31 Aralık 2011 Cumartesi

       2012 TAKVİMİNİZ BÜLENT       

        ARABACIOĞLU USTADAN...      


29 Aralık 2011 Perşembe

28 Aralık 2011 Çarşamba

ZAFER TEMOÇİN ÇİZİYOR

Zafer Temoçin'in 28 Aralık 2011 tarihinde Cumhuriyet'te yayımlanan karikatürü...


27 Aralık 2011 Salı

TAN ORAL'IN "KIKIRDAK" SERGİSİ 5 OCAK'TA AÇILIYOR

Tan Oral, "Kıkırdak" adını verdiği sergisini 5 Ocak'ta açıyor. Sözü şimdi ona bırakalım. Bakın ne diyor yolladığı mailde:  "Sevgili Dostlar, Yıllardır günlük basında çizer dururum. Masamda ise başka çizimler birikip durur. Sorusu Olmayan Yanıtlar, İzin Verilen İzler Başıboş Disiplin yada Kurgulanmayan Kurgular, gibi nitelemelerle tanımlanabilen bu çizimler, 5 Ocak Perşembe günü “KIKIRDAK” adıyla Schneidertempel Sanat Merkezinde ilk kez görücüye çıkıyor. Görüşmek üzere, sevgilerimle..."

Tan Oral


26 Aralık 2011 Pazartesi

1. ULUSAL ANTALYA KARİKATÜR YARIŞMASININ YARIŞMA ALBÜMÜ YAYIMLANDI

Antalya Büyükşehir Belediyesince ilk kez bu yıl düzenlenen 'Turizm' konulu '1. Ulusal Antalya Karikatür Yarışması'nın albümü yayımlandı. Yarışmada ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan karikatürlerden oluşan albüm kuşe kağıda, kalın karton kapakla basıldı. Albümün dağıtımı; yarışmada ödül alanların ve katılımcıların adreslerine şu aralar yapılıyor. Ulusal Antalya Karikatür Yarışmasının 2012'de gerçekleşecek ikincisiyle ilgili şartname ve açıklama ise Ocak ayında yapılacak.

25 Aralık 2011 Pazar

MUSA KART ÇİZİYOR
Musa Kart'ın 25 Aralık 2011 tarihinde Cumhuriyet'te yayımlanan karikatürü...

 VAHİT AKÇA'DAN "GDO"LU ÇİZGİLER...







24 Aralık 2011 Cumartesi

ZAFER TEMOÇİN ÇİZİYOR
Zafer Temoçin'in 24 Aralık 2011 tarihinde Cumhuriyet'te yayımlanan karikatürü...

23 Aralık 2011 Cuma

SAĞLIĞIN İÇİN GDO'YA KARŞI İMZA AT!

Biyogüvenlik Kurulu, 13 GDO’lu mısır çeşidinin ülkemize ithalatına onay vermiş. Bu karar, sırada bekleyen 42 farklı GDO'lu ürünün ülkemize girmesinin ve tabağımıza gelmesinin yolunu açıyor. Sağlığımıza zararlı bu 42 türün ithalatına izin vermemeliyiz. Bunun için İMZA KAMPANYASI başlatan Greenpeace'a MİZAHHABER olarak destek veriyoruz. Mizahı seven, gülmenin erdemini bilen insanların GDO'lu beslenmeye karşı duracağını ümit ediyor, imza kampanyasına katılmanız için kampanyanın link adresini iletiyoruz:

MİZAHHABER'İN YORUMU: GDO'lu MISIR'a Mizahhaber'ce bir örnek; Mısırda yaşananların "Arap Baharı" diye yutturulması da bir GDO'lu MISIR örneği olabilir. Sonuçta Mısır bir diktatörden kurtulmuş gibi gözükse de Müslüman Kardeşler'e teslim edilerek GDO'lu (ABD'li olmanın yeni adı!!!) bir hale gelmiştir!!!!

22 Aralık 2011 Perşembe

SEMİH POROY ÇİZİYOR

Semih Poroy'un 22 Aralık 2011 tarihinde Cumhuriyet'teki çizgi bantında yayımlanan karikatürü...


66. YUNUS NADİ ÖDÜLLERİNDE "KARİKATÜR" DALI İÇİN KATILIM BAŞLADI...

2012 yılında 66. kez verilecek olan Yunus Nadi Ödülleri; Edebiyat Ana Dalı’nda öykü, roman, şiir; Görsel Sanatlar Ana Dalı’nda karikatür, fotoğraf; Bilimsel Araştırma Ana Dalı’nda Sosyal Bilimler Araştırması olarak gerçekleşecek. "Karikatür" dalında yarışmaya gönderilecek karikatürlerin boyutu 30X40 cm.’yi geçmemelidir. Her türlü teknik serbesttir. Yarışmaya en fazla 5 karikatürle katılabilinir. Seçici Kurul: Behiç Ak, Orhan Erinç, Musa Kart, Kâmil Masaracı, Tonguç Yaşar'dan oluşuyor. Yarışmadaki birincilik ödülü 2000 TL.

