30 Aralık 2015 Çarşamba

CİHAN DEMİRCİ YAZDI: "Bİ GİT ARTIK" DEDİĞİMİZ, YİTİKLER VE KATLİAMLAR YILI 2015'İN ARDINDAN...

2015 YILINDA YİTİRDİKLERİMİZ... 1-Erdoğan Bozok (Karikatürcü-5 Ocak 2015) 2- Sezer Odabaşıoğlu (Karikatürcü-Şair- 31 Ocak 2015) 3- Müzeyyen Senar (Şarkıcı-8 Şubat 2015) 4- Yaşar Kemal (Yazar-28 Şubat 2015) 5- Bedri Koraman (Karikatürcü-30 Mayıs 2015) 6-Cüneyt Arcayürek (Gazeteci-Yazar-23 Haziran 2015) 7- Fikret Otyam (Ressam-Yazar-9 Ağustos 2015) 8- Aytaç Yörükaslan (Oyuncu-26 Şubat 2015) 9- Fikret Şeneş (Söz Yazarı-16 Şubat 2015) 10- Erol Büyükburç (Şarkıcı-12 Mart 2015) 11- Can Akbel (Sunucu- 22 Şubat 2015) 12- Tarık Dursun K. (Yazar-11 Ağustos 2015) 13- Gülten Akın (Şair-4 Kasım 2015) 14- Kayahan (Şarkıcı- 3 Nisan 2015) 15- Levent Kırca (Oyuncu-12 Ekim 2015) 16- Derya Sayın (Karikatürcü-1 Ekim 2015) 17- Mehmet Başaran (Yazar- 27 Haziran 2015) 18- Zeki Alasya (Oyuncu- 8 Mayıs 2015) 19- Çetin Altan (Yazar-22 Ekim 2015) 20- Hasan Pulur (Gazeteci-Yazar-29 Kasım 2015) 21-Ateş Nesin (Şair-Yazar-24 Ekim 2015) 22- Memduh Ün (Yönetmen-16 Ekim 2015) 23-Sinan Gürdağcık (Karikatürcü-4 Aralık 2015) 24- Sennur Sezer (Şair-Yazar-7 Ekim 2015) 25- Sümer Tilmaç (Oyuncu-12 Haziran 2015)  26- Üstün Akmen (Tiyatro Eleştirmeni-31 Ekim 2015) 27- Yılmaz Köksal (Oyuncu-22 Ekim 2015)  (MİZAHHABER ARŞİVİ)



MİZAHHABER - 2015 yılı... İnsanın "Bi git artık be!" dediği cinsten, kabus gibi, korkunç, acılarla dolu, tatsız, berbat mı berbat bir yıl oldu gerçekten de... Bitsin diye gözünün içine baktığımız, gözü kararmış bir yıl!.. Şüphesiz 2015'te bir ölüm sağanağı içinde yitirdiklerimizin de hepsi bu kadar değil, bu sanatçılar, yazarlar, çizerler, gazeteciler, aydınlar sadece "doğal" bir yolla yaşamını yitirenler... Yukardaki resimde göremediğiniz daha pek çok isim var şüphesiz 2015'te yaşamını yitiren: Atilla Arcan, Süleyman Demirel, Sinan Bıçakçıoğlu, Ferdi Sayışman, Osman Şengezer, Tolgay Ziyal, Panayot Abacı, Mustafa Aslıer, Başar Sabuncu, Erol Simavi, Sadun Boro, Oktay Sinanoğlu, Yalçın Güzelce, Tomris İncer, Kenan Ormanlar, Nevin Akkaya, Yavuz Şeker, Bedii Faik, Leyla Umar, Gürol Gökçe, Yorgi (İmroz)... (Atay Sözer arkadaşımıza da katkıları için teşekkürler...) 

Bunların dışında 2015 tam anlamıyla bir KATLİAM YILI oldu!.. Daha yılın hemen başında 7 Ocak 2015'te Paris'te "Charlie" dergisi bir katliam yaşadı ve 5'i karikatürcü olmak üzere bu katliamda 12 kişi öldürüldü. "Yeni Türkiye" damgasını yediği günden beri insanları arasındaki uzaklık günden güne açılan, 14 yılı geride bırakan bir iktidarın büyük başarısıyla ayrımcılıkta ve düşman yaratmada sınır tanımayan, akla ziyan coğrafyamız ise 2015'te din taciri katillerin elini kolunu salllayarak katliam üstüne katliam gerçekleştirdiği bir cehenneme dönüştü!.. 


7 Haziran seçimleri öncesinde başlayan kanlı günler Diyarbakır'ın ardından 20 Temmuz'da Suruç Katliamı ve ardından 1 Ekim'deki Ankara Garı Katliamıyla doruğa çıktı!.. Sonrasında Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi, göz göre göre bir kumpasın içinde katledildi. Bugün ülke benzeri bu tımarhanenin güneydoğusu bir yangın yeri... Daha düne kadar aynı örgütle açılım için harekete geçenler, bugün o örgütü bahane ederek güneydoğuyu kan gölüne çeviriyor ve onarılmaz yaralar açıyor, ülke adeta parçalansın diye ciddi bir çaba içindeler ve 1 Kasım'dan sonra başlayan ağır bir faşizm sürecinde bu kez amaçlarına ulaşacak gibi gözüküyorlar...


