29 Kasım 2015 Pazar

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ... BARIŞ ELÇİSİ 'TAHİR ELÇİ'NİN ANISINA...

SEFER SELVİ (29 Kasım 2015-Evrensel)

CARLOS LATUFF'DAN "TAHİR ELÇİ"NİN ANISINA BİR KARİKATÜR...


CARLOS LATUFF (FACEBOOK SAYFASI)

CİHAN DEMİRCİ'DEN “TERSİNİ ALMIŞ EDİYOR EZBER” KIVAMINDA BİR “DAMDAKİ MİZAHÇI” YAZISI...

Bu akla ziyan coğrafyada, mizahla olan uğraşımda 37 yıl geride kaldı... Ancak mizah sayesinde bu çatlak topraklara dayanabilen, uğraşını zorunlu nedenlerden ötürü "kara mizahçı" kıvamında sürdüren biri olarak bu topraklarda her şeyin hep tersine işlediğini savundum yıllardır yazıp-çizdiklerimle... Hatta yıllar önce pek çok yerde örneklerle yazarak, bu yazıları kitaplarımda da kullanarak bunu bir tez haline bile getirdim kendimce... 3 yıldır yayınlama olanağı bile bulamadığım deneme yazılarından oluşan kitabımda da bu anlamda yazılmış daha kapsamlı “Yok Böyle Bir Ülke” başlıklı bir deneme yazısı bulunmaktadır. Bu tezimi daha önce okumamış olanlar için tekrar etmekte yarar var...

Oldukça basit olan tezim şudur, normal bir ülkede bebekler dünyaya geldiklerinde onları doğuran ebe ya da hemşireler, bebeği ayaklarından tutarak çıkarırlar hayata, yani bebeğin dünyaya ilk bakış anı bu yüzden tersten bir bakış olur. Ancak normal bir ülkede bir süre sonra hemşire ya da ebe, tersten tuttuğu bebeği, başaşağı halden baş yukarı hale getirir.

Lakin bu normal durum bizim akla ziyanların coğrafyası için geçerli değildir. Bu coğrafyanın bebekleri olarak bizler başaşağı tutulurak geldiğimiz bu dünyaya aynı şekilde devam ediyoruz, yani bir ömür boyu aslında başaşağıyız, bizi kimse baş yukarı getirmiyor, o yüzden her şeyi tersten görüyor, her şey tersten yaşıyoruz bu ülkede.

Bakın başka ülkelerde "Barış" yüzünden değil "Savaş" yüzünden ölür insanlar genellikle, başaşağı ömürlerin yaşandığı bu akla ziyan coğrafyada ise her zamanki tersine durum işler ve insanları "Barış" demek ve "Barış" istemek öldürür çoğunlukla!..

Peki burada bütün suç ebelerde midir, o yüzden mi küfürlerimiz bile ebe'lidir bizim... Tabii ki hayır, bu tersine yaşam da zavallı ebelerin hiçbir günahı yoktur, bu anlattığım tamamıyla bir "Uygarlık" sorunudur ve bu coğrafya ne yazık ki Cumhuriyetin kuruluş dönemindeki çabaların sonrasında, devrim niteliğinde büyük ve kapsayıcı bir uygarlaşma yaşayamamıştır ve daha da acısı bugün o yaşayamadığı uygarlaşmaya dünden çok ama çok daha uzaktır!..

Cihan Demirci (29 Kasım 2015-Kadıköy)


BU YAZI "DAMDAKİ MİZAHÇI" BLOĞUNDAN ALINMIŞTIR... LİNK ADRESİ:  http://damdakimizahci.blogspot.com.tr/2015/11/tersini-almis-ediyor-ezber-kivaminda.html



"YENİ TÜRKİYE" HARİTASI!


(KAYNAK: FACEBOOK)

28 Kasım 2015 Cumartesi

CEM KOÇ KARİKATÜRÜ: "TAHİR ELÇİ'NİN ARDINDAN..."

bir avukat ölür... hukuk ölür... çok şey ölür...


MİZAHHABER'DEN ALTYAZILI!..