66. Yunus Nadi Ödüllerinde her dal için geçerli koşullar: Ödüller, her dalda amatör- profesyonel herkese açıktır. (Cumhuriyet mensupları hiçbir dalda ödüle aday olamazlar.) Adaylar gerçek ad ve adreslerini ve telefon numaralarını belirtmek zorundadırlar. Ancak adaylar ad ve adreslerinin saklı tutulmasını isteyebilirler. Ödül koşullarına uymayan yapıtları yarışma dışında tutmak zorundayız. Adayların yapıtlarıyla birlikte adlarını ve soyadlarını arkasına yazacakları iki fotoğrağlarını, açık adreslerinin de yer aldığı katılma belgesini ve yaşam öykülerini 15 Şubat 2012 Çarşamba günü saat 17.00’ye kadar ‘Cumhuriyet Gazetesi Yunus Nadi Ödülleri Prof. Dr. Nurettin Mazhar Öktel Sok. No: 2 – 34381 Şişli / İstanbul adresine iadeli taahhütlü olarak postayla ulaştırmaları ya da elden teslim etmeleri gerekmektedir. Yayımlanmış yapıtların daha önce herhangi bir ödül almamış olması şartı geçerlidir. Zarfın ya da paketin üzerine hangi dal ile ilgili olduğunun (şiir, roman, öykü vb.) yazılması zorunludur. Ödül dallarında konu sınırlaması yoktur. Yapıtlar hiçbir şekilde iade edilmez. Ödül alan ya da herhangi bir şekilde ön elemeden geçirilen yapıtlar, genel yayın ilkelerimiz doğrultusunda gazetemizde yayımlanabilir. Ödül sonuçları gazetemizin kuruluş yıldönümü olan 7 Mayıs 2012 Pazartesi günü açıklanacaktır. 
CİHAN DEMİRCİ, İMC-TV'DE NAZIM ALPMAN'IN KONUĞU OLDU...

Cihan Demirci, 21 Aralık 2011 Çarşamba günü, Saat: 11.15-12.00 arasında İmc Tv'de canlı olarak yayınlanan "Nazım Alpman'la Sabah" programına katıldı. Programda Gazeteci Nazım Alpman, Cihan Demirci ile başta son kitabı "Gereksiz Taramalardan Kaçınamadım" olmak üzere bugüne dek yayımlanmış kitapları, karikatürcülüğü, mizah yazarlığı ve akla ziyan ülkesinde yaşananlar üzerine mizah ve karikatür dolu bir söyleşi gerçekleştirdi.
 
Türksat ve Uydu üzerinden yayın yapan İMC TV'nin canlı olarak izlenebileceği site adresi: http://www.imc-tv.com/
8.ULUSLARARASI 7-77 KARİKATÜR YARIŞMASI…

Karikatür Vakfı tarafından düzenlenen 18.Uluslararası Ankara 7-77 Karikatür Festivali 20-23 Nisan 2012 tarihlerinde dört gün süreyle, ülkemizde 83’üncü kez kutlanacak 23 Nisan Çocuk Bayramı etkinlikleri sırasında ÇOCUKLAR için yapılacaktır.

*18.Uluslararası Ankara 7-77 Karikatür Festivali kapsamında 8.ULUSLARARASI 7-77 KARİKATÜR YARIŞMASI düzenlenmiştir. Yarışmanın amacı, yarının büyükleri çocuklara karikatürü sevdirmek, mizah duyarlılığının gelişimine katkıda bulunmak ve onların dünyalarını çizeceğiniz karikatürlerle zenginleştirmektir.

*Yarışmaya tüm profesyonel, amatör karikatürcüler ÇOCUKLAR için, çocukların anlayabileceği karikatürle katılabilirler.

*Karikatürler A4 ya da A3 boyutlarında istenilen teknikle, siyah-beyaz, renkli olarak çizilebilir.

*Karikatürcüler çocukların anlayabileceği bir orijinal karikatürle yarışmaya katılabilirler. Yarışmacılar karikatürlerinin arkasına ad-soyadlarını ve adreslerini telefonlarını yazmalıdırlar.

*Yarışmacılar karikatürlerini 1 ŞUBAT 2012 tarihinde kadar ULUSLARARASI 7-77 KARİKATÜR YARIŞMASI/ PK:364 / 06443 YENİŞEHİR / ANKARA adresine göndermelidirler.

*Yarışmada tek ödül olan 7-77 ÖDÜLÜ $2.000,00 USD (İkibin Amerikan Doları) ve kuruluşların anı plaketleridir.

*Yarışma sonuçları 1 Nisan 2012 tarihinde basın, yayın organları ve internetten duyurulacaktır.

*Yarışmada ödül alan karikatürcü 20-23 Nisan tarihleri arasında Ankara’ya davet edilerek 18.Uluslararası Ankara 7-77 Karikatür Festivali etkinliklerine konuk olacak, festival sırasında yapılacak sergi açılışında ödülünü alacaktır.

*Jüri tarafından seçilip, karikatürleri katologda yer alan karikatürcülere ULUSLARARASI 7-77 KARİKATÜR YARIŞMASI kataloğu ve katılım belgesi gönderilecektir.

*Karikatürler geri gönderilmeyecek ve basım yayın hakkı Karikatür Vakfı’nın olacaktır. * ULUSLARARASI 7-77 KARİKATÜR YARIŞMASI karikatür sergisi Türkiye içinde ve Türkiye dışında çeşitli kentlerde açılacaktır.

SEFER SELVİ ÇİZİYOR

Sefer Selvi'nin 22 Aralık 2011 Perşembe günü Evrensel'de yayımlanan karikatürü...
İZMİR'DEN YENİ BİR MİZAH DERGİSİ; MAYDANOZ!


İzmir'den yeni bir mizah dergisi çıkıyor. Maydanoz adlı dergi aylık olarak yayınlanacak ve ilk sayısı 1 Ocak 2012’de çıkacak. Derginin mutfağı İzmir’de olsa da, İstanbul, Bursa Gaziantep, Sinop, Manisa, Denizli, Aydın, Çanakkale gibi kentlerden dergi sayfalarına katılan çizerler olmuş. Derginin dağıtımı İzmir ağırlıklı olacak. Ama büyük kentlerde olmak için de çalışmaları sürüyor. Dergi 16 sayfa, renkli, kuşe kağıda basılı 24X34 boyutlarında olacak. Aylık yayınlanacak dergi, zaman, zaman özel sayılar yapacak. Maydanoz dergisine uzun ömür ve iyi dağıtım diliyoruz...
Derginin imtiyaz sahibi ve genel yönetmeni Mustafa Yıldız’ın ilk sayı için yazdığı, tanıtım yazısı aşağıdadır.

