12 Eylül 2015 Cumartesi

MUSA KART ÇİZİYOR...


MUSA KART (12 Eylül 2015-Cumhuriyet)

SEFER SELVİ ÇİZİYOR...


SEFER SELVİ (12 Eylül 2015-Evrensel)

12 EYLÜL KARİKATÜRLERİ SERGİSİ İZMİR'DE AÇILDI!..

Karikatürcüler Derneği İzmir Temsilciliği'nce 12 eylül karikatürlerinden oluşturulan karma sergi 11 Eylül 2015'te Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi'nde açıldı. Açılışta çizerlerden Abidin Köse, Sadık Öztürk, Cem Koç, Murteza Albayrak, Ayten Köse, Devrim Demiral, Hasan Efe, Önder Batkan ve İzmir Temsilcisi Mehmet Aslan da hazır bulundu. Sergi 30 eylüle kadar izlenebilecek.

Sergiye katılan çizerler: Abidin Köse, Aşkın Ayrancıoğlu, Ayten Köse Özarslan, Birol Çün, Cem Koç, Deniz Dokgöz, Eray Özbek, Fırat Saraç, Hasan Efe, Hilal Özcan, Mehmet Ali Kaptı, Mehmet Aslan, Mehmet Zeber,Murteza Albayrak, Sadık Öztürk, Taner Özek, Vahit Akça.


SERGİDEN 3 KARİKATÜR... 


 AŞKIN AYRANCIOĞLU


 VAHİT AKÇA


BİROL ÇÜN

CİHAN DEMİRCİ'DEN "HAYAT ÇİZGİSİ" KARİKATÜRÜ...

CİHAN DEMİRCİ (11 Eylül 2015 Cuma-Gazete Kadıköy)


VAHİT AKÇA'DAN İKİ GÜNCEL ÇİZGİ...



VAHİT AKÇA / MİZAHHABER 

HAFTANIN UYKUSUZ KAPAĞI...


UYKUSUZ (10 Eylül 2015)

OĞUZ DEMİR ÇİZİYOR...


OĞUZ DEMİR (Facebook Sayfası)



OĞUZHAN KAYAN ÇİZİYOR...


OĞUZHAN KAYAN (Facebook sayfası)

HAFTANIN LEMAN KAPAĞI...


LEMAN (8 Eylül 2015)

HAFTANIN PENGUEN KAPAĞI...


PENGUEN (10 Eylül 2015)

6 Eylül 2015 Pazar

"SİNEMAMIZIN GÜLEN YÜZÜ CEVAT KURTULUŞ"U ÖLÜMÜNÜN 23. YILINDA CİHAN DEMİRCİ'NİN YAZISIYLA ANIYORUZ...

Cevat Kurtuluş... Sessizce gideli tam 23 yıl geçmiş aradan... 6 Eylül 1992'de, 70 yaşındayken yitirmiştik onu... Ölüm yıldönümlerinde bile pek anımsanmasa da hala ekranlarda dönen filmleriyle, sinema tarihimizin tozlu sayfaları arasında asla unutulmayacak bir yüz ve bir mimik ustası... Gerçek bir Yeşilçam emekçisi... Çocukluk yıllarımın o unutulmaz, içimizi ısıtan, yüzümüzü güldüren, sevimli ve naif komedyenlerinden biri... Cevat Kurtuluş, 1922 Ankara doğumludur. Gençlik yıllarında Ankara'da Opera Korosunda çalışarak adım atmış sanat hayatına. Ardından 40'lı yıllarda gazinolarda özellikle "taklit" ağırlıklı şovlarla komedyenlik yapmış. 1947'de İstanbul'a gelerek Yeşilçam'a adım atmış, özellikle 60'lı ve 70'li yıllarda film üzerine film çevirmiş, dönemin kalabalık kadrolu komedilerinde karşımıza genellikle o unutulmaz tiplemesi "Aptal Uşak" rolüyle çıkmış. 


