9 Haziran 2018 Cumartesi

CİHAN DEMİRCİ YAZDI: "İKİ FARKLI SİMGE, İKİ FARKLI ÜLKE: ŞABAN VE RECEP"


Söyleşi, atölye çalışması ve imza günü için gittiğim okullarda çocuklara uzun yıllardır, mizahı ve komediyi anlatırken özellikle sinemadan örnekler veriyorum. Aynı anda hem iyi, hem de kötü örneği anlatmak çok yararlı oluyor. Çocuklar bu sayede daha iyi öğreniyor. Komedi ve mizahtan hem iyi örneği, hem de kötü örneği arka arkaya vererek, açıkçası işin diyalektiğini göstermeye çalışıyorum.

Bakın iyi örnek; Ertem Eğilmez sinemasının yarattığı “Şaban” tiplemesidir. Yani Kemal Sunal'ın canlandırdığı "Şaban" tiplemesidir. Şaban, köyünden şehre gelir, saf, temiz, sakar haliyle mahalledeki kötülerle, mafya ile savaşır ve filmin sonunda onları alt eder, mahallelinin kahramanı olur, böylece bize iyilerin de kazanabileceğini gösterir. Hayat zaten kötülerin egemenliği altındayken, hayatın içinde hep kötüler kazanırken hiç olmazsa bir “hayal kurma” sanatı olan sinemada iyiler kazanmış olur!.. Bu iyi insanlar için artı bir moral kaynağıdır. Kötü örnek ise; AKP döneminin simgesi olan aşağılık bir komedi dizisi; "Recep İvedik" tiplemesidir ki, kendisi kötü, kaba, iğrenç, pislik bir tiptir. Osurur, geğirir, aksırır, tıksırır, taciz eder, mide bulandırır ve sonuçta bize kötülerin, magandaların, kaba-saba davrananların kazanabileceğini gösterir.

Bu örnekleri verirken özellikle ortaokul düzeyindeki bir kaç okulda Recep İvedikleş’miş erkek öğrencilerden ciddi tepki gördüğüm oldu, bazısı bağırarak, laf sokarak, hatta bir tanesi ders bitiminde üzerime hamle yapıp, bana çarparak bile geçti!.. Recep İvedik'in özellikle erkek çocuklara ne denli zarar verdiğini, onların da epeyce Recep’leşmiş olduğunu böylece sayısız kez gözlemlemiş oldum. Duymuş olmalısınız. Geçenlerde, içi kin ve nefretle dolu AKP'linin biri, neşenin, kahkahanın simgesi güzelim Adile Naşit'e bile kin kustu. Bizim sevgili Adile teyzemize… Meğerse yıllar önce Adile Naşit'in TRT'de "Uykudan Önce"de okuduğu güzelim çocuk masalları, çocuklara o sımsıcak sesleniş kendisi gibiler için kabus dönemiymiş!.. Her zaman söylerim; "Doğmak yetmez insan olmaya" Zira insan olma mücadelesi yaşam boyunca sürer ve pek çok doğmuş bu mücadeleden yenik ayrılır bu akla ziyan ülkede!.. Bu tipler genel anlamda kültüre ve sanata, özelde ise mizaha ve komediye özellikle düşmandırlar. Nefret ederler insanların mutlu olmasından, gülümsemesinden. Çünkü hamasi dinbazlıkta bırakın kahkahayı gülmek bile kötü bir şeydir. Gülen insan tehlikelidir!. Bunlar neşenin, kahkahanın, mizahın düşmanıdırlar. Çünkü mizah, neşe ve kahkaha etrafa ışık saçar, aydınlık saçar, uyanık beyinler yaratır!.. O ışık, karanlık tutkunu gerici, tutucu, bağnaz, yobaz beyinler için azaptır!.. 

O yüzden Adile Naşit gibi isimler aklımıza hemen Şaban'ı yani Kemal Sunal'ı yani çağdaş olmaya çabalamış, yüzü Batı’ya dönük, o güzelim Eski Türkiye'yi anımsatır… Recep İvedik denen sefalet ise AKP'yi ve günümüzün Ortadoğu bataklığına batmış, Batı’ya kıçını dönmüş, şuursuz, gerici, sapkın, sapık ve yobaz "Yeni Türkiye"sini simgeler…

Yaptığım pek çok söyleşide yıllardır gün gelecek Recep'ler birbirine karışacak ayıramayacaksınız diyordum, şu sıralar görünen o ki, aynen öyle oldu!.. Komediyi, mizahı ve zekayı aşağılayan rezil bir film dizisi Recep İvedik tiplemesinden trilyonlar vuran arkadaşın Recep'i ile diğer Recep son günlerde iyice karışmaya başladı, adeta röntgenlerin karıştığı Türk filmlerine döndü bu iş, çünkü Recep İvedik bu düzenden yararlanarak yaratılmış "maganda" bir tiptir ve onun filmlerini, ağzı açık şekilde en çok izleyen kesim de AKP'li kesimdir!..

Saflar ve simgeler bellidir… Şaban ve Recep… İşte bu kavga, yüzü çağdaş uygarlığa dönük, Mustafa Kemal’in kurup yeşerttiği, zekanın, mizahın, komedinin, neşenin ve kahkahanın boy attığı o Eski Türkiye ile, yüzü gericiliğe, dinbazlığa, yobazlığa, üçkağıtçılığa, yalana, talana, sapkınlığa, sapıklığa ve rantçılığa dönük olan, uygarlık ve zeka düşmanı, betoncu “Yeni Türkiye”nin kavgasıdır!.. 

CİHAN DEMİRCİ (MİZAHHABER)