Merhaba;

Bir gazeteye, dergiye ilk yazı yazmak her zaman zor olmuştur. Ama biz nedense, şu an o hissi taşımıyoruz. Çünkü İzmirli çizerlerin, çizgi çalışmaları aynı yayınlarda yürümese de bir sürekliliği ifade etmiştir. Çizdiklerimiz kadar konuştuklarımız da İzmirli sanatseverlere her zaman ulaşmıştır. Yine de farklı bir heyecanı yaşıyoruz. Öyle ya, kaç zamandır bir gazetenin sayfasının, bir sergi salonunun dışında kendi bağımsız dergimizde bir araya geliyoruz. Bütün çizer arkadaşlarımız, gerek İzmir yerel basınında gerek yaygın basında önemli tecrübeler kazandılar. Bu buluşmamız diğer buluşmalarımızdan çok daha güçlü olacak.

Az, buz değil tam 41 kişilik kadroyla çıktık, bir o kadar genç arkadaşımız da katılacak aramıza. Böylesine birlik, dayanışma ve arkadaşlık temelinde hazırlandı bu dergi. Mutlaka uzun soluklu olmayı hedefliyoruz. Şüphesiz, gücümüz İzmir kamuoyu ve okuyucularımızdır.

Başta derginin dağıtımında ve tanıtımında herkesi yanımızda görmek istiyoruz. Belki derginiz gazete bayilerinde olmayacak. Çünkü arkamızda hiçbir sermaye desteği yok! Ama mutlaka her kitapçıda olmaya çalışacağız. Genç bir satış kadromuzla her an, her yerde karşınıza çıkabiliriz. Bu arkadaşlar gece, gündüz sizlere bu dergiyi ulaştıracaklar.

Maydanoz sadece dergi değil, çizgi severlerin yetiştiği bir okul olacak. Yakında açıklayacağımız adreste atölye çalışmalarına başlayacağız. Dergiyi hep birlikte burada hazırlayacağız. İzmir’de karikatürün ve mizahın kalbi burada atacak. En önemlisi, uzun zamandır

İzmir’de unutulan mizah dergisi geleneğini güçlü bir ekiple tekrar ayağa kaldırıyoruz. Dergi sayfalarında usta çizerler yer alırken, genç çizerleri de unutmadık. Önümüzdeki sayılarda bu genç çizerler çoğalacak. Yine, yeni usta çizerler de katılacak aramıza. Mizah öykülerinde farklı yazarlar, farklı tatlar sunacak önümüzdeki sayılarda. Umarım dergi sayfalarını çevirirken keyif alacaksınız.

Tabii, biz de ustalarımızı unutmayacağız. Karikatürün ve mizahın ustalarının anısını burada yaşatacağız. Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Turhan Selçuk, Eflatun Nuri, Semih Balcıoğlu, Oğuz Aral ve daha niceleri burada, yanı başımızda olacak.

Çok sık kullanılan bir söz vardır; Söz uçar yazı kalır. Unutmayalım, sözden ve yazıdan önce çizgi vardı. Biz çizgimizi kaybetmedik. Çizgiyle konuşmaya ve çizgiyle yürümeye devam edeceğiz.

Önümüzdeki ay buluşmak üzere hoşça kalın.

20 Aralık 2011 Salı

AZİZ NESİN 96 YAŞINDA DA HÂLÂ ÜRETMEYE DEVAM EDİYOR!!!

Aklımızın ve mizahımızın büyük ustası Aziz Nesin ölümünden sonra da eserler vermeye devam ediyor... Bugün; 20 Aralık Aziz Nesin’in doğum günü. Büyük usta yaşasaydı bugün 96 yaşına basacaktı. 16 yıl önce aramızdan ayrılan Nesin’in kendi adını taşıyan vakfında tamamen yazara ait, yaşamı boyunca biriktirdiği, yazdıklarını kapsayan kişisel bir arşiv var. Bu arşivde bir milyon belge bulunuyor. Ümran Avcı'nın imzasıyla Habertürk gazetesinde yayınlanan haberde bu konudaki bilgiler dikkat çekiyor... 

Aziz Nesin’in arşivinde onlarca eser okurlarıyla buluşmayı bekliyor. Birkaç ay sonra yayımlanacak ilk proje ise Nesin’in çizgi romanları... Arşiv, Aziz Nesin’in günceleri, 1965 yılından itibaren yurtdışı gezilerinde tuttuğu defterler, buralardan getirdiği anı - belgeler, mektuplaşmaları, yayımlanmış kitaplarının taslakları ve ilk nüshalarından oluşuyor. Aynı arşivde henüz yayımlanmamış öykü, roman ve yazıları ile yazmayı düşündüğü eserlere dair notlar da var. Arşivde ayrıca kitap kapaklarının orijinalleri, hatta Nesin’in kapaklar için kendi yaptığı kolajlar bile mevcut. 65-70 yılı kapsayan bu koleksiyon, sadece yazarın biyografisine değil, bir döneme tanıklık edebilecek nitelikte. Toplumsal tarih araştırmacıları, basın, edebiyat, yayıncılık, siyaset ve kültür hakkındaki çalışmalar için de hazine değerinde bir kaynak. Ancak bu hazine henüz gözlerden uzak. Ölümünden sonra yazarın on kadar kitabı basıldı, sözünü ettiğimiz arşivde ise bundan çok daha fazlası okurlarıyla buluşmayı bekliyor.


BEŞ ÇİZGİ ROMAN

Bu özel arşiv üzerinde zaten iki yıldır çalışma yapılıyordu. Ancak şimdi arşivler için özel olarak iki kişi görevlendirildi. Yapılan özel çalışmalar sayesinde günışığına çıkan ilk kitap geçen ay basılan Nesin’in “Sanat Yazıları” oldu. Tiyatro, yazarlık, edebiyat, sinema, karikatür, şiir gibi başlıklardaki yazıları içeren bu derleme, Nesin’in hiç yayımlanmamış ya da dergilerde kalmış yazılarından bir araya getirildi. Üzerinde çalışılan ve birkaç ay sonra yayımlanacak bir diğer proje çizgi romanlar.