Cevat Kurtuluş o müthiş yüzü ve mimikleriyle bizi güldürse de aslında bence müthiş hüzünlü bir yüze sahipti, mizahla-komediyle uğraşan pek çok kişi gibi sanırım çok da neşeli bir hayatı olmadı. Zira yaşamını zar-zor sürdüren tam bir sinema emekçisiydi. Müthiş naif bir insandı. Cevat ağabeyle 80'li yılların başlarında tanışmıştım. O dönemin hemen öncesinde, 70'li yılların sonlarında Öztürk Serengil'in sunduğu "Gülünüz Güldürünüz" adlı taklitlere dayalı komedi programında yer almıştı. Bundan bir kaç yıl önce Beşiktaş Belediyesinin Abbasağa Parkında düzenlediği "Ustalara Saygı" gecelerinden birinde "Yeşilçamın Neşe Kaynakları" başlığı altında Yeşilçam komedyenlerini anı ve anekdotlarla anarken onu da anmıştık... 

Ama benim onunla unutmadığım bir anım var. 80'li yılların ortaları filan olmalı. İstiklal Caddesinden çıkmadığımız günler, zaten oralara yakın bir işyerinde çalışıyorum. Tam da Sinema-TV'ye öğrenci olarak girdiğim dönemler. İstiklal'de bir gün koştururken Cevat ağabeyle karşılaştım, dalgın mı dalgın bir halde yürüyordu. Aslında onunla komedi filmleri üzerine hazırlamayı düşündüğüm bir okul ödevi için konuşmak da istiyordum. Merhabalaştık. Derken Cevat Kurtuluş'a, bir ara buluşup özellikle Yeşilçamın 60'lı, 70'li yıllarını konuşacağımız bir söyleşiden bahsettim. Çok hoşuna gitti ve haberleşmek için benim telefonumu almak istedi. "Tabii" dedim, tam numarayı vereceğim. Cevat Kurtuluş, pardesüsünün iç cebine eline soktu ve o dönemler on parçalık çikolataların içinden çıkan kocaman bir kartonu cebinden zorlukla çıkardı. Şaşırmıştım... Sonra dikkat edince, cebe bile zorlukla giren bu büyük çikolata kartonunun üzerinde pek çok kişinin adının ve telefonunun yazılı olduğunu gördüm ve güldüm. Telefon defteri büyükçe bir çikolata kartonuydu anlayacağınız!.. Büyük olasılıkla "Alem adamsın Cevat ağabey" dedim ve karşılıklı gülüştük. Numaramı o kartonda boş bulduğu bir yere yazdı ve gene pardesüsünün iç cebine zorlukla soktu. Biz ne yazık ki daha sonra buluşamadık ve zaten bir kaç yıl sonra da onu yitirdik ama bu anıyı unutamam. 


Ne zaman yolum İstiklal'e düşse, Beyoğlu çikolatası diye ünlenen çocukluğumun o "Besler" çikolatasının benzerinden bir parça alsam, gözüm vitrindeki büyük 10'luk paketlere takılır ve Cevat ağabeyin iç cebindeki o telefon kartonu aklıma gelir, gülümserim... Cevat Kurtuluş bu ülkenin çilesini çekmiş pek çok emekçi yeteneği gibi yeterince değerlendirilemiş bir mimik ustası komedyendir ve 23 yıldır Feriköy Mezarlığında sessizce yatmaktadır... Yüzümüzü güldürmüş bu güzel yüreğe, ölümünün 23. yılında mimikler dolusu sevgilerimle...

CİHAN DEMİRCİ - MİZAHHABER


-------------------------------------------------------------------------------
CEVAT KURTULUŞ'un MİMİKLERİ: Video için link adresi: https://www.youtube.com/watch?v=FTGYwUk016k


BU KEZ DE LEMAN DERGİSİNİN KAPAK KARİKATÜRÜNE SORUŞTURMA!..