MİZAHHABER / 28 KASIM 2015

CİHAN DEMİRCİ KARİKATÜRÜ...

CİHAN DEMİRCİ (28 Kasım 2015-Facebook Sayfası)

ERCAN AKYOL KARİKATÜRÜ...


ERCAN AKYOL (28 Kasım 2015)


SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...

SEFER SELVİ (28 Kasım 2015- Evrensel)

DOKTOOOR, NE DERSİN BU İŞEEE???

MİZAHHABER / 28 KASIM 2015 

SEMİH POROY KARİKATÜRÜ...

SEMİH POROY (28 Kasım 2015-Cumhuriyet)

MUSA KART KARİKATÜRÜ...


MUSA KART (28 Kasım 2015-Cumhuriyet)


CİHAN DEMİRCİ'DEN "HAYAT ÇİZGİSİ" KARİKATÜRÜ...

CİHAN DEMİRCİ (27 KASIM 2015 CUMA-GAZETE KADIKÖY)


BİROL ÇÜN KARİKATÜRÜ...

BİROL ÇÜN / MİZAHHABER

26 Kasım 2015 Perşembe

HALİL İ. YILDIRIM KARİKATÜRÜ...


HALİL İ .YILDIRIM / MİZAHHABER

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...


SEFER SELVİ (26 Kasım 2015-Evrensel)

CİHAN DEMİRCİ KARİKATÜRÜ...

CİHAN DEMİRCİ (26 Kasım 2015-Facebook Sayfası)

KADIN ÇİZERLERDEN ULUSLARARASI KADIN SORUNLARI SERGİSİ FOÇA'DA...

Karikatürcüler Derneği tarafından oluşturulan “Kadın Çizerlerden Kadın Sorunları” isimli Uluslararası Sergi, 25 Kasım 2015'te “Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma ve Mücadele Günü” etkinlikleri kapsamında Foça Belediyesi Reha Midilli Kültür Merkezi’nde açıldı. Açılışa Foça Belediye Başkanı Gökhan Demirağ, Başkanlık Danışmanı Hülya Dinçel , çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile sergide karikatürleri yer alan çizerlerden Ayten Köse ve Zeynep Gargi de katıldı. Derneği temsilen Abidin Köse, Birol Çün, Hasan Efe, Sadık Öztürk de açılışta hazır bulundular.


Foça'daki serginin açılış anından... 



MİZAH EKİ YAPILMIŞ OLAN "GIRGIR" BU HAFTADAN İTİBAREN YENİDEN DERGİ OLARAK PİYASADA...


GIRGIR'DAN MİZAHHABER'E GELEN BİR HABERİ VE YENİDEN DERGİ HALİNE GELEN GIRGIR KAPAĞINI SİZLERLE PAYLAŞALIM...

Bir süredir Cumartesi günleri mizah eki olarak verilen Gırgır yeniden ayrı bir dergi olarak yayın hayatına devam etme kararı almış. Bu hafta Perşembe günü çıkacak olan Gırgır, önümüzdeki haftadan itibaren Çarşamba günleri yayınlanacak. (Yayın Koordinatörü: Rıdvan Bağış)


25 Kasım 2015 Çarşamba

GERÇEK BİR DOSTU, ÇİZER CEM KENAN ÖNGÜ ARKADAŞIMIZI YİTİRELİ 12 YIL OLDU...