Aziz Nesin, 50’li yılların ortalarından 70’lerin ortasına dek - arada kesintiler, ayrılıp geri dönmeler olsa da, Yusuf Ziya Ortaç’ın çıkardığı Akbaba Dergisi’nde çalıştı. Çizgi romanlar da ilk olarak Akbaba’da yayımlandı. Dönemin önemli çizerleri tarafından resimlenmiş, 1954 - 1960 yılları arasında tefrika edilmiş beş çizgi öykü: “Baba Mirası”, “Deniz Aslanı”, “Bilmemne Adası”, “Berber Nonoş” ve “Bayan Aynur ile Bay Buyur”. Bu beş çizgi roman elli yıllık uykularından uyandırıldı, temizlendi ve basıma hazır hale getirildi.


FUTBOL YAZARI AZİZ NESİN

Bir diğer proje ise Aziz Nesin’in futbol ve güreş yazılarını basmak. Arşiv sorumlularından Esin Pervane şöyle konuştu: “Birçoklarına tuhaf gelebilir, Nesin 1963 - 64 yıllarında Akşam gazetesinde spor yazarlığı da yapmış. Futboldan hiç anlamamasına rağmen... Nesin’in eleştirel ve komik üslubuyla kaleme alınmış bu yazılara, futboldan başka her şeyden bahseden futbol yazıları denebilir.


Futbol yazılarının Akşam Gazetesi’ndeki başlığı “Futbolcuyuz Futbolcu”. Aynı zamanda ‘ne sağcıyız ne solcu, futbolcuyuz futbolcu’ sözünü dilimize kazandıranın da Aziz Nesin olduğunu belirtmekte fayda var. Gene 1960’larda gazeteci olarak gittiği Kırkpınar’da yazdığı güreş yazıları da sporun yanında sosyal ve siyasal gözlem, eleştiri ve göndermelerle dolu.” (Ümran Avcı-AHT)



SAVAŞ DİNÇEL GİDELİ 4 YIL GERİDE KALDI...

Savaş Dinçel hem usta bir tiyatro oyuncusu, hem de iyi bir karikatürcüydü... Tiyatroda, televizyonda, sinemada, arkasında hep iyi oyunculuk örnekleri bırakarak gitti... MSM'de pek çok öğrenci yetiştirdi... 20 Aralık 2007 tarihinde, 65 yaşında yitirdiğimiz ustayı özlemle, sevgiyle anıyoruz...


Savaş Dinçel, 1942 İstanbul doğumlu... Yukarda onun Müjdat Gezen'le birlikte hazırladığı, Müjdat Gezen'in yazıp, onun çizdiği "ÇİZGİLERLE NAZIM HİKMET" adlı kitabının kapağındaki çizimini görüyorsunuz... Müjdat Gezen ve Savaş Dinçel bu kitap nedeniyle 12 Eylül sonrasında yargılandılar ve içerde yattılar. Savaş Dinçel bir "hakiki" usta, o yıllarını tiyatroya verdi... İstanbul Şehir Tiyatrolarında profesyonel oldu. Konservatuarda okurken başladığı karikatürü de hep sürdürdü. Müjdat Gezen'le birlikte uzun yıllar çalıştı... GÜM ekibinde çizerlik yaptı... Oyun yazarlığı da yaptı...Oynadı, yönetti... Unutulmaz tiplemeler çizdi tiyatro sahnesinde...  1 Nisan 2007 tarihinde, yaş günü olan bir günde, 45 yıldır içinde olduğu Şehir Tiyatrolarından emekli olmuştu...Ama emekli olduktan sadece 8.5 ay sonra dünyaya veda etti... MSM'de uzun yıllar öğrenci yetiştiren Savaş Dinçel'i yetiştirdiği öğrenciler her yıl 1 Nisan'da doğum gününde sevgiyle anmaya devam ediyorlar... Aramızdan gideli 4 yıl geride kalan, sevgili Savaş Dinçel'i; "hakiki" bir adamı sevgiyle ve özlemle bir kez daha anıyoruz...




19 Aralık 2011 Pazartesi

MİZAHHABER ÖZEL HABER- Kadına şiddetin ve kadın cinayetlerinin son 7 yılda yüzde 1400 arttığı akla ziyan ülke Türkiye'de, bu durumu yeterli bulmayan iktidarın belediyeler aracılığıyla özel çöp kutuları hazırlattığı anlaşıldı!!!! Kadına şiddetin yoğun olduğu bölgelerin belediyeleri bundan böyle, semtlerindeki çeşitli yerlere; şiddet yapan erkeğin karısını anında atabileceği özel çöp kutuları yerleştirecek. Böylelikle şiddetini yapan erkek, karısını ya da kız arkadaşını artık rastgele sokağa değil bu çöp kutularına atacak.

"Şiddette bile çevreye duyarlı olabiliriz" sloganıyla hazırlanan kadın bırakma kutularının ihalesi önümüzdeki günlerde yapılacak. Öğrendiğimize göre Fransız firmaları bu ihaleye kesinlikle sokulmayacak. Bu konuda pilot belediye seçilen bir belediyenin hazırladığı ilk örnek çöp kutusunun, yukardaki fotoğrafta da gördüldüğü gibi biraz küçük olması nedeniyle uygulama şimdilik sağlıklı başlayamadı ama bundan sonra daha büyük çöp kutuları yapılacak, böylece sokakta şiddeti gelen erkek, şiddetini bitirdikten sonra kurbanı kadını bu çöp kutusuna bırakabilecek. Bununla da yetinmeyen ilgililer, önümüzdeki günlerde; kadınlara daha fazla nasıl şiddet yapılabilirin yanıtı almak için, şiddet düşkünü erkeklere yönelik cepten kısa mesaj hattı açılacağını bildirdiler.