2015 yılı yukarda gördüğünüz gibi pek çok önemli değeri alıp götürdü bizden... Mizah dünyası için de kapkara bir yıl oldu... 7 Ocak 2015'te Paris'te gerçekleşen Charlie dergisi katliamı sonrasında, muhalif karikatürcülere olan baskılar daha da arttı. Yeni Türkiye bu anlamda da en önde giden ülkelerden biri oldu. Bu yılın içinde; önce yılın hemen başında, karikatürcü Erdoğan Bozok'u aniden yitirdik.  Bozok, uzun yıllardır önce Karikatür ve Mizah Müzesinin sonra da Karikatür ve Mizah Merkezi'nin başında görev yapan, bir karikatür emekçisi ve meslek gönüllüsüydü.  Gazete karikatürünün bu ülkedeki zirve noktalarından biri olan, duayen karikatür ustası Bedri Koraman da, 30 Mayıs 2015'te dünyaya veda etti. Ardından 1 Ekim 2015'te, bizim kuşaktan üretken çizer arkadaşımız Derya Sayın'ı, henüz çok genç bir yaşta, daha 53 yaşındayken yitirdik. Yılın sonlarında 4 Aralık 2015'te ise çizer, çizgi romancı Sinan Gürdağcık veda etti dünyaya... Mizah dergilerinin tirajlarının biraz daha düştüğü bir yıl oldu 2015... 


Çok fazla değerimizi yitirdiğimiz 2015 yılı içinde yüzümüzü güldürmüş iki büyük mizah ustasını, iki büyük komedyeni; Zeki Alasya'yı ve Levent Kırca'yı da yitirdik. Yıl içinde, içinde mizah da barındıran ama ne mizah dergisi, ne edebiyat dergisi diyemeyeceğimiz, çıfıt çarşısı misali, toplama kadrolu, ucuz maliyetli, yazı ağırlıklı, aylık dergi patlaması yaşandı... Bu arada yıl içinde Gırgır önce Sözcü gazetesine mizah eki yapıldı, sonra yeniden haftalık ayrı bir dergi olarak yoluna devam etti. Bu arada birbirinden kirli sakallı, karanlık aşkların ve kirli ilişkilerin dizileriyle dolu televizyonlarda bırakın niteliklisini artık "komedi" dizisine rastlamak bile zor bir hale geldi!.. Onca kanal içinde "mizah" adına ne var derseniz, parmakla gösterilebilecek bir tek "Güldür Güldür Şov" adlı, doğal olarak bu ortamda sadece komikliğe ağırlık veren parodilerden oluşan bir komedi şovu var!..

Uzun yıllardır kötü yönetilmenin bedelini küçülme yoluyla aşacağını zanneden Cumhuriyet gazetesi yılın sonlarına doğru, gazetenin en köklü çizerlerinden Semih Poroy'un "Harbi" çizgi bantını da kaldırırak, gazetedeki çizer sayısını 3'e indirdi. Bu sayı bir kaç yıl önce 4 katıydı!.. Yıl içersinde karikatürcülere yönelik pek çok dava açıldı. Bu davaların bir kısmında beraat sözkonusu olurken bazı davalar sürmekte. Ülkenin giderek "İslam Cumhuriyeti"ne benzer bir diktatörlüğe dönüşmesi şüphesiz muhalif bire eleştiri sanatı olan mizahı da, onun tavrını da fazlasıyla etkiledi ve akla zarar bir şekilde havuz medyası tarzı mizahla ilgisi olmayan iktidar yalakası bir mizahçı(!) takımını suni bir şekilde yaratma çalışmaları 2015'te hız buldu!.. Yoğun bir baskının, sansürün yaşandığı, gazetecilerin hapse atıldığı bir ülkede, bir zamanlar ciddi satışlara ulaşan siyasi mizah kitapları da 2015'te ortalıkta görülmez oldu!.. Bunun yerini birbirinden basit, ya ağır halay içeren, ya da maganda ve mafya övgüsü taşıyan, sıradan, şişirme ve kötü komedi filmleri aldı!.. 

Güneydoğusu alev, alev yanan, giderek Suriye olma yolunda hızla ilerleyen, tüm komşularını kendisine düşman etmeyi başarmış, halkını da ortadan Diyarbakır karpuzu gibi ikiye bölmüş olan "Yeni Türkiye" adlı contayı çoktan sıyırmış coğrafyada son dönemdeki savaş ortamında, şu ana dek 44 zavallı-masum çocuğun ölüm haberi gelmişken, 2016 yılından da doğrusu herhangi olumlu bir beklentimiz yok. Hiç sanmıyoruz ama bakarsınız 2016 yılı bizi şaşırtır, bizi utandırır...

Hayatımız bu ülke benzeri tımarhanede hep ummakla geçti ama umarız 2016 bizi şaşırtsın, hiç ummadığımız güzellikler, insanca, kardeşçe, barış içinde bir yaşam umudu, ortalıkta hiç gözükmezken tekrar geri gelsin, tek dileğimiz budur, ama köprüden önceki son çıkışı da geçerek, kendini uçuruma attığı apaçık şekilde görülen, akılla, vicdanla, insanlıkla ilişkisini kesmiş bir coğrafyada bu dilekler ne kadar karşılık bulur, yaşayabilirsek göreceğiz!.. Kısacası; her türlü olumsuzluğa, korkunç şartlara rağmen, insanca, vicdan ve barış taşıyan bir yaşam umuduyla tüm Mizahhaber takipçilerine, okurlarına gönüllerince bir 2016 dileğiyle gene de!..   

CİHAN DEMİRCİ-MİZAHHABER (30 Aralık 2015)