Birgün gazetesinden ve Leman Yazıişleri Müdürü Zafer Aknar'ın facebook sayfasından öğrendik ki; Mizah dergisi LEMAN’a 19 Mayıs 2015 tarihli kapağında yer alan bir karikatürden dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Dergi, 7 Haziran seçimleri öncesi Türkiye’nin çeşitli kentlerinde HDP binalarına düzenlenen bombalı saldırıları, “Yüzde 10 yetmedi, HDP’ye bombalı baraj” başlığıyla kapağına taşıdığı için derginin Sorumlu Yazıişleri Müdürü Zafer Aknar, şüpheli sıfatıyla ifadeye çağrıldı.

'AK KIŞKIRTMA ETKİSİNİ GÖSTERDİ'

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Bürosu Savcısı Umut Tepe tarafından başlatılan soruşturmaya konu olan karikatürde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın elinde patlamaya hazır bir bomba ve şöyle bir yazı yer alıyor: “Ak kışkırtma etkisini gösterdi. HDP Adana ve Mersin binalarına bombalı saldırı, dört yaralı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve saz arkadaşlarının seçim süreci boyunca meydanlarda HDP’ye yönelik kışkırtıcı ve saldırgan üslubu meyvesini verdi ve geçen hafta bombalı saldırılarla zirveye çıktı. Hemen Hemen tüm illerde, HDP standlarına, parti binalarına, seçim ofislerine sivil militarist güçler tarafından yapılan saldırıların failleri hep meçhul kaldı. HDP Milletvekili Ertuğrul Kürkçü bombaları atanlar için “Bunlar AKP'nin özel kuvvetleridir” dedi.


HABER KAYNAĞI: 
(Birgün Gazetesi - Aydın Demir 4/09/2015)

TAN ORAL KARİKATÜRÜ...

TAN ORAL (6 Eylül 2015-T24)

MUSA KART KARİKATÜRÜ YÜZÜNDEN BİR KEZ DAHA SAVCILIKTA İFADE VERDİ...












Cumhuriyet gazetesinin haberine göre, daha önce de karikatürleri hakkında pek çok dava açılan Cumhuriyet çizeri Musa Kart hakkında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın şikâyetiyle 4 Ağustos 2015 tarihli ‘Gemisini yürüten kaptan’ karikatürü gerekçe gösterilerek ‘Cumhurbaşkanı’na hakaret’ iddiasıyla soruşturma başlatıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel’in kaleme aldığı suç duyurusu dilekçesinde, “Şüpheli karikatürist yaptığı çizimde müvekkilimin ‘hırsız’ olduğunu çağrıştıracak şekilde ‘gemisini yürüten kaptan’ şeklinde bir ifade ile müvekkilimin kişilik haklarını ihlal etmiştir” denildi.

Kart, yazılı ifadesinde, “Anlaşılan o ki Cumhurbaşkanı’yla aramızda özel bir hukuk oluşmuş. Cumhurbaşkanı, artık önüne gelen karikatürlerime bakmadan, anlamaya çalışmadan, onları dava konusu yapabiliyor. Belki de ustalık böyle bir şey!..” dedi. Genç insanların canı ve kanı üzerinden siyaset yapılmasına çizgileriyle itiraz ettiğini belirten Kart, “O, bu konuda çizdiğim karikatürde bile kendisine hırsız dediğimi iddia edebilmiştir. Karikatüristler acılarını da çizgileriyle anlatırlar. Sadece bunu yaptım. Evet, suça ve hırsızlığa bulaşan siyasetçileri de çok çizmişliğim vardır. Ama bu karikatürde sadece, toprağa düşen genç bedenler karşısında duyduğum derin acı var” ifadelerini kullandı. Soruşturmanın davaya dönmesi halinde Kart hakkında 4 yıl 8 aya kadar hapis cezası istenebilecek.