17 Aralık 2011 Cumartesi

ERCAN AKYOL ÇİZİYOR

Ercan Akyol'un 17 Aralık Cumartesi günü Milliyet'te yayımlanan karikatürü...

16 Aralık 2011 Cuma

BAHADIR BARUTER'DEN BİR KOLAJ ÇALIŞMA: "ATA YOK, TAYYİP YALAN"
Farklı seslere tahammülü zerre kadar kalmayan bir ülkede Bahadır Baruter üretmeye devam ediyor... Bahadır Baruter, hakkında pek çok dava açılan, bu yıl Penguen dergisinde yayımlanan bir karikatürünün arka planında yer alan ibare nedeniyle 1 yıl hapsi istenen, karikatürcülüğün ötesinde ilginç çalışmalara imza atan farklı bir çizer. Baruter, yeni çalışmasında ünlü çizgi roman Batman'den esinlenerek Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Atatürk resminin önünde göründüğü fotoğrafın üzerinde oynadı. Atatürk'ü Batman'e benzeten Bahadır Baruter, Başbakan Erdoğan'ı da kötü karakteriyle ünlü Joker kılığına soktu. Halen Penguen mizah dergisinde çizmeye devam eden Bahadır Baruter, facebook sayfasında ve kişisel sitesinde yeni çalışmasını yayımladı. 

"ERDOĞAN ÖZAL'I ARATMIYOR!"

LEMAN Dergisi İmtiyaz Sahibi Tuncay Akgün, VATAN gazetesinde yayınlanan haberde; Turgut Özal’ın iktidara geldiği ilk yıllarda karikatürcülerle ’geçici balayı’ yaşadığını, ardından dava bombardımanına başladığını belirterek, "Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, rahmetli Özal’ı aratmıyor" dedi.

Akdeniz Üniversitesi’ndeki 'Kadına Şiddet' konulu karikatür etkinliği için Antalya’ya gelen Tuncay Akgün, siyasetçilerin mizaha bakışının aşağı yukarı belli olduğunu söyledi. Tuncay Akgün, "Bir taraftan bize inanılmaz malzeme veriyor, diğer taraftan da sağolsunlar bol bol dava açıyorlar. Şu anda bize karşı açılmış ne kadar dava var bilmiyorum. Ama totalde tarihe bakınca yüzlerce dava açıldığını biliyorum" dedi.


Bu davaların çoğuna muhatap olmuş birisi olduğunu aktaran Akgün, şöyle konuştu: "Geçmiş dönemdeki politikacılar da başbakanımız da açmıştır, ama biz onları eleştirilmeye alıştırıyoruz aynı zamanda. Mesela Başbakan Recep Tayyip Erdoğan iktidarının ilk dönemlerinde seri davalar açtı. Şimdi ise daha toleranslı olduğunu hissediyoruz. Siyasetçiler için dava açmak eksi puan. Dava açtklarında çok yıpranıyorlar. Hem dünya kamuoyunda, hem Türkiye’de yıpranıyorlar. Mesela Demirel’in bir lafı vardır; ’Bir kelebeğin üzerine tankla gidemezsiniz.’ Tank devleti simgeliyorsa, kelebek mizahtır. Demirel’in hakkını vermek lazım. Bütün politikacıların skalasında hemen hemen dava açmayan tek siyasetçidir. Oysa karikatürü en fazla çizilen politikacıdır. Ama Demirel dışında bizim gördüğümüz bütün iktidarlar bize dava açtı. Açtıkları davaları kazanma oranları yarı yarıya."


"ÖZAL’LA İYİ BAŞLANGIÇ YAPMIŞTIK"


Merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde iktidara geldiği ilk zamanlarda çok iyi başlangıç yaptıklarını, Özal’ın karikatürlerini alıp IMF heyetlerine gösterdiğini anlatan Akgün, şöyle konuştu: "Bizi ziyaret filan etti. Ama balayı çok kısa sürdü. Ardından çok seri davalar açmaya başladı. Ama Recep Tayyip Erdoğan, Özal’ı aratmıyor. Yasalar sürekli değişiyor. Eskiden hapis cezaları vardı. Biz de bunlara maruz kaldık. Hapiste yatan arkadaşlarımız oldu. Benim de öyle bir sorunum oldu. Şimdi cezalar paraya çevriliyor. Mizahla uğraşırken bir yandan da onlarla baş etmeye çalışıyoruz."


Akgün, bir gazetecinin "Karikatür çizerken dava açılır, tutuklanırım diye korkuyor musunuz?" sorusu üzerine şunları söyledi: "Bunlar mizahta olabilecek şeyler değil. Mizahçı olmak patavatsız olmak gibi birşeydir. Ağzımıza geleni söylemek durumunda kalırız. Biz o şekilde düşünürsek kalemi asmamız gerekir. Bizim mesleğimiz muhalif olmayı barındıran bir iş." (VATAN)
APTÜLİKA'NIN ÇİZGİSİYLE BİR ÇİZGİ-ROMAN: "BAŞKOMSER NEVZAT: DAVULCU DAVUT'U KİM ÖLDÜRDÜ?"

Ahmet Ümit'in yazdığı "Başkomser Nevzat: Davulcu Davut'u  Kim Öldürdü?" adlı roman, Aptülika (Apdülkadir Elçioğlu) arkadaşımızın çizgileriyle çizgi roman haline geldi ve Everest Yayınlarından yayınlandı... Tanıtım bülteninden çok kısa bir tanıtım: "Her katilin bir hikayesi vardır. O hikaye ki size insanı anlatır."

15 Aralık 2011 Perşembe

"MOLLAMI EVE YOLLAAAA!"