Yıllar acımasızca geçtikçe yitirdiğinize daha da fazla üzüldüğünüz dostlarınız varsa hayatınız boşuna geçmemiştir... Karikatürcü arkadaşımız Cem Kenan Öngü de böylesi bir dosttu gerçekten... Gerçek bir dostu, Cem Kenan Öngü arkadaşımızı yitireli 12 yıl uçtu gitti... 12 yıldır onu bir şekilde anmaya çalışıyorum, sevgili kız kardeşleriyle, yakın arkadaşlarıyla anmaya çalışıyoruz, özel gecelerle andık onu yıllarca ama son bir kaç yıldır anma gecesi yapamadık üzüldüğüm özellikle budur ... Son 8 yıldır Mizahhaber'de sürüyor bu anma... 12 yıl akıp gitmiş bir hakiki, bir yapmacıksız, bir harbi arkadaşı, dostu yitireli... O eski harbi ve insan sıcağı mahallelerin içinden fışkırmış insan sıcağı bir yürekti sevgili Cem Kenan Öngü... Muhasebecilik yapar gibi gözükürdü ama hep çizerdi, her fırsatta çizerdi, portre çizme tutkunuydu, bir peçete bulması yeterdi portre çizmesi için, en ufak fırsatta çizerdi. Çizgiyle ve sesle yaşardı Cem Kenan... Çizmediği zamanlarda bas bariton sesiyle bize muhteşem türküler söylerdi. Richter ölçeğinde sallanırdık etkili sesiyle ve ona eşlik etmeye çabalardık. Zamanında "Ruhi Su Dostlar Korosu"nun boşuna üyesi olmamıştı... Onun gidişi ardından gerçek arkadaşlığın, dostluğun kıymetini daha iyi anladık insan ilişkileri her geçen gün daha da dibe batan bu çakma dostluklar ve sahte arkadaşlıklar ülkesinde... Artık Cem Kenan gibi hakiki arkadaş, harbi dost bulmak hiç kolay değil... Onun gibilerden kalan anılarla idare etmek zorundayız... Sahi, zaten hayat dediğiniz nedir ki, tüm didinmelerin, tüm çabaların pamuk ipliğine bile değil sadece bir parça pamuğa bağlı olduğu insan ömründe... O zaman ne kalıyor geriye?.. Sadece insan... Uzun yaşamak da değil işin sırrı... Sadece insan olabilmek de... Doğmak yetmiyor zira insan olmak için... Bunu başaranlar belki de o yüzden daha erken gidiyorlar... Şüphesiz upuzun yaşayarak insan olmayı inatla sürdürenler de var... Hayat zaten bu iki insan tipinin sayesinde döndürmüyor mu dünyayı?.. Cem Kenan arkadaşım gitmeden önce bana hediye ettiği bir oyuncak kukla palyaço ile yaşıyor evimde... Çalışma masamın hemen arkasındaki uzun koridorun girişinde asılı halde duran kukla palyaçoya baktıkça, pek çok şeyi anımsayarak onu anıyorum her defasında... Neyseee, lafı çok uzattım... 12. ölüm yıldönümünde sevgili can arkadaşım Cem Kenan Öngü'ye bir kez daha yürekten selam olsun istedim... Bıraktığı ışığın bizde hala yandığını söylemek isterken oluştu tüm bu satırlar... O GÜZELİM ANISINA VE ARKADAŞLIĞINA, 12 YIL SONRA DA AYNI SICAKLIK VE SEVGİYLE...


Cihan Demirci-MİZAHHABER

24 Kasım 2015 Salı

MİZAHHABER SON DURUM!.. KONUNUN UZMANI SAMET MİZAHOV'A MİKROFON UZATTIK!..

MİZAHHABER SON DURUM... Mizahhaber'in Yeni Türkiye-Rusya arasındaki gerilim üzerine mikrofon uzattığı Rusya ile İlişkiler Uzmanı Samet Mizahov Mizahhaber'e şunları söyledi:

"Rusya'nın savaşmasına bile gerek yok aslında, Çünkü sizin ülkede nasıl deniyor; hayaller Şampiyonlar Ligi ama gerçekler PTT 1. Lig bildiğiniz gibi!.. Rusya, doğal gazdan önce Rus kızlarının ülkenize gelişini kessin zaten bence sizin ülkeye en büyük cezayı vermiş olur!.."

BEHİÇ AK KARİKATÜRÜ...


BEHİÇ AK (24 Kasım 2015-Cumhuriyet)

ÇİZER ÖZNUR KALENDER'DEN "YANDAŞ" MEDYAYA BİR ÖNERİ!..


ÖZNUR KALENDER (23 Kasım 2015-Facebook Sayfası)

HALİT ŞEKERCİ KARİKATÜRÜ...

