluş savaşıyla, bir cumhuriyetin kuruluş dönemi denk düşer. Bir insan ömrüne iki dünya, bir kurtuluş savaşı düşmesi ve o ömrün sadece 45 yıl olması bile başlı başına müthiş bir durumdur.

Bundan 19 yıl önce, 2002 yılında 100. doğum yılı anısına, “Cemal Nadir 100 Yaşında” adlı oldukça kapsamlı bir kitap hazırlamıştım büyük usta için. Cemal Nadir'e yakışacak kapsamdaki bu kitabı Cemal Nadir Güler ustanın 100. yaşı anısına Karikatürcüler Derneği yayınlamıştı. O dönem Karikatürcüler Derneği'nin genel sekreteriydim ve dernek olarak bir yıl boyunca süren etkinliklerle anmıştık Cemal Nadir ustayı.

Bu etkinliklerden birinde Ferit Öngören şu ilginç saptamayı yapmıştı: “Bunca çok şeyi, çok az bir zamana sığdıran Cemal Nadir’in yaşamı o kadar kısa sürmüş ki, en kısa ay olan Şubat’ın bile 28’ini çıkartamayıp 27’sinde göçüp gitmiş ne yazık ki!..”

Gerçek bir öncüydü

Cemal Nadir Güler her şeyden önce, “öncü” bir sanatçıdır. Yokluk ve çile içinde geçen kısacık hayatında pek çok ilklere öncülük etmiştir. Ülkemizdeki “ilk yerli bant-karikatür tiplemesi” olan “Amcabey” tipi bu özelliğiyle de karikatür sanatımızda ayrı bir önem taşır. Amcabey’in dışında; Akla Kara, Dalkavuk, Dede ile Torun, Yeni Zengin, Salomon, İyimserle Kötümser gibi daha pek çok tip yaratmıştır. Sadece 19 yıllık bir profesyonel çizerlik yaşamı olabilen Cemal Nadir, kendisinden önce tipik bir salon sanatı halinde seyreden, halka uzak duran karikatürü, salondan çıkararak halkın ayağına getiren, geniş kitlelere karikatürü sevdiren ilk büyük ustadır. Pek çok karikatür albümü yayınlanan Cemal Nadir, karikatür üzerine pek çok konferans da vermiştir. Bu konferanslar ülkemizde daha önce benzerleri pek görülmüş şeyler değildir. Bu konferansların çoğunun halkevlerinde gerçekleşmesi nedeniyle söyleşilere halkın katılımı da çok fazla olmuştur. Karikatür üzerine yaptığı konuşmalarda kalabalıktan izdiham yaşanmıştır.


Cemal Nadir Güler her şeyden önce, “öncü” bir sanatçıdır. Yokluk ve çile içinde geçen kısacık hayatında pek çok ilklere öncülük etmiştir. Ülkemizdeki “ilk yerli bant-karikatür tiplemesi” olan “Amcabey” tipi bu özelliğiyle de karikatür sanatımızda ayrı bir önem taşır. Amcabey’in dışında; Akla Kara, Dalkavuk, Dede ile Torun, Yeni Zengin, Salomon, İyimserle Kötümser gibi daha pek çok tip yaratmıştır. 

Sadece 19 yıllık bir profesyonel çizerlik yaşamı olabilen Cemal Nadir, kendisinden önce tipik bir salon sanatı halinde seyreden, halka uzak duran karikatürü, salondan çıkararak halkın ayağına getiren, geniş kitlelere karikatürü sevdiren ilk büyük ustadır. Pek çok karikatür albümü yayınlanan Cemal Nadir, karikatür üzerine pek çok konferans da vermiştir. Bu konferanslar ülkemizde daha önce benzerleri pek görülmüş şeyler değildir. Bu konferansların çoğunun halkevlerinde gerçekleşmesi nedeniyle söyleşilere halkın katılımı da çok fazla olmuştur. Karikatür üzerine yaptığı konuşmalarda kalabalıktan izdiham yaşanmıştır.

Cemal Nadir, bu yönüyle de ülkemizde karikatürü halkla bütünleştiren, halkın yaşamına karikatürü sokan “ilk çizer” olmuştur. Genç çizerlere ilgi gösteren, onların karikatürlerini yayınlayan, onlara fırsat veren ilk usta da gene o’dur.

Cemal Nadir’in genç çizerlere olan ilgisini ve karikatürü halkla bütünleştirmesi durumunu yıllar sonra ardından gelecek olan Oğuz Aral ustamız, ondan aldığı ışıkla devam ettirmiştir bu topraklarda.


Cemal Nadir gazetelerdeki “günlük” karikatürün de öncülüğünü yapmıştır. Gazetelerimizde düzenli “günlük” karikatür kullanılması onun çabalarıyla başlamış ve ilk kez onun çabalarıyla “gazete karikatürcülüğü” denilen alan ciddi bir oluşum sürecine girmiştir. 15 yıl çalıştığı Akşam gazetesini (1928-1943 arası) bıraktıktan sonra ömrünün son dört yılını Cumhuriyet gazetesinde (1943-1947) çizerlik yaparak noktalayan Cemal Nadir daha önce de belirttiğim gibi zor şartlar içersinde yaşamıştı. Bu şartlar öylesine zordu ki, bu büyük usta, Bursa’dan İstanbul’a ilk gelişinde yaşadığı yoğun maddi sıkıntılar yüzünden ilk çocuğunu kucağında yitirmişti. 

1943’te Cumhuriyet gazetesine geçme nedenini o vakit arkadaşı Avni İnsel’e bakın nasıl açıklıyor: “Dar yakalı elbiseler giydiğim halde iki yakamı bir türlü bir araya getiremiyorum. Şu yokuş Yunus Nadi gibi birkaç babacan patrona daha sahip olsa Babıali gazetecilerin Darülacezesi olmaktan kurtulur!”

Büyük ustayı ölümünün 74. yılında bir kez daha sevgiyle anıyor ve diyorum ki: “45’inde ölmüş olsa da Cemal Nadir Güler, bugün 119 yaşında yaşıyor ve hala bizimle!.”

(Cihan Demirci-MİZAHHABER-27 Şubat 2021)



CEMAL NADİR'DEN KARİKATÜR ÖRNEKLERİ...


























Cihan Demirci'nin çizgisiyle
CEMAL NADİR GÜLER...




Cemal Nadir'in ölümü ardından AKBABA KAPAĞI...




Döneminin diğer büyük ustası RAMİZ'in çizgisiyle CEMAL NADİR GÜLER...



Sururi'nin çizgisiyle CEMAL NADİR GÜLER...