Akturka Şeriat'ın kollarına kendini bırakan akla ziyanların ülkesinde her an yeni bir Akturka vaziyet yaşanmasa şaşarız zaten! Şimdi de Doğu ve Güneydoğu'da halk arasında "Mele" diye adlandırılan, aslında rahatlıkla; "Molla" da denebilecek, üfürükçülükten göbeğe yazı yazmaya kadar, dini her türlü vaziyeti yerine getiren zat-ı dinbazlar sınavdan geçirilerek Diyanet İşleri kadrosuna alınacaklarmış...Yakışır... Diyanet İşlerinin, eğitim dahil her türlü dünyevi işin önüne geçtiği bir Akturka şeriatı yaşayan bir düzende "Mele"lerin yani "Mollalar"ın daha fazla koyunun başına geçmesinde elbette yarar vardır!!!! Bir toplum ne kadar "KOYUN" olursa, o kadar "MELER", o topluma da o kadar "MELE" yani "MOLLA" yakışır!.. O halde cep telefonu manyağı toplumun faturayı artırmak için ne yapacağını şaşırmış 3 cepçi şirketi bir an önce yeni bir servis açsın, adını; "MOLLAMI EVE YOLLA" koysunlar!  "Mollamı eve yolla" yaz bilmem kaça yolla, sonra da gö..... yanlış anlamayın canım göbeğini kollaaaaa!!!!!!!!!!!

14 Aralık 2011 Çarşamba

OKURCALAR’DA CİHAN DEMİRCİ İLE KARİKATÜR VE MİZAH DOLU GÜNLER…


Alanya merkezine yarım saat mesafedeki Okurcular beldesinde bulunan Okurcalar Berat-Hayriye Cömertoğlu Çok Programlı Lisesi 2011-2012 eğitim yılında her ay bir yazarı konuk ediyor. Aralık ayının konuğu ünlü karikatürcü ve mizah yazarı Cihan Demirci idi. Cihan Demirci 7-8-9 Aralık tarihlerinde lisede öğrencilerle karikatür atölyesi, mizah ve karikatür tarihi üzerine söyleşi ve imza günleri gerçekleştirdi.


Okurcalar Berat-Hayriye Cömertoğlu Çok Programlı Lisesinin "Bir Konuğumuz Var" adlı, her ay gerçekleşen kültürel-sanatsal etkinliklerinin Aralık ayındaki etkinliğine; mizahımıza 33 yıldır hem yazar, hem de çizer olarak emek veren, mizah ve karikatür tarihimiz üzerine uzun yıllardır araştırmaları bulunan, bugüne kadar 39 kitabı yayınlanan mizah ustası Cihan Demirci konuk oldu. Okula bu eğitim yılında gelen İngilizce öğretmeni Seviye Merih'in öncülüğünde, okul müdürü Ruhi Sarıkaya ve müdür yardımcısı M.Akif Yüzer'in destekleriyle gerçekleşen etkinlikte, 7-8-9 Aralık tarihlerinde Cihan Demirci, okulda öğrencilerle bir karikatür atölyesi gerçekleştirdi.

Bu atölye çalışmasının sonrasında, Cihan Demirci 9 Aralık Cuma günü, Park Conti Otelin büyük salonunda öğrencilerin ve okul öğretmenlerinin izleyici olarak katılımıyla "Dünden Bugüne mizahımız-karikatürümüz ve mizah dergiciliğimiz"başlıklı 2 saati bulan görsel sunumlu bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşi öncesinde Alanya'ya yabancı olmadığını söyleyen Cihan Demirci, Alanya'ya ilk kez 1977'de tatil amaçlı geldiğini, Alanya'da daha önce 8 yıl boyunca düzenlenen Uluslararası Akdeniz Karikatür Yarışmasında jüri üyeliği için yıllarca geldiğini, en güzel karikatür sergilerinden birini Alanya Belediyesinin Kültür Merkezinde açtığını anlattı. Sonrasında aynı salonda başta son karikatür albümü "Gereksiz Taramalardan Kaçınamadım" olmak üzere diğer kitaplarını imzaladı. Öğrencilerin ve öğretmenlerin yoğun ilgi gösterdiği imza gününe getirilen kitaplar kısa sürede tükendi.

Cihan Demirci, 10 Aralık Cumartesi günü de Eğitim-Sen Alanya Şubesinde 14.30-16.30 arasında öğretmenlere yönelik "Cihan Demirci ile Söz Söze" başlıklı bir mizah söyleşisi gerçekleştirdi.



9 Aralık Cuma günü Park Conti Otelinin salonunda gerçekleşen Cihan Demirci söyleşisi ve imza gününden enstantaneler...

13 Aralık 2011 Salı

İNSAN HAKLARI-KADIN HAKLARI KARİKATÜR SERGİSİ ANKARA’DA AÇILDI

Türkiye Barolar Birliği ve ND Karikatür Vakfı ortaklığıyla gerçekleştirilen geleneksel İnsan Hakları karikatür sergisinin altıncısı Ankara’da açıldı. Bu sene konusu “Kadın Hakları” olarak belirlenen sergi Barolar Birliğinin Ankara Balgat’ta ki binasında yoğun bir ilgiyle karşılandı. Sergi açılışını ND Karikatür Vakfı Başkanı Nezih Danyal, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. V.Ahsen Coşar ve Türkiye Barolar Birliği İnsan Hakları Başkanı Av. Serhan Özek gerçekleştirdi.



Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av.V.Ahsen Coşar açılış konuşmasında şunları söyledi:  "Değerli Sanatçı Dostlar, Sevgili Meslektaşlarım, Sayın Konuklar, sizlerle paylaşmak istediğim iki güzel ve özlü söz var. Bunlardan birincisi Erich Fromm’a ait. Şöyle diyor Fromm: “Yaratamayan insan yıkar.” Hayatın her alanında yaratamayanların yıktıklarına hepimiz hemen her gün tanık oluyoruz. Sanatçılar ise yıkmazlar, çünkü yaratırlar. Arkalarında eser ve eserler bırakırlar. İkinci söz Von Der Roche’ye ait. Kendisi mimar. Mezartaşında “Less is more” diye yazar. Bu deyim “Azla çok şey” veya “Az daha çoktur” anlamına geliyor. Aslında azla çok şey ifade etmek avukatlık mesleği yönünden de önemlidir. Usta avukatlar azla çok şey ifade ederler. Karikatür sanatçıları da böyledir. Birkaç sözcük ve birkaç çizgi ile, yani azla çok şey ifade ederler. Ben bu her iki güzel deyimi Türkiye Barolar Birliği adına, izninizle sizlerin adına değerli karikatür sanatçısı dostlarımıza hediye ediyorum. İyiki varlar. Bizi hem düşündürüyor, hem de güldürüyorlar. Teşekkür ediyor, hepinize saygılar sunuyorum."


Sergi açılışında sergi katılımcıları karikatüristler Eray Özbek, Nezih Danyal, Recep Bayramoğlu, Semih Poroy, İzel Rozental, Muhammet Şengöz, Mert Gürkan, Emre Yılmaz ve Erdem Çolak hazır bulundu. Ayrıca Atila Özer’in eşi Vicdan Özer ve Ankaralı karikatürist Sait Munzur sergi açılışında yer aldı. Ankara Barolar Birliğinde açılan sergi 10 Ocak 2012 tarihine kadar devam edecek. Sergi daha sonra Türkiye’nin çeşitli kentlerinde sergilenecek.

12 Aralık 2011 Pazartesi

17. NEHAR TÜBLEK KARİKATÜR YARIŞMASINDA KONU: “SERBEST”

6 Mart 1995 tarihinde vefat eden, ömrünü karikatüre adamış değerli sanatçılarımızdan Nehar Tüblek adına Beşiktaş Belediyesi ile Karikatürcüler Derneği tarafından düzenlenen karikatür yarışmasının bu yıl on yedincisi yapılıyor. Hem değerli karikatürcü Nehar Tüblek'i anmak hem de karikatür sanatının yaygınlaşmasını sağlamak için sizleri bu yarışmaya katılmaya çağırıyoruz.

Yarışma Konusu: “Serbest”


Ödüller: Birincilik Ödülü: 3.000 TL, İkincilik Ödülü : 2.500 TL, Üçüncülük Ödülü : 1.800 TL, 3 Adet Mansiyon: Her biri 1.000 TL, Beşiktaş Belediyesi Onur Ödülü : 1.500 TL


Özel Ödüller: Beşiktaş Jimnastik Kulübü Özel Ödülü, Karikatürcüler Derneği Özel Ödülü, Kabataş Lisesi Eğitim Vakfı Özel Ödülü, Gazeteciler Cemiyeti Özel Ödülü, Dünya Yayıncılık Özel Ödülü, Nehar Tüblek Ailesi Adına Özel Ödül, Genç Çizerleri Teşvik ödülleri.

(Özel ödüller; onur plaketi olarak verilecektir)

Seçici Kurul: İsmail Ünal (Beşiktaş Belediye Başkanı), Kemal Çiloğlu (Beşiktaş Belediye Başkan Vekili), Tonguç Yaşar (Karikatürcü), Erdoğan Bozok (Karikatürcü), Mahmut Akgün (Karikatürcü), Aziz Yavuzdoğan (Karikatürcü), Ahmet Öztürklevent (Karikatürcü) , Raşit Yakalı (Karikatürcü)

Son katılım : 10 Şubat 2012

Yazışma Adresi : Şerife AYVERE ÖZMÜŞ Beşiktaş Belediyesi Kültür ve sosyal İşler Müdürlüğü Nisbetiye Mah. Aytar Cad. Başlık Sok. No:1 Etiler/İstanbul

6 Aralık 2011 Salı

"Yeni bir dünya bulundu" deniyor ama gerçeği MİZAHHABER adına Cihan Demirci açıklıyor:

"ÖTEKİ" DÜNYA BULUNDU!

Bilimadamları, yeni bir dünya bulmuşlar... Öyle diyorlar... Yeni gezegenin yüzeyinde sıcaklık yaklaşık olarak 22 dereceymiş, yani gayet iyi... Ne sıcak, ne soğuk... Bir de Balkanlar üzerinden yüksek ve alçak basıncı varsa tamamdır bu gezegen! Üstelik Güneş'e ikizi kadar benziyormuş...Belki de dünyanın "Ruh ikizi"dir!!! Ayrıca su ve toprağa sahip olduğu da sanılıyormuş... Bunun üzerine; "Suyun içinde buz da var mı?" diye soracak arkadaşı anında Dünya Rakı Haftasına yolluyoruz!!!!


Yeni gezegenin NASA'nın ''gezegen avcısı'' teleskopu Kepler tarafından bugün yaşanabilir bölgenin ortalarında bulunduğu, bunun da yaşam koşullarının uygunluğuna işaret ettiği belirtiliyor... Uygun koşullarda uzun vade bile yapabilecek yeni bir dünya ile mi karşı karşıyayız acaba?.. Astronomlar sözü edilen bölgede daha önce iki kez gezegen bulduklarını açıklamışlar ancak yaşam için umut vadetmeyen gezegenlerden birinin konumunun çok tartışmalı olduğu, diğerinin de sıcak sınırda olduğu belirtilmişti. Oysa yeni bulunan bu gezegende insanın yaşayabileceği şartlar var gibi gözüküyor. Tabii bunu bulan teleskobun ABD malı olduğunu da unutmayalım. Adamların bir ara Uzaya bile ayak basmadığını, bunun bile yalan olduğunu tartışıyorduk, çabuk unuttuk...Öyle değil mi Neil Armstrong abi?..