HALİT ŞEKERCİ (23 Kasım 2015-Facebook Sayfası)


22 Kasım 2015 Pazar

MİZAHHABER SON DAKİKA!.. MİZAHHABER SON DAKİKA!..

MİZAHHABER SON DAKİKAAA!.. Esad'ın ordusu ve Rusya ile savaşmak için lastik botlarla  Suriye'ye gittiklerini zanneden bir grup Alperen ve Ülkücü'nün bu sabaha karşı Yunanistan'ın Kos Adasına çıktığı anlaşıldı!..

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...


SEFER SELVİ (22 Kasım 2015-Evrensel)

GIRGIR MİZAH EKİ KAPAĞI...

GIRGIR MİZAH EKİ-21 Kasım 2015-Sözcü)

21 Kasım 2015 Cumartesi

MİZAHHABER SON DAKİKA... MİZAHHABER SON DAKİKA!..

MİZAHHABER SON DAKİKAAA!.. Nihayet gerçek bir Çinli ile gerçek bir Rus'un eline düşen eylemci bir Ülkücü az önce yanlış mikrofona yaptığı açıklamayla; "Nihayet aradığım hayatı buldum" diyerek artık ülkücülüğü bıraktığını, bundan böyle evinin eylemcisi olacağını açıkladı!..

MUSA KART KARİKATÜRÜ...


MUSA KART (21 Kasım 2015-Cumhuriyet)

LE MONDE GAZETESİ ÇİZERİ JEAN PLANTU'NUN KARİKATÜRÜ...


JEAN PLANTU (LE MONDE-FRANSA)


20 Kasım 2015 Cuma

HAFTANIN UYKUSUZ KAPAĞI...


UYKUSUZ (19 Kasım 2015)


HAFTANIN LEMAN KAPAĞI...

LEMAN KAPAK KARİKATÜRÜ... (18 Kasım 2015)

CİHAN DEMİRCİ KARİKATÜRÜ...

CİHAN DEMİRCİ (Facebook Sayfası-19 Kasım 2015)

HAFTANIN PENGUEN KAPAĞI...

PENGUEN (19 Kasım 2015)


AYDIN DOĞAN KARİKATÜR YARIŞMASINA "LEVENT ELPEN" İMZALI YERİNDE BİR ELEŞTİRİ!..

Bu yıl 32. kez gerçekleşen Uluslararası Aydın Doğan Karikatür Yarışması'nın ödül töreni evvelki akşam yapıldı.Bu ve benzeri pek çok yarışmada olduğu gibi daha önce benzerleri pek çok kez yapılmış, karikatürden çok grafik tatlar taşıyan çizimler ödül kazanıyorlar. Genç çizerlerin çoğu bilmezler ama bu yarışmanın başlangıç yıllarında adı "Sedat Simavi" Karikatür Yarışmasıydı. Hürriyet gazetesini 1948'de yayınlamaya başlayan, ülke tarihinin gördüğü en renkli yayıncı olan Sedat Simavi aynı zamanda karikatürcü kökenli bir gazeteci ve yayıncıydı. Kurtuluş Savaşı sırasında çıkardığı mizah dergileriyle Mustafa Kemal ve arkadaşlarına destek vermiş ve bu ülkede yayıncılık anlamında pek çok öncülüğe imza atmış, ülkenin en önemli gazetecilik meslek kuruluşu olan Gazeteciler Cemiyetinin de kurucusu olmuştur. Böylesine önemli, karikatürle bu denli ilgili bir insanın adını taşıyan yarışmayı Hürriyet'i satın aldıktan bir süre sonra kendi adına çeviren gazete patronu Aydın Doğan'ın bu davranışını o günden beri eleştiren, bu yarışmayı bu nedenle hep protesto edip, bu anlamda daha önce de Mizahhaber'de ve başka site ve bloglarda pek çok yazı yazan biriyim. Aydın Doğan kendi adını taşıyan bir karikatür yarışması düzenleseydi karşı çıkmamın mantığı pek kalmazdı ama o varolan ve anlamlı bir isim taşıyan bir yarışmanın adını kendi adına çevirmiştir, yani sorun buradadır. Üstelik gazetesi Hürriyet, kurucusu ve ilk yayıncısı Sedat Simavi'nin yıllar yılı logosunun altında duran ismini bile bir kaç yıl önce çıkarmış, yani kurucusu Sedat Simavi'yi tamamen silme aşamasına geçmiştir. Herkes istediği gibi düşünebilir elbette. Zaten böyle düşünmeyen, ya da bu isim değişimini dert etmeyen pek çok karikatürcü her yıl bu yarışmaya katılır hatta arkadaşlarımız, meslektaşlarımız yıllardır karikatür dünyasının en önemli yarışmalarından biri haline gelmiş bu yarışmanın jürisinde yer alırlar ama benim düşüncem budur. Yarışmanın ödül töreni sonrasında; Taraf gazetesinin sitesinde okuduğum Levent Elpen imzalı aşağıdaki yazıda yer alan eleştirileri yerinde buluyor ve MİZAHHABER'DE sizlerle paylaşıyorum...

CİHAN DEMİRCİ-MİZAHHABER




Karikatür değil ‘grafik’ yarışması

Bu yıl 32’nci kez düzenlenen Aydın Doğan Karikatür Yarışması’nda yarışan eserlere baktığımızda, jürinin tercihlerinin ‘grafik illüstrasyon’dan yana olduğunu gözümüze çarptı.
Yarışmanın tarzı, bu. Aslında 30 yıldan fazla bir süredir adı “Simavi” Karikatür Yarışması iken de kazananlar aynı bakış açısıyla değerlendiriliyordu. Yarışmanın kendisini eleştirmek elbette kimsenin haddine değil. Ancak yıllardır karikatür dünyasının içinden gelen sesleri de göz önüne alarak uluslararası ün kazanmış bu yarışmanın karikatür sanatının kendisi üzerinde nasıl bir etki yarattığını bilmenin, herkesin hakkı olduğunu düşünüyorum.
Zira karikatür, hicivin çizgi aracılığıyla ulaştığı en yüksek mertebedir. Yaşadığımız sosyal olumsuzluklara karşı karikatürden daha zekice bir başka tepki şekli yok. Bu yüzden, Türkiye’de karikatür çizerlerine siyasal iktidar tarafından sürekli dava açılıyor. Günümüzden yaklaşık 30 ilâ 40 yıl önce Türkiye’de karikatür alanında yaşanan sert tartışmalarda, daha çok ‘halk mizahını’ savunan ve Gırgır mizah dergisinin ulaştığı başarı dolayısıyla basında da güçlü durumda bulunan Oğuz Aral, bu tür yarışmaların “Karikatürün muhalif ruhu”na aykırı olduğunu öne sürerek karşı çıkmıştı. Yaşanan karşılıklı ve sert suçlamalara varan tartışmalarda, konu gereksiz yere “Yazılı (balonlu) karikatür-yazısız (balonsuz) karikatür” ayırımına kadar gelip dayanmıştı. Karikatürüne konuşma balonuyla yazı yazan karikatürist, aynı zamanda ‘dergi çizeri’ kimine göre, ‘yoz mizah’ın temsilcisiydi. Karikatürünü sadece çizgiyle anlatım yoluyla çizen ise ‘salon karikatürcüsü’ ve hatta ‘burjuva’ idi.
AYNI ESPRİLER, FARKLI ÇİZERLER…
Günümüzde bu tartışmalardan eser kalmamasına rağmen, yaşadığımız coğrafyada karikatür sanatının kendisi, zamanla evrilerek, bir noktaya gelmiş gibi gözüküyor. Artık, Aydın Doğan gibi karikatür yarışmalarının jürilerinde, bir zamanların “balonlu” dergi karikatürcüleri, jüri üyesi olarak görev alıyor. En güzel örnek ise 32’inci Aydın Doğan Karikatür Yarışması’nın jürisindeki Latif Demirci… Latif Demirci, Gırgır dergisinde çizdiği ilk yıllarda ustası Oğuz Aral’ın çizgisinin “tıpkısının aynısı” ile mesleğe başlamış bir karikatürist olarak tanınıyor. Jürinin bu yarışmalardaki seçimleri ise elbette Oğuz Aral’ın “halk mizahı”ndan çok farklı tercihleri yansıtıyor. Yarışmanın “uluslararası” nitelikte olması, eserlerin belirli bir ortak anlatım diline sahip olmasını gerektiriyor. Bu da karikatüristin eserini, oldukça sınırlayıcı bir şekilde etkiliyor.