Amerikan Havacılık ve Uzay Dairesince bulunan ve Güneş Sistemi'nin dışında birçok bakımdan Dünya'ya şaşırtıcı biçimde benzeyen yeni gezegenin Dünya'ya 600 ışık yılı (bir ışık yılı yaklaşık olarak 10 trilyon kilometre) uzaklıkta olduğu bildirilmiş... Dünyaya 600 ışık yılı uzakmış, peeeh! Dünyada geleceğe dair bir ışık mı kaldı ki, 600 olsa ne yazar?..

NASA, gezegene Kepler-22b adının verildiğini, yapısını öğrenmek için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulan gezegenin, güneşinin etrafında 290 günde dönüşünü tamamladığı belirtildi. Yani; 365 yerine 290 gün bu yeni dünyada bir yıl... Eskisinden 75 gün eksik çıktı!.. Hayat daha hızlı akacak demek ki... Orada her yıl 2.5 ay eksik demektir...Yani bu yeni gezegende bir yıl 9.5 ay sürecek!

 

Üstelik insanoğlunun fena halde içine ettiği şimdiki dünya'dan 2,4 kat daha büyükmüş bu gezegen... Oh oh bu da iyi!.. Yani tam insanoğluna, daha doğrusu tam TOKİ'ye göre, dik dikebildiğin kadar birbirinden çirkin, hapishane mimarisindeki binaları!!!!   

 

Sonuçta; Kepler-22b'nin Dünya'ya benzeyen ilk gezegen olduğu söyleniyor... Eğer gerçekten böyleyken böyleyse; bizce NASA, gerçeği gene saklıyor!.. Bulunan büyük olasılıkla dinlerin "Öteki Dünya" dediği diğer dünya!..

O yüzden yeni bulunan dünyayı kısa sürede teleskop gözünden uzak ederler!.. Dinlerin "Öteki dünya" vaadiyle uyuttuğu insanoğlu, yeni bulunan dünyanın aslında "Öteki Dünya" olduğunu bir anlarsa, demeyin o zaman insanlığın keyfine!!!

Ama biz MİZAHHABER olarak bu yeni dünyanın "Öteki Dünya" olduğunun her daim gizleneceğine, hatta uygun bir karadelik içinde bu yeni dünyanın yok edileceğine inanıyoruz... Tüm bunlar yok etmezse; ülkemizdeki yargının eline verin bu yeni dünyayı, bakın nasıl yok ediyor!!!

"Öteki dünya" masalının sürmesi için dünya üzerindeki dini tarikatların, Nasa'yla bu konuda MASAYA oturması da an meselesidir, bizden söylemesi!!!!!

CİHAN DEMİRCİ

CANOL KOCAGÖZ'E GEÇMİŞ OLSUN!

Karikatürcü arkadaşımız Canol Kocagöz, 5 Aralık Pazartesi günü Kartal Koşuyolu Hastanesinde başarılı bir açık kalp ameliyatı geçirmiştir. Kendisine geçmiş olsun diyor, sağlıklı günler diliyoruz...


CİHAN DEMİRCİ, ALANYA OKURCALAR'DA; BERAT-HAYRİYE CÖMERTOĞLU ÇOK PROGRAMLI LİSESİNDE...
Cihan Demirci; 7-8-9 Aralık tarihlerinde Alanya'nın Okurcalar beldesinde bulunan Berat-Hayriye Cömertoğlu Çok Programlı Lisesi'nin konuğu olacak. Cihan Demirci 7 Aralık günü "Dünden Bugüne Mizahımız ve Mizah Dergiciliğimiz"i anlatan görsel bir söyleşi gerçekleştirip, 3 gün boyunca okulda Karikatür Atölyesi düzenleyecek ve öğrencilere başta son karikatür albümü olmak üzere, kitaplarını imzalayacak... (Okurcalar beldesi, Alanya merkezinde 25 dakikalık bir mesafede bulunuyor.)

5 Aralık 2011 Pazartesi

SEFER SELVİ ÇİZİYOR
Sefer Selvi'nin 5 Aralık 2011 Pazartesi günü Evrensel gazetesinde yayımlanan karikatürü...

KARİKATÜRCÜLER DERNEĞİ 38. GENEL KURULU YAPILDI

Karikatürcüler Derneği'nin 38. Olağan Genel Kurulu 3 Aralık 2011 Cumartesi günü Cağaloğlu'ndaki TGC Burhan Felek Konferans Salonu’nda seçimli olarak yapıldı. Seçim sonucunda 2011 yılı yönetiminden tek değişiklik olarak; İbrahim Tapa'nın yerine Mahmut Akgün yönetime seçildi.

37. Dönem Yönetim Kurulu Başkanı Metin Peker'in konuşmasıyla açılan Genel Kurul'da divan başkanlığını bu yıl Akdağ Saydut üstlendi. Yapılan konuşmaların ardından gündem gereğince seçimlere geçildi.

Genel Kurul'a bu yıl 178 üye katılırken, 170 üye oy kullandı. 13 oyun geçersiz sayıldığı seçimde 157 oy geçerli sayıldı.

Gizli oylama, açık sayım sonucunda Yönetim Kurulu Asil Üyeliklerine Metin Peker 154 oy, Mahmut Akgün 132 oy, Kadir Doğruer 123 oy, Cem Koç 123 oy, Aziz Yavuzdoğan 121 oy alarak seçildiler. Yönetim kurulunda geçen yıla göre tek değişiklik olarak; İbrahim Tapa'nın yerine Mahmut Akgün'ün yönetime girdi.


Denetim Kurulu Asil Üyeliklerine Ahmet Erkanlı 131 oy, Refik Tiniş 127 oy, Behzat Taş 127 oy alarak seçildiler.

Seçimden sonra genel kurula katılan üyeler Karikatürcüler Derneği'nin her yıl gerçekleşen geleneği gereğince akşam yemeğinde birlikte oldular. (Haber kaynağı: Karikatürcüler Derneği)