Daha da önemlisi, belirli konuların ve esprilerin çokça tekrarlanmasına yol açıyor. Bu tür uluslararası yarışmalarda, genel politika, barış, savaş, mülteciler, zenginlik, yoksulluk gibi konulardan başka konulara değinen neredeyse hemen hiç karikatür bulunmamasının en önemli sebebi bu. Konuların bu tür genel tekrarlarla sınırlanması zorunluluğu, geçmiş yıllarda zaten çizilmiş karikatürlerin birer kez daha aynı esprilerle ama farklı çizerlerle tekrarlanmasına ve en sonunda da “Fikir çalınması” tartışmalarına yol açıyor. 2014 Aydın Doğan Karikatür Yarışması birinciliğinde olduğu gibi geçmiş yıllarda zaten çizilmiş bir esprinin birinci seçilmesi, karikatürcüler ve karikatür sanatı açısından bir türlü bitmeyen hayli sancılı yeni tartışma süreçlerinin başlamasına yol açıyor.
KARİKATÜR MÜ İLLÜSTRASYON MU
Dikkat çekici bir başka nokta da, bu yılki yarışmanın ilk üç eseri ve dereceye giren karikatürler açısından bakıldığında, karikatürün daha naiv, basit çizgili ve kolay anlaşılır ama vurucu tarzından hayli uzaktaki eserlerin ödüllendirilmesi… Birinci olan Arnavut karikatürist Agim Sulaj’ın çelişkileri ifade etme biçimi, zenginlik ve yoksulluğun acımasız eleştirisi, elbette yerli yerinde ama çizgi tarzına gelince, karikatürün anlamını veren abartıdan hemen hiçbir eser olmadığı göze çarpıyor. Agim Sulaj, tamamen resimsi bir tarz ile çizmiş eserini. Buna aslında “İllüstrasyon” deniyor. Hatta biraz daha zorlamayla “Grafik-illüstrasyon” da denebilir. İllüstrasyon ise gerçeğin neredeyse birebir halini yansıttığına göre, nasıl bir “karikatür” ödüllendirmesi yapıldığı, yine zihinlerde soru işareti olarak kalacak gibi.
LEVENT ELPEN  /  TARAF / 19 KASIM 2015

SEFER SELVİ KARİKATÜRÜ...


SEFER SELVİ (19 Kasım 2015-Evrensel)

İZMİR'İN GÖKDERE KÖYÜNDE KARİKATÜR FESTİVALİ!..




Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilciliği, Bornova Belediyesi’nin ve Gökdere Köyü Muhtarlığı’nın katkılarıyla düzenlenen Karikatür Festivali’ne katıldı. Çizerler Birol Çün, Hasan Efe, Cem Koç, Sadık Öztürk, Kemal Buluş, Abidin Köse ve Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilcisi Mehmet Aslan 14 kasım 2015 cumartesi Gökdere köyünde karikatür dolu bir gün geçirdiler. Yoğun ilgi gören portre karikatür çalışmalarının yanı sıra köy sakinleriyle söyleşiler de gerçekleştirildi. Çevre konulu karikatürlerden oluşturulan serginin açılışının da yapıldığı festival sonunda çizerler köy muhtarı Atanan Budak ve Servet Ali Çınar’ın konuğu oldukları yemekte yorgunluklarını attılar.
Kemal Buluş Köydeki festivalde çizim sırasında... 

MUSA KART KARİKATÜRÜ...


MUSA KART (19 Kasım 2015-Cumhuriyet)